belki ilginizi çeker
  1. · türbanlılara verirseniz kara çarşaflılar da ister
  2. · halkı akp den soğutmak
gündem
  1. · bir kadının bilmesi gerekenler
  2. · yılmaz özdil
  3. · ibrahim üzülmez
  4. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  5. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  6. · colin kazım richards
  7. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  8. · sütyen giymeyen kızlar
  9. · dbase

halkı akp den soğutmak  

  1. malumunuz olduğu üzere şu son günlerde dönen türban yasa taslağına muhalefet yapanlara bir süre sonra verilmesi beklenen ayardır. zira başbakan kendisine karşı çıkan başta baykal olmak üzere bütün türban yasası muhaliflerine ateş püskürüyor ve olmadık hakaretlerle hem muhalifleri hem de kamusal alanda başı açık gezenleri yerden yere vuruyor. ne diyor; "kamusal alanı işgal ederek, kendilerinin sananlar". burada kamusal alanı işgal edenler, başı açık gezen insanlar olarak direk göze çarpıyor. yani bir cümle ile aslında topyekün bir karalama kampanyası.

    "türkiye malezya olur mu?" bilinmez ancak malezyalılaşmak tartışmaları eşliğinde malezya'dan öteleşmeye doğru bir gidişatımız var, bu açık. neden? hep aynı şey oluyor. muktedir yapmak istediklerini kamuoyuna çıtlatıyor sonra gelen tepkiler üzerine geri adm atıyor ancak sonra tekrar ve daha hararetli bir biçimde başlıyor aynı tartışmaya ve bu kez karşısında ses çıkartan kimse olmuyor. hatırlayın, ne diyorduk, "çankaya'da türbanlı bir fist lady olmaz, imkansız, boşuna uğraşıyorlar!" ve fakat geldiğimiz nokta açık çankaya'da türbanlı bir first lady ikamet ediyor şu an. peki ama neden sesimiz soluğumuz kesik bizim?

    sorular sormaya başlayınca çıkmaza giriyoruz ama açık ve net olan bir şey var ki, tekrar seçim olsa akp daha fazla oy alacaktır. neden?
    sol görüşlü olmama rağmen ben chp'de kendini sosyal demokrat olarak nitelendiren, ki bence chp sol değildir, bazı sözde "sosyal demokratların" yıllar önce yaptıklarını gördüm. ne yaptılar?

    hakkını arayan işçiye, emekliye onların daha yakın durması gerekirken, onlar baskılarla, gözaltılarla susturdular. bunlar kömür dağıtıyorlar şimdi, oysa chp ve türevleri ne yazık ki halka değil kendi ceplerine yaptı yardımları. halka inmek yerine tepeden inme anlayışları kurdular. örgütlenmek isteyen halka öylesine ağır yaptırımlar uyguladılar ki, insanlar kafalarını dışarı çıkartamaz hale geldiler. biz yanarken madımak'ta, kül olurken gözbebeklerimiz, güzel yüzlü dostlarımız cayır cayır tutuşurken seyrettiler sadece. `bu ülkede yağcılık sağcılığı geçmiştir bu açık ve net.` bunun sorumlusu büyük ölçüde bahsi geçen sözde sosyal demokratlardır çünkü sol o kadar öcüleşti ki onlar yüzünden o dönemlerde, türk solu bile bölücü, türk solu bile terörist varsayıldı, bırakın kürt solunu...

    peki akp ne yapıyor?
    devleti öylesine küçülttü ki devletin geliri yokı denecek kadar azaldı. papağan gibi bunu tekerrür etmekten bıkmadım, bıkmayacam da. kısa vadede bu şirket satmalar ekonomiyi sadece rakamlar bazında düzelttiğinden ve ufacık bir miktarda halkın cebine yansıdığından olsa gerek akp, daha fazla oyla tekrar geldi. akp ne yaptı başka? kömür dağıttı doğalgazı olan evlere bile. gizliden gizliye değil açıktan açıktan para yardımları yaptı. ne zaman toplumun tepkisine neden olacak işler yapmaya kalksa gündemi başka konulara hapsetti ve evet kabul ediyorum ki, akp muhteşem bir kriz yöneticisi bu bakımdan. herşeye ev herkese inat söyledikleri şeyler gaf gibi algılansa da söyledikleri gafları birer birer yaptılar. yök'ün danıştay'ın v daha bir çok kurum yada kuruluşun hakimiyetini ele geçirdiler. medya zaten onlarda. chp zaten onların ekmeğine yağ, bal sürüyor. asker desen sürekli muhtıralar yayınlayıp sivil hayata müdahaleden vazgeçmiyor ve büyük ölçüde bu muhtıralar hep akp'ye daha fazla oy akmasına neden oluyor. her mahallede akp'liler örgütlü. ne diyor erdoğan? "yerel seçimlerde tunceli'yi istiyorum!" peki ne yapıyor akp tunceli'de? her gün görüyorum toros marka kırmızı bir arabayla her gün yardım taşıyor ev ev. tunceli'yi de ele geçirmek için her şeyi yapıyorlar. ele geçirmeleri çok zor bir ihtimal ama imkansız değil!

    akp ve özgürlükler
    daha dün gibi geçtiğimiz yıl ki 1 mayısı. valisi, emniyet müdürü hepsi bir olup 1 mayıs'ı işkenceye çevirdiler istanbul'da. taksim'e gitmek isteyenler gözyaşartıcı bombalarla karşılandı. özgürlük diye haykırıyorlar ya meydanlarda türbanlı genç kızlar ve kulislerde akp'li milletvekilleri işte özgürlük anlayışları sadece türbanla sınırlı. cemevi açmak için sultanbeyli'de binbir güçlüğe rağmen uğraşan alevilere "cemevi ibadethane değildir, gidin camide cem yapın" derken, ibadet özgürlüğünü sadece türbanla kıyaslayan bir iktidar var karşımızda. askerlerinin başına çuval geçirilmesinden daha o çuval geçmeden önce haberdar olan ve fakat bu duruma zerre tepki göstermeyen bir iktidar...filistin'de katledilen müslüman kardeşlerine yardım etmek yerine israil ile stratejik vizyon anlaşmaları yapan bir iktidar...daha çokça tezatı barındıran bir iktidar...

    gelelim türban mevzusuna;
    bu kadar özgürlükçü bir iktidar var ortada madem kara çarşaflı kızlarda girsin üiversiteye o halde, onların ne farkı var ki türbanlılardan. yoksa özgürlük anlayışı diye tasvir ettiğiniz belirli bir zümreye yada tabanınıza çıkar sağlamak mı? biz istediğimiz kadar karşı çıkalım, türbanı üniversitelerde görmeye hazırlanmalıyız. zira büyük gerilimlere hazırlıklı olmak gerek.

    halkı akp den soğutmak idi başlık ancak yazının sonuna doğru başlığın akpliler insan ise insalığımızdan utanmak olarak değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. hala akp'den soğumayanlar için -her ne kadar oyla gelsede akp iktidarı- biraz tırsarak da olsa -biliyorsunuz düşünmekte suç artık- nihat genç'in bir lafı geliyor aklıma;
    "akp'ye oy verenler böcektir"
    (itirazım var sayın yönetici, 27.01.2008 13:21 ~ 31.01.2008 10:11)
  2. akpnin bir türlü beceremediği eylemdir. halk, görmek istediğini görmekte ısrarcı olduğu sürece akpden soğumayacaktır.
    (sadalet, 27.01.2008 13:27)
  3. konu sadece akp değilde x parti olarak ele alındığında tamamen yasal olan eylemdir. seçim öncesi çalışmalarının nedeni zaten bir partiye giden oyları dödürüp kişinin kendi partisine toplaması gayet normaldir. ancak bu karalama değil gerçeklerin ortaya çıkarılması yoluyla yapılırsa yasal olur. çamur atma biçimde olursa ya da sokakda oynayacan ve daha sonra kavgaya tutuşan çocuk edasıyla atışmalara dönüşürse daha çok akp iktidarı görür bu ülke.
    (gone with the sin, 27.01.2008 13:27 ~ 14.01.2009 18:45)
  4. olmayacak duadır zira bizim toplumumuzda halen daha hakaret olan kullanılan "ulan bana felsefe yapma" kalıbı bizim düşünme özelliğimizin, fikir yürütme özelliğimizin ne düzeyde olduğunu gösterir. tabi ki isteyen istediği partiye oy versin ama keşke seçimlerini yaparken sebepleri biraz mantıklı olsa, politikalara yönelk olsa. eğer biri düşünüp akepeye oy veriyorsa ya da chp ya da mhp ya da herhangi bir başka parti sorun olamaz düşünmeden verse bile yine sorun olamaz. herkes özgür sonuçta. insanların çıkıp oy verme mantığı hakkında yorum yapması da keza.
    (horasco, 27.01.2008 13:31)
  5. hızlandırılması gereken eylemdir.
    (kemenche, 27.01.2008 13:40)
  6. 2008 yılında çıkacağı öngörülen ve etkilerinin 1929 ekonomik bunalımı kadar derin olacağı söylenen kriz çıkarsa,kendiliğinden gerçekleşecek olaydır.her ne kadar akp'liler krizden türkiye'nin etkilenmeyeceğini söyleseler de tüm dünyayı etkilemesi öngörülen böyle bir krizin türkiye'yi vurmaması için bir gerekçe yok.
    (grasp, 27.01.2008 13:55)
  7. kömürleri geri almaları lazım onun için. kış bitmeden.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 27.01.2008 13:59 ~ 14:38)
  8. soğutalım da kime ısındıralım? yoksa halk soğuktan donacaktır.
    (a perfect tool, 27.01.2008 14:06)
  9. imkansızdır.

