aslında grup tek kişiden ibaret diyebiliriz. ömür kılıçaslan isimli çağlama virtüözü vokal, lead gitar, lead çağlama, davul, zurna, mızıka, flüt, vokal, mikrofon, baget ve hatta synthesizer olarak görev yapmakta, "şimdi ben burada türkü söylerim, siz söylemezseniz tadımız kaçar giderim bizim parçaları çalarım. sonra sıkılırsınız filan o yüzden eşlik edin" lafıyla da açık sözlülüğün dibine vurmakta.
bir de vokalin orman kaçkını imajına cuk oturan bir born to be wild cover'i vardı ki soundcheck ayağına piç ettiler, ayıp oldu.
son zamanlarda güzel ülkemde,heyecanla dinlediğim nadir gruplardan biri. gerek şarkıları gerek samimiyetleri takdire şayan. ömür, murat ve turgay dan oluşan üçlünün internet sitesi: harictengazelciler.anatolianrock.com
''aynen öyle'' dedi adam
"buraları hep bizden sorulur
aklı olan göçmüş zaten
kalanlar koyundan sayılır
bugünün yarını da var
yarın bugünden de beter
köfteler dedi adam
yersen yani keriz!''
yeni gibi de yoksa eski de gibi mi?
eski sanki hep yeni gibi mi?
gibi gibi mi ya da kendisi gibi mi?
olduğu gibi mi göründüğü gibi mi?
gazetelerde yazılanlar planlar olabilir mi acaba?
herkes bir köşeden çekiyor, arzusun bilen var mı arasında?
biz mi saf düşünüyoruz ya da herkes öyle değil mi lan yoksa?
aman ha!
şiddetle tavsiye ediyorum. albümlerini alınız, konserlerine mutlaka gidiniz..
değil şarkılarının ayrı bir yeri vardır kalbim(iz) de..
deli gönül şu alem de dolanır
dolan dur!
hayattan istediğin bir mülk değil
bir gün değil, son gün değil...
ıstırabın derdin sonu yok değil
su olup da akıp gitmek zor değil
toz olup da uçup gitmek
zor değil...
zaman akar durdurması ne mümkün
ah!...ne mümkün...
ateşine yanan aşık kül değil...
gül değil...
bülbül değil...
8 mayıs 2008 perşembe günü itü spor şenlikleri dahilinde yine itülülerle birlikte olacak olan mükemmel ötesi gruptur. anlamlı şarkı sözleri, klasik türkülere yaptıkları yorumları, kendilerine has müzik aleti olan "çağlama" ile müzik nasıl yapılmalı sorusuna en güzel cevabı veren gruptur.
beklentilerimin ötesine geçmeyi bırakın, berisinde bile duramamış gruptur. albüm çıkarmadan önce youtube vasıtasıyla ulaştığım "ne hususta" şarkısı bursa'daki resimli bar konserinde nasılsa albümde de aynen öyle çalmışlar. seyircilere konserlerde ulaşmak ile albümle ulaşmak arasında farklar olduğunu düşündüğüm için albümde bu tavır hariçten gazelcilere kanımca hiç yakışmamış. abimizin erkin koray yırtıcılığını barış manço naifliğinde örten çok muazzam bir sesi var; fakat sözlere ne bulduysa yazmış ömür. yine erkin'li yılların türkiye psychedelic rock formunda sözleri var da, kelimelerin bi ahengi bi niteliği olur be abim. özellikle ahval ve şerait şarkısı müzikal olarak çok sevimli anadolu melodisiyle bezenmişken bu derece ne idüğü belirsiz bir anlatım hiç yakışmamış.
kimsenin eserine bok atmak haddimize değildir; sadece yapılan bir işin kendilerinin albümlerini merakla bekleyen bir dinleyicisinden yansımasını aktarmaya çalıştık.
dinlenilmese bile aşina olunan melodiler, mevlana'yı, karacaoğlan'ı, yunus'u anımsatan sözler, sıcak bir duruş, farklı bir his. dinlemeli, dinletilmeli...
isimlerine aldanılmadan dinlenmesinde yarar gördüğüm grup. iddialı bir halleri olmaması, dinlendirici tonlar kullanması ile pazar sabahı gazete okurken, şenlikte bünyeyi neşelendirirken vazgeçilmezler arasına girecek grup.
bide ülkemizde grup olarak ayakta durabilmenin zorluklarını bilen biri olarak umarım uzun yıllar hariçten gazel okumaya devam edebilirler. bizde amanda aman güzel güzel dinleriz kendilerini
grup vitamin'den sonra oluşan boşluğu doldurmaya çalışıyorlar gibi. ama grup vitamin'in şarkıları garip olmalarına rağmen ilk dinleyişte kulağa oturuyordu (bu ne demekse artık), yani sözleri müziğin dışına taşmıyordu bu kadar.. yine de henüz yolun başında olduklarını da göz önüne alırsak yaptıkları çalışmaları 'takdire şayan' olarak yaftalayabiliriz, yıldızları parlasın.
2001 den bu yama varlar.ilk demoları (sitelerine koydukları) ahval ve şerait, kıyıda, domuzun kızı idi. yakın zamanda bir albüm çıkarmışlar. türküleri farklı bir formda düzenlemeleri sanki çok çok yeni bir şey yapılmış hissi veriyor. drama köprüsü'ne dediğimin aynısını yapmışlar. değil ve çığrık adlı parçaları kendileri mi ait yoksa türküyümü uyarlamışlar bilmiyorum ama kendilerine aitse turku formunda iki süper şarkı kazandırmışlar müzik dağarcığımıza. çağlama adlı aletleri ile çok farklı sesler duyurmaktalar. 26 şubat perşembe günü vertigo adlı barada çölde vaha etkinliğinde çalacaklar. bunun son etkinlik olması muhtemeldir. askere gidecek ve 2010'da dönecekler.