belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · ugg
  2. · author
  3. · zongul ducks
  4. · sözlük yazarlarının itirafları
  5. · 2012
  6. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  7. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  8. · piç lakabını almaya hak kazanmak
  9. · soren kierkegaard

hangimiz daha çok sevdi  

  1. terketmenin ya da terkedilmiş olmanın asla kıstas olmayacağı soru. giden mi, yoksa kalan mı daha çok sevmişti diye düşüne düşüne kafayı yememek gerek. marcel proust'un bir lafı var; "iki taraftan hangisi, ayrılırken diğerini teselli etmeye çalışıyorsa, daha az seven o'dur." diye... kimi çok seven, ayrılırken teselli edemeyecek kadar göçmüş halde olur. kimi çok seven de, kendisi göçmüş olsa dahi, kendisinden çok sevdiğini göçertmemek için teselliye sığınır. kimi vardır; teselli sözleri duyamayacak kadar gururlu olduğunu bilir, susarsınız. kimi de söyleyemeyecek kadar... yani teselli de kıstas değil.

    sen tüm samimiyetinle, içinde neyin var neyin yok onunla paylaşmışsındır, o ise seni başkalarına anlatırken, yataktan tanıdığını söylemekle yetinmiştir mesela. ya da; sana verdikleri okyanus deryasında bir damla kadarken, bu kadarını bile haketmediğini haykırmıştır başkalarının önünde. sen yürütülebilir bir ilişkinin önkoşulu olarak, koşulsuz sevgini ortaya koyarken, o senin için kılını kıpırdatmaktan bile imtina etmiştir örneğin. sen onun için, hatta ondan sebep korkularınla yüzleşme cesaretini gösterirken, o kendi korkaklığının arkasına sığınmıştır senden kaçarak belki de.

    haklıdır sevgilin! haketmiyorsun sen yetinmeyi. çok daha fazlasına layıkken sen, bencilliğinin esiri olan birinin sana verebileceği, ancak koca bir ekmeğin kırıntısı kadar olur. o kendini, kendine mahkum etmiş. kendi yüce egosunun hapisanesinde gönüllü esir. kendini yalnızlığına gömmüş birine ışık olamazsın sen. egosu sayesinde büyük işler başaran her büyük insan kadar özgür o da. ama farkında değil esaretinin. öyle mutlu, öyle huzurlu... kızabilir misin? kırılabilir misin?

    evet kızgınsın, çok da kırgın... hapishanesine hapsolmuş birinin kurbanı gibi hissediyorsun kendini. onu esaretinden kurtarmaya çalıştığın sürece kendini kurban gibi hissetmeye devam edeceksin. işte bu da senin esaretin. kurban olmaktan vazgeçtiğinde; artık ne kızmak ne de kırılmak için bir sebebin kalmayacak oysa.

    sen yetinmekle yetinemezsin diyorum sana, anlasana! yetinmeye çalışmak en büyük esaret senin için. o seni, şartlar koyarak kendisini ve özgürlüğünü kısıtlamakla suçlarken, bahşettiği kırıntılarla seni kendi şartlarına uydurmaya çalışıyor yalnızca. oysa sen aşkını da kendini de yanına alıp, sessizce geldiğin gibi, gitmesini de bilmişsen yetinmenin kitabını yazmışsın demektir çoktan. kırıntılarla değil, yok'lukla yetineceksin biraz gururluysan. kendini kuyruğundan yiyen bir yılan gibi, kendi kendini yok edeceksin egonla birlikte. yeniden var olabilmek için...

    o senin yaptıklarını yapabildi mi hem kendisi hem de senin için?
    sana ve herkese tüm samimiyetiyle itiraf edebildi mi kendindekileri?
    egosunu yenebilecek hatta onu yok edecek kadar yücelebildi mi senin kadar?

    bir ilişkide en çok sevmiş olan; sevgisine en çok sahip çıkandır kanımca. kendine değil yalnızca; sevdiği birinin değerlerine ve varlığına da kendi gibi sahip çıkabilecek kadar geniş yürekli olabilen her kimse; işte o.

    sen sonsuzca sevmek hakkını kullandın sonuna kadar. şimdi sıra sevilmek hakkında...

    bir şey için değil, bir şey yüzünden değil, bir şeye rağmen sevilmek... tüm hoyratlığına, tüm yaralarına rağmen seni yalnız bırakmayan biri karşına çıktığında, daha fazla yaralarını görüp de yaralanmasın diye, daha da çok hoyratlık yapacaksın belki sen de... yapma! bir zamanlar sen de çok sevmiştin ya hani, hatırladın mı? sevilmenin değerini gördükçe, seveceksin işte o zaman!

    bir gün gelecek; sevdiğin kadar çok, sevileceksin sen de...

    öyleyse;

    konuşmak gibi, sevişmek gibi,
    çalışmak ve anlaşmak gibi,
    hem değişmek, hem de paylaşmak gibi...
    tüm işteş fiillerin aşkına,
    emrediyorum sana;
    yeniden gel hayata,
    kendini doğur yeniden.
    her allahın günü,
    ölümünü (bkz: @3583001) yaşadığın yetmedi mi?
    esaretin olan bu yaşamını öldür şimdi.
    sen mutluluğa doğru giderken,
    arkandan ağlayan dünya olmayacak mı sonunda?
    geriye acıtmayan hatıraların kalacak yalnızca.
    (shiba, 28.10.2009 16:02 ~ 02.11.2009 13:21)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil