belki ilginizi çeker
  1. · hastane korkusu
  2. · zeki alasya metin akpınar
  3. · afkurmak
  4. · sonu hane ile biten kelimeler
  5. · spanch
  6. · hane
  7. · ilk maaş
  8. · psikiyatr
  9. · kadınlar tuvaleti
  10. · superman returns
gündem
  1. · ugg
  2. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  3. · beşiktaş
  4. · prison brake
  5. · günün tek kelimelik özeti
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  8. · bazen susmak en iyi cevaptır
  9. · trt fm

hastane  

 sayfa  / 2
  1. (bkz. 444 0 911)
    (stocky2001, 18.07.2004 16:48)
  2. hastahane kelimesinin evrim geçirmiş hali. sağlık kurumu, hasta tedavi edilen kompleks. uyuz mekan.
    (spyder, 18.07.2004 16:56)
  3. pek sevimsiz mekan.
    (dydm, 18.07.2004 19:25)
  4. zeki alasya ve metin akpınar'ın başrollerini paylaştığı bir hastanede gelişen olayları anlatan atv'nin kadim komedi dizisi.
    (bkz: çankayanın gülü muhteşem sülü)
    (gertaugh, 01.05.2005 21:43)
  5. kokusu baya dikkat çekici olan yer.ayrıca heryer beyazdır genelde.
    (scarlet, 01.05.2005 21:48 ~ 21:49)
  6. özellikle psikiyatri servislerinin insanı oldukça rahatsız ettiği kurumlardır.psikiyatriste giden herkes aklını kaçırmış demek değildir tabii ki de,ancak orada aklını kaçırmış,amiyane tabirle delirmiş tipleri görerek üzülmek pek muhtemeldir.
    (take me back, 01.05.2005 21:57)
  7. (speedlight34, 23.12.2005 01:19)
  8. (speedlight34, 20.01.2006 01:37)
  9. hastanelerden neftet eder çoğu kimse

    bugün hacettepe üniversitesi beytepe kampüsünden, kızılay tarafına ardından merkez kampüse (ve doğal olarak hastaneye) giden otobüse binmiştim. final için sabahladığımdan olsa gerek uyuya kalmışım ve uyandığımda onkoloji bölümünün önündeydim. karşımda bir sürü insan ve çoğu artık insani işlevlerini yitirmiş bir şekilde umut bekliyordu. bu insanların da çoğunun birer birer solacağını bilmek, oradan kaçma isteği uyandırdı bende, derken hızla yürümeye devam ettim, karşıma çocuk hastanesi çıktı. kimi çocukların vücutlarında eksiklik vardı, kimi ağlıyordu, kiminin eline bir balon tutuşturulmuştu sakinleşsin diye. oradan da koşar adımlarla uzaklaştım.

    hastaneler, hastalıkları topluca yüzümüze vuran bir yerdir. belki de sağlıklı olduğumuz için kendimizden utanırız.dünyadaki en acı eşitsizlikle yüzleşiriz. belki de hastane diye nefret ettiğimiz şey dünyanın kendisidir. hastane bu nefretimize açılan bir kapıdır.
    (cyd, 01.06.2006 02:07)
  10. yaşamış insanların anlattığına göre, devlete ait olanlarının acil servislerine, acil muayene ihtiyacı duyduğunuz zaman kendi ayaklarınızla gittiğinizde kovulursunuz. çünkü devlet hastanesi çalışanlarının büyük bir çoğunluğu için acil hasta demek acı çeken ve acilen tedavi olması gereken hasta demek değildir, ölmek üzere olan hasta demektir. sedye ile veya birisinin kucağında gelmeyen acil hasta onlar için bırakın acil hasta olmayı, insan bile değildir. "peki beni tedavi etmiyorsanız ben ne yapacağım" sorusunu sorma gücüne sahip bir insan acil hasta olamaz zaten. haliyle bu soruya verilecek cevap ta "bana ne, ne yaparsan yap" olacaktır.
    cumartesi veya pazar günü insan acı çekemez, devlet hastanesine gidip te acılarına son verme ihtiyacı hissedemez. çünkü devlet hastaneleri 365 gün 24 saat açık ve insana hizmet vermek için kurulmuş çok önemli kurumlar değildir. her türkiye cumhuriyeti vatandaşı, devletinin kendisine sunduğu sosyal güvence kapsamında sağlık karnesini eline aldığı gibi, acılar içinde uyandığı bir pazar sabahı kendisine en yakın devlet hastanesinin yolunu tutamaz. eğer bunu yaparsa birtakım içler acısı durumla karşı karşıya gelebilir.
    çünkü devlet, 7 günlük bir haftanın içerisinde her bir vatandaşının hasta olma olasılığının en düşük olduğu günleri cumartesi ve pazar olarak hesaplamıştır ve bu günlerde de sadece acil servislerin hasta bakmasını uygun görmüştür. haliyle bu günlerde hastanede çalışan hekimlerin sayısı da azalmıştır. bu nedenle bu günlerde çalışan hekimler, nefes almadan görev yapmaktadırlar. görevini yaptığına inanan uzman hekim, görevini yapmanın hissettirdiği özgüven ve huzurla, ayakta gelen ve konuşarak acil hasta olduğunu iddia eden bir insanın şikayetlerinin bir kısmını dinlemeye vakit bulmuş, "madem birkaç gündür şikayetin vardı neden dün gelmedin" diye azarlamış, "bugün dayanılmaz oldu" cevabını aldıktan sonra, içinden kıçıyla gülerek ve dışından bağırarak onu kovma hakkını da kendinde bulmuştur. işte bu da hastanelerde başımıza gelebilecek olaylardan biridir.
    sonuç olarak acil hasta ölmemiştir, zaten hastaneye gitmese de ölmeyecektir fakat acılarını dindirememiş, onun yerine acısına acı katmış bir şekilde evine geri dönmek üzereyken ağladığını gören danışma memurundan acısını dindirmekle ilgili birtakım kocakarı yöntemleri ile ilgili bilgilendirilmiştir. eğer biraz aklı başında bir insansa bu yöntemleri uygulamamış ve tıpla ilgisi olan tanıdık, eş, dost veya akraba varsa aramış durumunu telefonda anlatmış ve bu sefer bir tanıdığın yardımıyla o tanıdık, eş, dost veya akrabanın çalıştığı hastaneye götürülmüştür. tanıdık, eş, dost veya akrabanın müdahalesiyle bu insanın hastalığına erken tanı konmuş ve bir felaketin önüne geçilmiştir. bu insan cumartesi ve pazar günleri, bilinci yerindeyken, devlet hastanesinin acil servis bölümüne gitmeme bilincini kazanmıştır. evde kalsındır, evdekilerle uğraşsındır, acı çeksindir, gerekirse o iki gün içinde ölsündür fakat asla tanımadığı insanların çalıştığı bir devlet hastanesine gitmesindir.
    bir de mesela artık devlet hastanelerde doğan bebeklere, türkiyedeki devlet hastanelerinin durumunun düzeldiği, son teknoloji aletlerin kullanıldığı, hastalara yapılan muamelenin fevkalade insancıl olduğu falan söylenmekteymiş.

    (bkz: hayata dair iç burkan detaylar)
    (bkz: bu hastanede muayene var mı)
    (lulu, 12.08.2006 21:34)
  11. bir vakitler atv'de gösterilmiş zeki alasya ve metin akpınar'ın başrollerini oynadığı harika bir komedi dizisidir. ne güzel diziydi o be. sosyal demokrat başhekim*, liboş ve zampara hastabakıcı* ve diğerleri...
    (azwepsa, 22.12.2006 21:59)
  12. günümüzde kerhanevi özellikler de arz etmeye başladığını düşündüğüm kurumlardır.

    çevremde ne kadar doktor varsa* hepisinin hastaneyle ilgili anlattığı 5 olaydan 4'ü seks üzerinedir. ya memleketimin doktorları çok palavracı ya da memleketimin kadınları doktor görünce dayanamıyor.
    (kör kuyu, 17.01.2007 15:36)
  13. negatif düşüncenin çıktısı, modern hayatın getirisi isim. atalarımız ne güzel isim vemiş bizim hastane diye adlandırdığımız yerlere; darüşşifa.
    (babil, 08.02.2007 23:12 ~ 23:12)
  14. çocukların en korktuğu mekanlardan biri.
    (the killer, 11.03.2007 10:07)
  15. ankara'da metronun duraklarından biri. demetevler'den sonra gelir.
    (stockton to malone, 04.07.2007 01:47)
  16. ankara'da metronun duraklarından biri. macunköy'den sonra gelir.
    batıkentten kızılaya giderken durum böyledir...
    (steinmetz, 04.07.2007 01:52 ~ 01:56)
  17. ankara'da metronun duraklarından biri. demetevlerden sonra gelir.
    kızılay'dan batıkent'e giderken böyledir...
    (iykkk, 05.07.2007 00:16)
  18. ister lüks olsun ister döküntü, sevimsizdir. ne o öyle iğneler, ilaçlar falan.
    (closer, 20.04.2008 12:14)
  19. türkiye'deki işleyişini iki kısımda inceleyebiliriz:

    1. özel hastane:
    bir şikayetle gidersiniz. doktor size aklına gelen olası teşhisler arasından en pahalısını söyler. şanslıysanız teşhis doğrudur ve tedavi olursunuz. yok eğer tutmazsa bir daha gidersiniz başka bir teşhis konur ve böyle devam eder.

    2. devlet hastanesi, ssk v.s.:
    bir şikayetle gidersiniz. şanslıysanız doktor size aklına gelen olası teşhisler arasında en az uğraştırıcı olanı söyler, daha da şanslıysanız teşhis doğrudur ve tedavi olursunuz. eğer tutmazsa ya da başta şanslı değil idiyseniz doktor size bir şeyiniz olmadığını söyler ve eve gönderir.

    görüldüğü üzere birinci örnekteki hastane politikası karşısında "gözünüzü toprak doyursun" diyebilirken, ikincide söyleyecek bir şey bulmak pek mümkün değildir.
    (tori, 18.05.2008 22:20)
  20. şu anda alı konduğum sağlık teşkilatı. en güzel tarafı cerrahpaşa tıp fakültesinin interneti.
    tabi asistan doktorları göz ardı edemiycem. mütemadiyen hemşirelere kanımı aldırım sürekli inceliyorlar.
    onlar öğrenicek diye ben tam taramadan geçtim güzelmiş bu.
    ama işin en acı tarafı iki koluma ayrı ayrı takılan iğneler. insanın yanlızlığını anladığı zaman herhalde en gerçek budur diye düşünmeden alamadım kendimi.
    (gıyabında, 16.09.2008 09:18)
  21. insanların basit diye nitelemelere gark olmuş bir ameliyat için bile ameliyathanenin izbe soğuk bekleme alanına, incecik ameliyat kıyafetleri giydirilip 7 saat boyunca tıkılıp, doktorun keyfiliğine mahkum edildikleri yerliğini de içine sindirip, olağanlığına mahkum etmiş olan yerdir insanların beyninde.
    o doktor, o hastane o insanlık(!)...
    hastanın uyuşmadığının farkındalığına rağmen neşterini hastaya saplamaktan çekinmeyen kasaplık..
    gözümde koca bir yaş, gögsümde yaşıma inat krizlik - sıkıştırıcı bir acı, ağrı...
    ve neye daha fazla üzülüp kızacağınızı bilememek; bu durumu koyunları aratır şekilde kabullenmişlik mi...
    hayat ne zaman bir şeyleri kazanıma diyet olarak vicdanı insanlığı elimizden alır olmuş.kaçtı bunun miladı...
    insanlık yenikleri oynuyor.
    kocaman bir çığlığım vardı ve orda bıraktım.acaba hala oralarda çınlıyor mudur?!
    tas hala kendi halinden memnunmuş.parlatılıp, cilalanıyormuş.
    (biyolojiksaat, 19.10.2008 11:24 ~ 11:27)
  22. (heidi, 28.10.2008 23:33)
  23. (zeus, 28.10.2008 23:39)
  24. sürünme eğitimi almak için ideal olan devlet kurumu.
    (avluda oturan sizofren, 23.08.2009 23:08)
  25. bu aralar sıkça görüşüyoruz kendisiyle. ısrarla gelmemi istiyor bakalım sonumuz ne olacak..
    (allnightmarelong, 23.08.2009 23:10)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil