blind guardian'ın, 10 ağustos 1966 lank-latum, j. meerbusch doğumlu, evli ve bir çocuk babası vokalisti. orta dünyayı çok sever, keşke orada yaşasaydım falan der.
vokali günden güne inanılmaz gelişen blind guardian vokali.rock gruplarında vokal yapan arkadaşların ses eğitimi konusunda örnek alması gereken birkaç şahsiyetten biridir.kesinlikle en iyi metal vokali değildir ama sesini en çok geliştirmiş metal vokalidir.
fena kilo yapmıştır, göt göbek almış başını gitmiştir maşallah..ama sesinde ve performansında en küçük bir eksiklik, en küçük bir hata yoktur
(bkz: 14 mayıs 2006 blind guardian istanbul konseri)
14 mayıs 2006 blind guardian istanbul konserinde bana defalarca "bak istesen nası da bağırabiliyormuşsun" dedirten adamdır. sesinin onda birini bile kullanmamıştır konserde. özellikle mordred's songun nakaratında beni fıtık etmiştir. arada heveslendiriyordu insanı, ama gene de fazla efor sarf etmedi sanki. olsun, gene de en iyi metal vokallerinden biri olduğu gerçeğini değiştirmez bu. ve de en özgünlerden.
opera eğitimi almış, sonradan eklenti göbekli, bright eyes derken tek başına koca bir bölük orduyu yerinden sıçratabilecek kudrete sahip, queen sempatizanı, power metali rüyalar, mitolojiler ve senfonik melodiler ile doldurup taşırmış, sonsuza dek, "revenge will be mine" diye bağırası güzel kişi.
şu anda resmi sitesinde yeni haber vererek fanlarını sevindiren mükemmel insan. imza vermeye meilli, 2002'de istanbul konserinden hemen önce rıhtımın oralarda takılıp görenleri hayrete çeviren şahsiyet. mütevazı kişilik, uğruna her şeyi yapabileceğim birisi.
o ses, o saygınlık, o karizma, o mütevazı bakışlar ve o insanı kırmayan tavırları... sanırım bir daha böyle bir kişi gelmeyecek dünyaya.
ses aralığı dört oktav artı bir notadır. şarkıları kaydederken çoğu zaman farklı oktavlardan söylediği katmanlar birleştirilerek blind guardian şarkılarında sevdiğimiz o koro etkisi şarkılara verilir. ayrıca, şahsi fikrimce, hansi kürsch'ü bu kadar özel yapan oktav aralığı değil ses rengi ve alman bazlı ses tekniğidir. (bkz: elektrogitarlaşabilme)
i'm alive'da "the system failed"ı söyleyiş tarzı, bright eyes'da "bright eyes" diye haykırışı, the eldar'da "welcome dawn, your light will take me home" diyişi vardır ki.. ancak bu kadar olur gibi. under the ice'da tanrılarla gökyüzünde düşe kalka savaşır, buz denizinin içinde bekleyen orduları binlerce yıldır duyulmayı beklenen sur sesleri ile uyandırır, sonrasında da oturur boynu bükük bir şekilde a past and future diye bir ortaçağ masalıyla üzgün üzgün her şeyi kaybetmiş gibi şarkısını söyler, "take him back to avalon!" diye bağırırken koro, o bu sefer, "ashes to ashes but dust wont be dust" diyerek hala bir ümidin olduğunu hatırlatır, ancak "where are these silent faces?" sorusuna karşılık verilen "i took them all!" yanıtıyla çileden çıkar, gözleri kıpkırmızı bir koyulukla alev alır thorn'da "don't you think, it's time for us to bring to an end?" diye sormaya başladığı anda gökyüzüne kızıl bir güneş gelir saplanır, harvest of sorrow'da dinlenmek isterken "she is gone!" diyip yeniden canı yanar ve punishment divine'da "angels sing (can hear them sing) i hear angels sing, i hear angels sing, (can hear them sing)" sözleriyle ortalığı şaha kaldırırken arka planda top atışlarının surlara çarpma sesleriyle duyulan "the field is lost, everything is lost.. the black one has fallen from the sky and the towers in ruins lie.." sözleriyle göz gözü görmez olurken "mister sandman, bring me a dream.." dualarıyla gece sihirler altında ezilir taşar ve o, oturup lanetlenmiş mordred'ın yasını sonsuza dek hatırlatmaya devam ederken, sabah koridorunun ışıkları altında gözler yine ışık içinde kör olurken, "revenge will be mine" diye bir kez daha yankılanır yemini ve koro arkadan "quietly crept in and changed us all " şeklinde uğursuzca son hükmü söylese de, "back to where it all began?" sözleriyle birlikte başlayan, "i had a part in everything, twice i destroyed the light and twice i failed, i left ruin behind me when i returned, but i also carried ruin with me.. she, the mistress of her own lust" sözleriyle krallar eski bir sözü yerine getirmek için toz tutmuş tahtlarından haykırışlar içinde kalkar..
adında iki albüm çıkarmış ve belkide benim gibi tüm power metal severleri kalbinden vurmuştur..
neden bunu anlattım ? çünkü ben hansi kürcsh 'in demons and wizards 'ta kendini bulduğunu düşünenlerdenim..hazır bulmuşken bırakmasa keşke,böyle devam etse..
bir zamanlar bas/vokal iken tahminimce "ulan ne kasıyorum buluruz bi session basçı çalar amına koyim" diye düşünerek yalnızca vokalliğe konsantre olmuştur. iyi de yapmıştır. oh mis..