halkın her kararını doğru sanmak   

adana çık aradan

  1. demokrasi düzeninin kanayan yarasıdır. çünkü çoğunluk cahilse veya yanlışsa, çoğunluğun kararının doğru olduğunu kimse garantileyemez. dolayısıyla demokrasi isteniyorsa mecburen kabullenilmesi gereken şeydir. bunun tam tersi ise jakoben anlayış veya monarşi olabilir. atatürk bu şekilde başarılı olmuştur, onu halk seçmemiştir hatta büyük çoğunluğu istememiştir. o, kendi sözleriyle ifade ettiği şekilde de, "çoğunluğa rağmen" başarılı olmuştur. şu anki durumda demokrasiden başka şans,daha mantıklı birşey olmadığına göre, halkı eğitmekten başka yapılacak birşey yoktur.
    (age of aquarius, 29.07.2007 01:37)
  2. çıkarlar ön plana çıktığından halkın çıkarı nerdeyse kararıda oradan yana oluyor.misal belediye seçimlerinde şehirlerine ayrılacak fondan daha fazla pay kapabilmek için halk otomatiğe bağlamış şekilde iktidar partisine atar oylarını.

    son günler de buna en güzel örnek olarak 22 temmuz seçimlerinde oğluma iş bulur diyerek akp ye oy veren zihniyette gösterilebilir.
    (abcçdefgğhıijklmnoöprsştuüvyzkızlargeveze, 29.07.2007 02:18)
  3. şimdi benim mesela 7 kilo kültürüm var. hikmet abi'nin de 9 kilo kültürü vardı en son. geçen türkbükü'ne gittik, 4 kilo kültür de oradan aldık. ama kültürün bir kısmı sıcakta yapşımış, bıçakla sıyırıp 2 kilosunu attık yolda. istanbul'a gelmek için nası basıyoruz ama biliyor musun, bu hız kültüründen de yaklaşık olarak 1 kilo almışızdır. şimdi hikmet abi ile benim kültürüm toplam olarak bir 19 kilo oldu. yoldan iki vatandaş çevirdik. kaç kilo kültürlerinin olduğunu sorduk, bunlar dağdan bayırdan hızla inen fakat denizi gördü mü şaşıran güvercin gibi bakakaldılar, neden sonra ben anladım, bu iki vatandaşın toplam 3 kilo kültürü vardı.

    e şimdi gelir dağılımı pastasının %60 ını alan biz, gelir dağılımının %10 unu alan kesime göre kültür olarak epey ağırdık. azarladık tabii adamları. vay efendim bir günden bir güne, şu eve gelirken, elin kolun dolu gelsin be herif, iki kilo da kültür al!

    kültür böyle bir şey işte dostlar. 22 kilodan sonra aydın oluyorsun mesela. bunun ölçüsü var nizamı var. tartıyorsun, ağırlığı geçtiyse hop diyorsun bu bir aydın.

    ha tabii bir de torbaya 19 kilo taş koyup, üzerine 3 kilo kültür sıvayanlar da var. onlara dikkat etmek lazım bak. aydın diye geziyorlar sonra.

    hikayeyi burada kesiyoruz.

    bu kültür dediğimiz şey, ne menem bir şeydir ki, insana kendini "aydın" olarak nitelendirtebilsin? nasıl ölçüyor kişi bunu kendinde? küçümsediğimiz halk, hayat konusunda, ekmek kavgası konusunda, aile bakmak konusunda, "gerçekler" ille de "gerçekler" konusunda bizden "kilo kilo" üstün, merak etmeyin, şurada gencecik yaşta, üzerimizde bir aile sorumluluğu olmadan, kıç cebinde 3 gün önc aldığımız burs, yan cepte süpersonik polfionik telefonla konuşmak kolay, hafız yeni film gelmiş, yönetmen yarmış atmış, uzakdoğu sinema sanatının kavramsal öğeleri süper, gider miyiz? beni de en sonunda gençlere kızan emekli memur yaptınız.


    karanlığa küfür edeceğine yapılacak şey neymiş bir bakalım?

    "ha nedir, halkın üç beş film kültürü yoktur, müzik kültürü yoktur, eğiteceksin o zaman. öyle güzel bir şey ki bu kültür, 19 kilo varsa sende ve 4 kilosunu versen, sen de yine 19 kilo kalıyor. "

    valla lan. geçen 3 kilo kültür aldım, 2 kilo alacaktım, adam "abi 3 kilo al, 2,5 eksi sözlük entrisine kapatırız, yeni çağ kültürü, taze, gençler arasında çok yaygın" dedi, kabul ettim. sonra yoldan geçen birine verdim bunu, hala ben de kaldı "eksisozluk entri kültürü."

    öyle işte.

    konuyla ilgili
    (bkz: halk plaja akın etti vatandaş denize giremiyor)
    (müyendis, 29.07.2007 10:38)