iki tarafından da verici olarak sevemediği aşk türüdür. bir şeyler eksiktir. ya bir tarafın duygusudur bu eksik ya küçük bir heyecandır, ya alt kattaki komşu kızıdır. aşık olmadan önce hastalıklı aşk yaşamamak için lise yıllarında aşk aşısı yaptırmak gereklidir.
birbirine uygun olmayan iki insanın, hergün kavga ettikleri halde ya birlikteliklerinin çok uzun sürmesi nedeniyle ayrılırsam şimdi naaparım boşluğa düşerim diye düşündüklerinden ya da birlikteliklerinin tek nedeni gerçekten birbirlerini seviyor olmaları olduğundan yaşadıkları duygudur.. bir çeşidi daha mevcuttur kanımca o da şudur; karşındaki seni sevmediği ve terk etmek istediği hatta her fırsatta çok kötü davranıp aşağıladığı halde körü körüne bağlanma bu kız/çocuk bana bok gibi davranıyo yaa diyememe çünkü farkında olmama ve ilişkiyi devam ettirmeyi istemedir..
karşılıksız aşk..
aşkı hiç yaşamadan beraber ölme isteğidir...
iki tarafında acı çektiği aşktır. aslında bilirsin bu şekilde yürümeyeceğini. değişsin istersin, eski güzel günlere dönsün.. istediklerin olmaz ama öyle bir aşktır ki bu, ayrılamazsın da.. böyle sürünür gidersin.
(esdora, 02.04.2005 19:39 ~ 18.05.2005 08:35)
dengesiz insanların yaşadığı aşktır. ilişkinin dengesizliği de denebilir. bu tip ilişkiler çoğu zaman bir arkadaşlıkla başlamaz, etkilenmeyle hatta tutkuyla başlar. başlangıç safhasında ortaya çıkan en ufak bir ortak nokta kişilere "aman tanrım hayatımın erkeği/kadını" tadında hisler yaşatır. gerçeğin ise bu kanıyla alakası bile yoktur. aslında karakterler, birbirlerinin yaşamını zehir edecek kadar farklıdır. ancak ilişkinin verdiği heyecanla bunlar hiç göze batmaz, sabaha kadar abuk gubik konulardan konuşulur ve bu konular sayesinde insanlar birbirleri için yaratıldıklarını düşünürler. bir süre mutlu bir aşk yaşanır. bu süre çok uzun da olabilir. insanlar birbirlerine iyice alışırlar, artık hayatlarının merkezi haline gelmiştir bu sevgililik durumu. ancak belirli bir safhadan sonra tam da insan deliler gibi mutlu olduğunu düşünürken, birden öyle olmadığını farkeder. çünkü yaşanılan ilişki için anormal derecede çaba sarfetmektedir. karşısındaki kişinin karakteri bambaşkadır ve o da ona ayak uydurmak, huzursuzluk çıkarmamak, karakterleri birebir uygunmuş gibi göstermek için kıçını yırtmıştır uzun bir süredir. deli gibi fedakarlık yapmıştır ama karşıdaki bunun farkında bile değildir. işte burada patlar bu ilişki. çünkü kişi birden, o kadar süre boyunca aslında derinlerde hep bir huzursuzluk hissettiğini ve o huzursuzluğu engellemek için de sürekli alttan alıp, kendini kandırdığını görmeye başlar. bundan sonra kurtuluş yoktur. karşıdaki arızanın tekidir ve ne istediğini bilmemektedir. zaten problemlerin çoğu da bu nedenle ortaya çıkmaktadır. aslında tarafların ikisinde de hafiften balataları sıyırma durumu mevcuttur. bir taraf diğerinin ağzına s.çtıkça, diğeri ona daha da ilgi duymaya başlar. bu bir hastalık boyutuna ulaşabilir ve kişinin artık düşünmeden, şartlanmışcasına bu yönde davranmasına sebebiyet verir. böyle bir döngüye giren kişiyi, yakınları uyarmalıdır, zira kişinin hayatı tahmin edilemeyecek boyutta boka dönebilir. bu tip aşkların bir geleceği yoktur. olsa olsa acı ve huzursuzluk verir, hayatı zehir eder kişiye. böyle rahatsız ilişkiler yaşamamak için de, ilk önce karşıdakini adam gibi tanımak, arkadaş olarak da anlaşmayı bilmek gerekir. çünkü aradaki aşk, eninde sonunda bitecektir ve sevgi, bu derece aykırı uçları sonsuza kadar bir arada tutacak güce sahip değildir.
hem çok iyi anlaşmak hem de sürekli kavga etmek, ama anlaşınca çok mutlu olmak anlaşamayınca çok mutsuz olmak, yani arasının olmadığı durum.ayrıyken yapamayan sevgilileri bir arada tutan şey.tedavisi yok, kökten kesilmesi lazım.
rafet el romanın bir şarkısında geçen
"seni seviyorum nefret ediyorum." tarzı gibi bi çelişkinin yaşandığı aşk olsa gerek.
10 dakika önce düşman gibi birbirine girip sonrasında sarılıp öpüşmekte olabilir.
kavga, hakaret, şiddet vs. yüzünden taraflardan biri ayrılmak istiyorken diğerinin "ama ben ayrılmak istemiyorum, sensiz olamam, seni seviyorum" vs. söylemleriyle ilişkiyi kurtarma çabasının nedeni. ayrılmak isteyen taraf ne yaparsa yapsın kurtulamamaktadır çünkü diğeri tam bir baş belasıdır, her aldığı hayır cevabına inat ısrarlarına ve tehditlerine devam etmektedir. aşk onun için bir mutluluk kaynağından öte saplantıya dönüşmüştür ve kendisiyle beraber diğer tarafı da dibe çekmektedir.
asla bitmeyen ama asla süremeyecek aşk bir nevi ne seninle ne sensiz durumu ama ortası yoktur ya mutluluktan insan göklere çıkar ya yerin metrelerce altında boğulur
geçmiş olacak olan aşktır.
ateşi yükseltir,kabuslarla hayalleri birbirine karıştırır,sayıklatır,en dokunulmaz yerlerde hissetirir sızılarını.hastalıklı aşklarda kişilerin birbirleriyle uyumları söz konusu değildir, bu tür aşkın özünü iki kişinin hastalığının birbirine "uyumu" , birbiri için yaratılmış iki parça gibi uyuşması oluşturur.kişiler birbirine uymaz,uyan hastalıklarıdır sadece.
sibel alaş şarkısı.
geceleri sende aklım uyumazken
usul usul en derinde duyulur sesim
yoldan çıkar uykular uyuyamam
kulağıma yasak sözleri fısıldar
nefesime nefes karıştırır
hayalin midir sen misin yakan
anlayamam..
hadi beni öldür beni güldür
ağlat beni
bana hayat ver
hadi beni sev
nefret et benden
hepsine rağmen
sana gelince duman duman aklım
zaman azaldı ağır bu kan kaybım
ilacı yok hastalıklı sevdanın
birimiz ölecek
farkındasın..
bazen de ortada bir ilişki olmamasına rağmen taraflardan birinin saplantılı aşkı ile hayatı karşı tarafa zindan etmesi durumu vardır ki , gerçekten çok fenadır.
aşkı iki bedende tek'i bulmak olarak kabul edip, kendi benliğini inkar etmektir. herşeyini onunla ilişkilendirip ben yokum demektir. varlıkla yokluk arasındaki ince çizgide gidip gelmek yoğun bir şekilde hastalık derecesine sahip birşey oluyor gözünüzde bunlardan sonra.
sadisttir biraz. bir odaya kapatmak istemektir. orda sonsuza kadar sizinle yaşamasını dilemektir. deli gibi kıskanmaktır. yutmak istemektir, kimseye kalmasın diye..
şevkatlidir ama. pamuklara sarıp sarmalamak istemektir. canını yakan bir tek siz olmak istersiniz. başkası değil canını yaksın, değil incitsin, onu pamukların arasından görmesin bile istersiniz.
mazoşisttir sonra. terk etmemesi uğruna kendinden bir şeyleri koparmayı göze almaktır. onun sesinde kokusunda boğulmak istemektir.
sonra bir gün gerçekten bir yerde kaybolmaktır. sonsuza kadar beraber olmaktır. umarım öyledir.
ben bu filmi daha önce gördüm diyebiliyorum.
aşk zaten hastalıklı bir duygu değil mi? birkaç zaman öncesine kadar varlığından bile habersiz olduğun biri için onsuz yaşayamayacağını hissetmek, onu, ona değen bakışlardan bile kıskanmak, bir an görebilmek için herşeyi göze alabilecek kadar özlemek, canını verecek kadar sevmek, ömründen ömür vermeyi dilemek, hastalandığında hasta hissetmek, üzüldüğünde içinin yanması, gözlerindeki en küçük bulutlanmayı farkedip ölürcesine korkmak, o yemek yediğinde doymak ve diğerleri.. bunlar hangi normal insanın hissedeceği şeyler? hangi aşk hastalıklı değil ki?
kesinlikle; (bkz:
masumiyet müzesi)
kendinden kolayca vazgeçebilen insanların yaşadığı bir aşk türüdür.
ne gururun kalır,ne kişiliğin,nede isteklerinin bir önemi.
kendini öylece atıverirsin onun önüne ne yaparsan yap bana der gibi.
köpeği olurlar,kendilerini istemeyen adamın/kadının.
bir zamanlar öyle bir hatuna denk geldim,arkadaşım da değil ama tanıdık diyelim.
bir adama aşıktı,görüp görebilceğiniz en piç,en sadakatsiz,en umursamaz adama..
gel dese geliyor,git dese gidiyodu,adamın başka hatunlarla yatıp kalktığından haberdar ama ayrılırsa intihar etmekle tehdit ediyordu.
kollarını kesip adını kazıyordu.
tamamen kendinden vazgeçmiş bir kadındı,güzeldide işte ama asla tamamen ona ait olamıycağı bir adamı istiyordu.
öyle adamlar olur bazen,ne kadar yakın olursan ol bir türlü onlara sahip olamadığını hissedersin.
sevişsende,elini tutsanda,bir öpüşlük farkın ayrımına varırsın.
asla böylesine teslim olmak ne demek anlayamıycam sanırım.
birbirine zıt iki karakter birbirine aşık olursa ne olur soruşunun cevabıdır.
her konuda kavga etme potansiyeline sahip ama birbirini delicesine seven çiftimizin arasında kavga ve triplerin sonrasında şu konuşmalar geçer;
x:niye böyle olduk
y:bilmiyorum ama ben seni çok özledim
x:ya ben seni seviyorum
y:ben daha çok seviyorum
x ve ye : ... (sarılma koklaşma barış ilanı )
çiftimiz için mazoşistlikten başka birsey değildir. kavgalar çözüme ulaşmaz, tartışmalar askıya alınır ve her an patlamaya hazır tartışma konuları olarak beynimizin içini yer.. incir kabuğunu doldurmayan sebeplerden günlerce süren kavgaların hatta ayrılıkların çıkması buyuzdendir. çiftlerde artık sabır, alttan alma duygusu kalmamıştır.. gel zaman git zaman aşk zamanla biter, sevmek ise her zaman yeterli değildir.. kimseye göstermediğin toleransları göstermiş olsan da ne yaparsan yap olmamıştır..