belki ilginizi çeker
  1. · starbucks yüzü görmeden yaşayan insanlar
  2. · harpuşta
  3. · har
  4. · ıs
  5. · şeyhi
gündem
  1. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  2. · tahrik edici erkek kokuları
  3. · dersim katliamı
  4. · geniş aile
  5. · ahmet kaya
  6. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  7. · sanal seks yaparken hamile kalmak
  8. · aşık olup uzak durmak
  9. · erman toroğlu

harname  

  1. şeyhi'nin uzun bir şiiridir.

    bir eşek var idi zaif u nizâr
    yük elinden katı şikeste vü zâr
    (zayıf, çelimsiz bir bedbin eşek vardı,
    alemin yükünü çekmekten bitkindi gayrı)

    gâh odunda vü gâh suda idi
    dün ü gün kahr ile kısuda idi
    (bazen odun, bazen su taşıyordu,
    lakin sıkıntıdan çatlıyor,
    her daim kahrediyordu kaderine)

    dudağı sarkmış u düşmüş enek
    yorulur arkasına düşse sinek
    (dudakları sarkmış, çenesi düşmüştü eşeğin,
    kıçına sinek konsa, yara zannediyordu,
    yani o derece)

    arkasından alınsa palanı
    sanki it artığıydı kalanı
    (yükünü çıkarınca
    darası sıfıra tekabül edecekti handiyse he)

    bir gün ıssı eder himâyet ana
    yâni kim gösterir inâyet ana
    (bir gün sahabı iyilik etti ona
    ve serbest bırakıp saldı çayırlara,
    kocaman bayırlara)

    aldı palanını vü saldı ota
    otlayarak biraz yürüdü öte
    (yürüyor eşeğimiz)

    gördü otlakda yürür öküzler
    odlu gözler ü gerlü göğüzler
    (ah bir de baktı ki eşek, semiz öküz dolu ortalık,
    göğüslerini gere gere dolanıyorlar üstelik)

    har-ı miskin eder iken seyrân
    kaldı görüp sığırları hayrân
    (takıldı eşek,
    baktı durdu sığırlara mel mel)

    ne yular derdi ne gâm-ı palan
    ne yük altında hasta vü nâlân
    (öküzlere hasta olan eşek,
    amanin dedi:
    ne yük, ne de yular dertleri var bu deyyusların)

    acebe kalır ü tekeffür eder
    kendi ahvâlini tasavvur eder
    (şaşırıp kendi halini düşündü eşek tabii,
    allahın öküzüne bak ulan, dedi içinden)

    ki biriz bunlarunla hilkatde
    elde ayakda şekl ü suretde
    (hem bende de aynı kol-bacaktan var ne yani,
    vay öküzoğlu öküzler diye sitem etti)

    var idi bir eşek ferâsetli
    hem ulu yollu hem kiyâsetli
    (hadiseye muhteşem bir eşek
    duhul oldu bu esnada)

    ol ulu katına bu miskîn har
    vardı yüz sürdü dedi ey server
    (bizim eşeğin de aklına geldi bu bilge eşek,
    hemen davrandı, akıl almak için süründü bilgeye)

    sen eşeksin ne şek hakîm-i ecell
    müşkülüm var keremden itgil hall
    (dedi ki: sen müthiş, fevkalade bir eşeksin,
    anlatmaya kelime bulamıyorum yani;
    n'olur derdime bir çare bul eşekzadem)

    bugün otlakda gördüm öküzler
    gerüben yürür idi göğüzler

    yok mudur gökde bizim ıldızımız
    k'olmadı yer yüzünde boynuzumuz
    (anlattı uzun uzun
    öküzlerin gergin vücut ölçülerini;
    akabinde de: yok mudur bizim
    gökte zodyak’a bağlı burcumuz,
    da olmadı yerde bir cilalı boynuzumuz,
    diye ağlandı bizimki)

    böyle verdi cevab pîr eşek
    k'iy belâ bendine esir eşek
    (bilge eşek şöyle bir gerindi ve
    dedi ki: ey belasını bulmuş eşek)

    dün ü gün arpa buğday işlerler
    anı otlayıp anı dişlerler
    (o dandik öküzler, her gün arpayla,
    buğdayla oynaşıyorlar,
    bön bön trenin icat edilmesini bekliyorlar;
    başka bir olayları yok,
    a benim beyni düdük yiğenim,
    manyadın mı sen ayol)

    bizim ulu işimiz odundur
    od uran içimize o dûndur
    (hem bizim odun işinde
    acayip para var angut eşek,
    hele sen bir gör,
    şu iki-üç yıl içinde patlayacak odun piyasası,
    ey deli eşek, hadi de get bozma kafamı,
    diyerek de bitirdi bilge eşek)

    döndü yüz derd ile zaîf eşek
    zâr ü dil-hasta vü nahif eşek
    (e anladınız herhalde:
    eşeğimiz ziyadesiyle mahzun)

    varayın ben de buğday işleyeyin
    anda yayılıp anda kışlayayın
    (bizim eşeğin aklı hala buğdayda, arpada,
    konuşup durdu kendi kendine)

    gezerek gördü bir göğermiş ekin
    sanki dutardı ol ekin ile kîn
    (bu arada gezerken serpilmiş güzel ekinleri gördü,
    gördükçe dellendi,
    hırsından çatlayacak gibi oldu tabii)

    eyle yedi gök ekini terle
    ki gören der zihî kara tarla
    (ekinlere öyle bir daldı ki bizim haset eşek,
    hepsini anında hacamat ederek yedi,
    oh üstümüze afiyet)

    başladı urlayıp çağırmağa
    anub ağır yükün anırmağa
    (taşıdığı yükleri hatırlayarak ilendi geçmişine,
    bas bas bağırdı olduğu yerde)

    çıkarır har çün enkerü'l-esvât
    ekin ıssına arz olur ârasât
    (en bet sesiyle çığırırken eşek,
    mal sahabı da hadiseyi çakozladı elbet)

    ağaç elinde azm-i râh etdi
    tarlasın göricek bir âh etdi
    (elinde sopa yola çıktı sahip,
    tarumar olmuş tarlasını görür görmez
    çok pis bedbaht oldu tabii;
    ilençle veryansın etti:
    vay seni gidioğlu gidi,
    gayrısına soktuğumun müsibet hayveni)

    daneden gördü yeri pâk olmuş
    gök ekinliği kara hâk olmuş

    yüreği soğumadı söğmeğ ile
    olımadı eşeği döğmeğ ile
    (sahip, eşeğe önce ana-avrat dümdüz gitti,
    lakin kesmedi tabii bu kadarı sahibi,
    odununan da bir güzel benzetti bizim akılsız eşeği,
    eşek sudan gelinceye değin dövdü bir güzel,
    eh dövülen eşek olduğu içün de,
    eşek suya hiç gidemedi,
    e gidemeyince dönemedi de bittabii, ah ah)

    bıçağını çekdi kodi ayruğunu
    kesdi kulağını vü kuyruğunu
    (yine hıncını alamadı elbet sahip,
    bıçağınan kesti eşeğin kuyruğunu, kulağını)

    kaçar eşek acıyarak cânı
    dökülüp yaşı yerine kanı
    (e malumunuz)

    uğrayu geldi pîr eşek nâ-gâh
    sordı hâlini kıldı derd ile âh
    (o anda bilge eşek damladı ortama,
    ve sordu:
    n'oldu sana beyle a benim eşek yiğenim)

    bâtıl isteyü hakdan ayrıldım
    boynuz umdum kulaktan ayrıldım
    (bizim eşek zırladı vor vor; ve:
    istedim hakkım olmayan bir muz,
    kulaktan oldum takacakken bir çift boynuz,
    diyerek anırdı uzun uzun..)
    ...

    copy/paste'dir
    (squadron, 10.12.2005 02:39 ~ 24.05.2008 15:16)
  2. şeyhi dönemin padişahına şahane bir kaside sunmuş, haşmetmeap sultan da ona bir köy hediye etmiştir. sevinip bir an önce yollara düşen şeyhi, köye varana kadar çektiği sıkıntı yetmezmiş gibi bir de köylüler tarafından dayak yemiştir. bu sıkıntıları eşek alegorisi üzerine oturtup -kendini bir eşekle özdeşleştirmiştir- harname (eşekname) ismindeki bu mesneviyi yazıp yine sultana sunmuştur. sonrası meçhuldür.
    (layalem, 10.12.2005 02:52)
  3. türk edebiyatında fabl türünün ilk örneği kabul edilen, 15. yüzyılda yazılmış mesnevi.
    (heliad, 16.03.2007 19:24 ~ 19:24)
  4. erkeksi kız arkadaşlarımın mutlaka okumasını istediğim şiirdir.
    (quenya, 06.05.2008 19:44)
  5. bir lise 2 edebiyat dersi klasiği.

    "sen eşekler içinde kâmilsin
    akl-ı şeyh-ü ehl-i fâzılsın..."
    (poltergeist, 08.11.2008 21:53)
  6. hiciv edebiyatımızın gururudur. bu alandaki ilk örnek ve en başarılı örnektir. şeyhi, kendi başından geçen bir hikayeyi aç kalmış bir eşek üzerinden anlatmıştır.

    sehi bey ve latifi'ye göre, ikinci murad, şeyhi'yi vezir yapmak ister. onu çekemeyenler (anten takmamış efendim * de şairin, nizami'nin penc-genc'i gibi beş mesnevi yazdıktan sonra bu göreve geldiğinin daha uygun olduğunu söylerler. şeyhi bunun üzerine hüsrev ü şirin'i çevirmeye başlar. ilk 1000 beytini çevirdikten sonra padişaha sunar. sultan'dan aldığı ihsanlarla beraber memleketine giderken yolda haramiler tarafından soyulur. bunun üzerine şeyhi, bu mesneviyi yazıp padişaha gönderir.

    hasan çelebi, aşık çelebi ve ali'ye göre ise şairin çelebi mehmed'i iyileştirmesi üzerine tokuzlu isimli bir köy ona hediye edilir. oraya giderken de köyün eski sahipleri tarafından soyulur. mesnevi, bu olay üzerine yazılır.

    eserin sultan ikinci murad'a sunulduğu büyük ihtimalle doğrudur. eserin konusunu şeyhi, arapça bir darb-ı mesel'den almıştır.

    eser 126 beyittir. aruzun feilatün mefailün feilün kalıbıyla yazılmıştır. kısa bir tevhid ve mattan sonra padişahı öven bir 26 beyit vardır. şeyhi burada padişahın devrinde kötülüğün atağa geçtiğini, huzurun korunamadığını anlatır. ardından bahar tasviri çizer ve eşeğin hikayesine başlar.
    (hürrem, 12.01.2009 13:23)
  7. hayatın sırrıdır. çoğumuz başkalarının hayatına özeniriz. kendi elimizdekilere bakmadan. öküz gibi olmak isteriz. onlar gibi yemek isteriz. oysa çözüm çok basittir: sen eşeksindir onlar öküz...
    (ysf, 28.01.2009 01:13)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil