|
|
- rapidshare denen, son günlerde hayvanat bahçesi olmaya aday dosya şeysinden kedi köpeklerle uğraşmadan dosya indirebildiğimiz zaman dilimi.
- bilimsel ve yenilikçi düşünceyle yönetilen üniversitemizin (bkz: başkent üniversitesi) dns'si ve proxy'sindeki ince ayarlar sayesinde kullanamadığımız ve ayrıca adrese direk girmeye çalıştığımızda "anaaa okulun anasayfası çıktı lan!?" diye şaşkınlık içinde inceden mesaj aldığımızdan kullanamadığımız hizmet...
- beklemek yok, kod girmek yok.
rapidshare'den tıkla indir hizmeti. ama tabii bu rapidshare'den nefret eden bireyler için pek de öyle iştah açıcı bir haber değil.
- hep var olan şey. ne zaman açsam happy hours diyo. ilginç.
- pek bi sike yaramayan uygulamadır. dosya indikten sonra gene beklemek zorundayız. tek iyi tarafı kod girmemektir. ama nedense happy hours'ta dosya normal hızının 1/3'i hızda iniyor. sevmem etmem.
- türkiye saati ile yaklaşık sabah 1 den öğlen 1 e kadar devam eden uygulama.
- eşeğini kaybeden internet kullanıcısına rapidshare'in eşeğin kuyruğunu bulup getirmesidir.
ulan sen bana aynı anda sınırsız indirebilme gücü ver, her türlü zorluğa dayanma gücü ver,senin her downloada gücün yeter, amin! ama sen ne yapıyorsun? iki kedi köpek koy, sonra bunlarla uğraşmadan download yapabildiğimiz zamana da happy hours de, ohh miss herkes happy zaten değil mi?
rapid dışında kaç kişi happy bilmiyorum, biz kaç kişiyiz happy olmayanlar?
- sabah saatlerinde (8 gibi) ve öğleden sonra saat 4e bilemedin 5e kadar sarktığını gözlemlediğim saat dilimi.
basit anlamda rapidin sizin önünüzde sallandırdığı havuçtur. nasıl derseniz happy hoursda sizi en boş servera atıp çatır çatır indirme olanağı yaratarak "bak üye olursan böyle olacak, her şey çok güzel olacak" derken, sonraki saatlerde 2-3 dakika bekletip bir de üstüne belediye itlaf ekipleri gibi kedi köpek toplatarak hayatı zindan ederler. bu sayede hem bir yandan "çekilmez lan bu free hayat, yetti gari" derken diğer yandan "yahu üye olanlar ne güzel en boş serverdan çatır çatır indiriyor, üstelik aynı anda bol bol veya sırayla çatır çatır indiriyorlar, ben de istiyorum ulan" demeye başlarsınız.
ben şahsen gerekli sömürü kaynaklarımı bulayım, basıyorum parayı
(bkz: işe yarayan pazarlama)
- aslında pek de güzel olmayan bir meret bu.
yani 100 mb'lık bir dosya için 2.9 dakika bekleyip, çıkan kodu girip dosyayı 107 kb hızla çekmek, kod girmeden, 2.9 dakika beklemeden 20 kb'la çekmekten daha iyi kesinlikle.
dakikamı bekler, 14" monitörüme yaklaşıp kedi kuyruğunu seçerim, hem gözlerim de antrenman yapmış olur. küçük heyecanlar arıyorum aslında pc başında.
- bu anlarda artık nasıl bir hayvanlık oluşuyorsa download hızı 20kb lara düşüyor ve dosya indirmek ölüm oluyor. hepsi planlı şeyler gibi duruyor. insanın rapid arşivine hayranlığından premium alası geliyor. ama tutuyorum, limewire denen birşey var.
- (bkz: rapide alternatif getirene tam 100bin lira vericem)
- iyi ki "happy hours" var dedirtmiştir.en azından dosya indirebiliyorsun ,hiç indirememekten iyidir.rapid mutlu biz de mutlu...o kediler de neydi öyle? hala anlaşılabilmiş değil,iki saat bu kedinin kuyruğu mu yoksa yüzünü mü görmek önemlidir diye düşünmekteydim.kedilere karşı büyük bir antipati başlamıştı.
premium olmadığımız için yapılan bu eziyet nedir?bazen premium olmamak için kendini zor tutuyorsun ama değmez değmez...
|