|
|
- 27 yaşında sivas'da yobazlar tarafından canı alınan 36 kişiden biri. büyük bir saz üstadıydı genç yaşına rağmen, eğer yaşasaydı müzik alanında büyük işlere imza atardı kesinlikle...
(bkz. sivas katliamı)
- (bkz: güneşin ozanları)
- çok genç yaşta kaybettiğimiz buna rağmen bıraktığı yapıtları ile her geçen gün değeri büyüyen ozanımız...
- bağlama adına çok şeyler yapabilecek bir insandı fakat genç yaşında dinciler tarafından yakılarak öldürüldü.
(bkz: kahrolsun şeriat)
- www.hasretgultekin.com
- sivaslı, hem sazı hem sözü mükemmel olan ozan. çok genç yaşta kaybedildi bu büyük yetenek. ayrıca 1971 doğumludur. yani 22 yaşında ölmüştür.
- (bkz: telli turnam)
- "ütopyalar ülkesinin ateş hırsızı... "
evet bu genç adam çok farklıydı. sazında bugüne kadar kimsede görülmemiş bir teknik, inanılmaz bir hakimiyet vardı. "çocuk"* denecek yaşta çıkardığı "gün olaydı" albümünün tadını hala 40 yıllık ozanlar veremiyor.
"dönmez olsun çarkın dünya...."
sanki hasreti allah türkü söylesin, bağlama çalsın, dinleyenleri alıp götürsün diye yaratmış. o kadar orijinal bir sesi vardı ki en ağır türkülerin bile altından kalkacak tokluk; en ince türküleri bile taklit edilemeyecek kılan kadifelik... ve bu kadar mükemmel sese kimsenin hala ulaşamdığı teknikte, hızda, durulukta, akıcılıkta bir bağlama.. tam bir virtüöz... ve bunlarla da kalmayıp yüreğinden geçenleri mısralara harika aktarıyordu..
"o seni gülüm o seni, kirpiklerin gözleri kucaklaması gibi kucaklarım seni.."
çok erken kaybettik bu muhteşem değeri.. bu inanılmaz elması.. 22 yaşa bu kadar eser sığdırabildi.. kim bilir belki de erdal erzincan'ın dediği gibi daha fazlasını deli derviş istemedi...
- "vakti seherde
açılır perde
düştüğüm yerde
derman sendedir " deyişi hep kulaklarımda çınlayan sivas şehidi, şelpe üstadı mükemmel insan.
- haydar acardan edindiği bilgi birikimini sazına müthiş bir şekilde yansıtan ve yaşasaydı gelmiş geçmiş en büyük bağlama sanatçısı olacağından kimsenin şüphe duymadığı bağlamacı. kendisi bir ozan değil bağlamacıdır çünkü çizgisi halk müziğiyle özgün müzik arasındadır. hiç bir zaman soft halk müziği yorumcusu olmamıştır. bu arada derman sendedir bir deyiş değil sözü lütfi gültekine müziği hasret gültekine ait olan özgün bir eserdir.
şelpe tekniğinin ileri gelenlerinden olmakla beraber temel taşlarındanda biridir. ne tesadüftür ki onun şu anki koltuğunda olan erdal erzincanla yaşıttır. madımak oteli ateşe verildiğinde feci şekilde can vererek hayatını yitirmiştir. erdal erzincanın bir vakit hasretin mezarı başında çeke çekeyi daha önce hiç duymadığınız çok acıklı bir şekilde yorumladığı videoyu kesinlikle tüm hasret gültekin severlerin bulup izlemesimi şiddetle tavsiye ederim...
- haydar haydar yorumu için:
http://www.youtube.com/...
bu kadar damıtarak, bu kadar hatasız bağlama çalabilen beri gelsin..
- “şelpe diye bir şey çalıyor, tezenesiz, çıplak elle” dediklerinde, hadi canım sende dedik. biz bunu sadece tezenemizi kaybettiğimizde , zorunlu durumlarda, bize göre eziyet çekerek yapardık olsa olsa, boğuk ve kötü sesler çıkararak.. tezene kullanmadan, bağlamadan güzel ses mi çıkarmış ?
çıkarmış..hem de alâsı çıkarmış..tezeneyle yapılamayan, parmaklar ile, ten ile yapılırmış. teke zotlaması, bu bir sevdadır sevdiğim, derman sendedir’i hasret’ten şelpe ile dinledikten sonra, tezeneyle türkülere duygu katmak zorlaşırmış.
hasret sadece bir yorumcu değildir.yorumladığı türküleri, anadolu’yu bizzat gezerek, kaynaklarından öğrenir, derler, geliştirir ve sunar dinleyicilerine. gerçek bir müzik emekçisidir. yorumladığı türkülerde bir de böylesi bir emeğin ürünü olduğunu düşünürseniz, daha bir anlamlı hale gelir dinlediğiniz türküler....
hangi müzik aletine ilgi duyarsanız duyun, mutlaka etkilendiğiniz bir idolünüz olacaktır. birisi tutar sizin ellerinizden, ona duyduğunuz hayranlık, sürükler peşinden sizi. bir bakmışsınız, onun gibi olmaya, onun gibi çalmaya çalışıyorsunuz. vuruşlarınız, sesinizin tonu artık açık açık söyler üstadınızın kim olduğunu. hasret’te bizim için böyle iken, peşinden koşmaya başladığımız günlerde yitiriverdik birden. acısı yüreğimizden silinmedi hiç. yüreğimizin bir yanı hep kanadı. onu yitirdiğimiz gün, hayatımızın bir mihenk taşı oluverdi. hasret’ten öncesi ve sonrası vardı artık. herhangi bir tarihten söz edildiğinde, o tarihte hasret’in bizlerle olup olmadığını hesaplar olduk. bir türkü duyduğunuz da acaba hasret’in zamanında bu türkü varmıydı, dinlemiş midir o da acaba sorularını sormaya başladık kendi kendimize.
yitiminden yıllar sonra dahi o’nu her dinlediğimizde yeni bir tekniği, farklı bir vuruşu keşfederiz. o güne kadar doğru çaldığınızı zannetiğiniz türkü bir bakarsınız ki, onun tarzıyla daha anlamlı hale gelivermiş aslına bakarsanız, öğrencileri için geriye bıraktığı bir müfredat gibidir eserleri. yeni başlayanından, usta olma yolundaki öğrenciler için, sağlam bir müfredat.
herhalde onunla ilgili söylenmiş en manidar söz şudur: “yaşasaydı kimbilir neler yapabilirdi sorusunun cevapsız kalması ne acı..”
www.hasretgultekin.com adlı sitenin "webmaster'dan" adlı bölümünden özettir....
- nasıl içli söyler, nasıl içten;
'' sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne?
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne ''
dedi ama esas korkmaması eceline mani olmadı. korkmadıklarının, kardeş, insan bildiklerinin elinden yandı, gitti. hay...
- (bkz: bir insan ömrünü neye vermeli)
- normalde böyle değilimdir, ama bu adam aklıma her geldiğinde sunturlu bir küfür savuruyorum. kendisine değil, yakanlara. günahtır lan, daha 20li yaşlarında gencecik bir bağlama üstadı! siktiğimin allahsızları, daha kim bilir ne konserler verecek, ne türküler söyleyecekti. bu kadar kısa zamana bu kadar çok şey sığdıran insanları görünce, "yansam da beş para etmem" diye düşünüyor insan. hay amınıza koyim sizin. mekanınız cehennem olsun.
- (bkz: madımak oteli)
- onu yakan yobaz ateşi değil yüreğindeki ateşti
- bu toprakların yetiştirdiği en büyük saz üstatlarından biri. her fidan gibi, yirmi iki senelik, kelebek ömrü misali yaşamına pek çok albüm, onlarca şarkı, türkülere bugüne değil getirilememiş özgün yorumlar, kendisinden ileriye koşan fikirler, halen ulaşılamayan bir bağlama anlayışı, muazzam bir şelpe tekniği, bol bol ışık sığdırmış; ve yine her fidan gibi, gidişinin ardından "daha neler yapacaktı acaba" ile bırakmıştır bizleri.
"ve dünya yalnızca alışkanlıktan değil, sevgiyle dönsün", "sen yine sür umut tarlalarını ki ufukta belirsin güneş" diyen bir adam, yanmaz. yakılmaz.
- çok sevdiği memleketi olan sivas'da gencecik yaşında cinayete kurban gitmiş saz üstadıdır. cinayet diyorum evet bence başka bir anlatımı yok o hazin olayın. ailesi ve sevenleri onu hep yüreklerinde yaşatmaya devam edeceklerdir. diğer öldürülen gencecik canları anarken gözleri yaşaran sivaslılar gibi.
(billy, 30.04.2008 12:06)
- her iki temmuzda, en çok hasret için bağırıyorum. kinle, nefretle. yanlış anlaşılmasın: insancılız, ama hümanist değiliz. kin besliyorsak, nefret ediyorsak hasret gültekin'in sesi bu toprakların üzerinde tekrardan yankılansın diyedir. intikam istiyorsak, intikamımız bu ülke eşit, özgür ve bağımsız olduğu gün alınacaktır.
o gün için bileniyoruz. o gün için hasret'i hasretle anıyoruz.(ellaam, 07.07.2008 23:56 ~ 16.08.2008 01:03)
|