özetle tüm hastalıkların nedeni ya tamamen ya da kısmi beynimizle, kendimizle ilgilidir, özellikle psikolojik hastalıkların hepsi. önce beynimizi iyileştirelim.
"hastalık, kişiyi rahatsız eden, normal olmayan, ve kendi bedeninden kaynaklanan uyarımların oluştuğu bir durumdur. diğer bir deyişle sağlığın bozulmasıdır, yani, kişinin denge (bkz: homeostasis) durumundan çıkmasıdır." sağlıkta temel kavramlar
insanı daha kırılgan, daha narin, daha zayıf oluyor. daha bir nazlı, daha bir talepkar oluyor. netekim oğlu hastalanan cingen karısı şöyle diyor: "kızanımın hastalandığına değil de huy gaptığına yanarım." böyledir işte hastalık.
çok kötü bir durumdur. hasta olmamaya çalışılmalıdır. bir grip, boğaz ağrısı, baş ağrısı bile insanı yerden yere vurur ve sadece o zaman anlarız sağlığın değerini. hastalık geçince unuturuz yine.
baş ağrısı, mide bulantısı, mide ağrısı ve tansiyon düşüklüğü ile zuhur ediyorsa kendini bünyenizde işte o zaman ölüm gibidir. son bir günümü rezil eden herzedir.
çok şey öğrettiğini düşündüğüm durumdur.
bir arkadaşım çok hasta olduğu için dönem boyunca okula gelemedi.
hastalığın teşhisi konamıyor maalesef.
sınav zamanı olunca gelip sınavlara girdi.
öncekinden farklı olan hallerini kafamda kurgulamaya çalışırken
gözlerine bir olgunluğun çöktüğünü gördüm.
henüz 21 yaşında ama 4 aykinden çok farklı.
büyümüş.
hayatı daha bir anlar olmuş sanki.
bir olgunluk kuşatmış ruhunu sanki.
böyle bir şey dedim işte hayat.
kimi nasıl büyüttüğü hiç belli değil.
bazen çok değer verdiğiniz arkadaşlık/dostluk/sevgili aday adaylığının bitmesine neden olan şeydir. beklediğiniz biraz anlayıştır. o anlayışı göstermeyen birine nasıl arkadaşım denir tartışılır.
çok hasta ve güçsüz olmak
çok tuhaf bir şey.
yatak odasından banyoya gidip gelmek
bütün gücünü tüketiyorsa, bu bir şaka gibi
gelir insana,
ama gülmezsin.
yatağa döndüğünde ölümü düşünürsün bir kez daha
ve aynı şeyi keşfedersin, yakınlaştıkça
daha az
ürkütücü.
duvarları incelemek için bol bol zaman vardır
ve dışarda
telefon kablosunun üstündeki kuşlar büyük
önem kazanır.
ve televizyon: her allahın günü
beysbol.
iştah yok.
yemek mukavva tadnda, insanın midesini bulandırıyor.
karın yemende ısrarlı.
''doktor dedi ki...''
zavallı sevgilim.
ve kediler.
kediler yatağa sıçrayıp bana bakıyorlar
bakıyor ve aşağı atlıyolar.
ne dünya, diye geçiriyorsun aklından: ye, çalış, düzüş öl.
allahtan hastalığım bulaşıcı: ziyaretçi yok.
terazi 72 gösteriyor, 110'dan.
ölüm kapmpından çıkmış gibiyim.
öyleyim.
yine de şanslıyım: doyamam yalnızlığa, kalabalığı asla özlemem.
büyük kitapları okuyabilirim
ama büyük kitaplar ilgimi çekmiyor.
yatakta oturup bu işin
bir tarafa gitmesini bekliyorum.
herkes
gibi.
bademciklerin şişmekte boğazın acımakta ve sesin bir travesti kıvamında hatta daha da beter çıkmakta olduğu "grip" en beteri.. gribe aparatif olarak bir de migren ağrısı üstüne de tatlı olarak ülser alınırsa daha iyi "kötüsü" olamaz..