    kendileri her türlü hakareti edip her türlü densizliği yapmış olmalarına rağmen daha çok oy almışlardı hatırlarsak. bundan sonraki dönemde de hakaret ve densizliklere devam ettiler; sonuç ne oldu, oy oranları arttı düşeceğine. demek ki halkı akp den soğutmak imkansızdır noktasına geliyorum ben buradan.
    her türlü bu memleketin vatandaşını zor duruma düşürecek, uzun ve kısa vadede zararımıza olacak işi yaptıktan sonra, babalar gibi satıp küfürler, tehditsi konuşmalar duyulduktan sonra, insanlar geçim derdine düşmüşken dalga geçer gibi köşeler dönüldükten sonra bazı yakınlar ve rant sağlamış simbiyotik yaşam elemanları tarafından, vatan satılıp vatandaşın din duygusu sömürüldükten sonra hala bu halktan akp ye oy çıkıyorsa bence bu halkı akp den soğutmak imkansızdır. gün olur da mesela rte "bana oy vermeyin çok reca ederim" derse * bile (tabii ki farazi, niye desin oh mis kaymak başbakanlık, gerçi geçim sıkıntısı yaşıyor ama..) bu halk yine ısrarla akp ye oy verir gibi geliyor bana.
    (hayvanat bahçesinde kuş olsam, 27.01.2008 14:55)
  10. henüz yasalar çerçevesinde suç değildir. yakın zamanda olacağını da hiç sanmam.
    (recai pengül, 27.01.2008 15:25)
  11. aslında çok zor şey değil. olan biteni yorumsuz bir şekilde ortaya koyunca çoğu kimsenin ikna olabildiğine tanık oldum. öte yandan bir de şunu gözlemledim; kişileri aptal yerine koyup "akp kötü lan. bok onlar bok bok. sevme onları. onlar çok rerörö. adam olan onlara karşı olur. onları tutan ibne olsun." şeklinde yapılan koşmalar ise ters tepiyor. bir avuç, nevri dönmüş, ağzı köpüklü de bunu farkedemiyor.
    (azwepsa, 27.01.2008 16:52 ~ 22:18)
  12. bir vekilin şu sözlerini aklıma getirdi. '' 100 üniversite daha açılmalı''.. bu girideki amacım insanları akp debilen olgudan soğutmak deil ya da birşeyler kazandırmak da değil. banane. umrumda değilsiniz hatta. sadece, akp'nin benim varlık ve oluş kavramlarımda kötünün simgesi olduğunu, bilinçli insan(üstüninsan) yaratmanın yolunu kestiğinin ifadesi olduğunu biliyorum. zulüm etmekte o duyguyu açıklamakta gayet başarılı olduklarından eminim..

    uzun uzadıya da anlatmıcam bu defa. duyarlı gençliğn fenomeni de olmak istemiyorum. kendi çapımda patlamak istiyorum. uzun metinler sıkıyor gençliği ya, nabza göre şerbet verelim bakalım..


    --- ideolojiler evet.. akp ideolojileri ve insana etkileri; varlık adına, insan olmak adına; yeşermek, büyümek, çiçek açmak.... ---



    şu zamanda hayata yeni bireyler kazandırmanın gerçekçiliği ; öğrenmek için dilenen gençlerin maddi sıkıntılarına değinmeye gerek duymadan, daha fazla üniversitenin devlete daha fazla para akışı sağlayacağının dolayısıyla gelir kapısı olarak bakılmasının göstergesinin üniversiterin çoğalmasında yatıyor. bu gereksiz çoğalmacılıktan işte böyle bir mantık yürütülebilir. lakin ben de diyorum ki, bilinçli bir insan; üniversite üzerine üniversite açılmasını değil kütüphaneye girildiğinde her çeşit eseri bulabilmeyi ister. öğrenmek için binbir çareyle üniversiteye girebilmeyi başarabilmiş biri(!), ortaöğretim yıllarındaki ezbere eğitimin işlendiğinin farkındaysa, işledikçe küflenen eğitime karşı çıkıp bilim üretmek isteyenlere yardım etmek ister (liberal), cebindeki son parayı sömürgecilere değil bir iki kitap alarak üniversite insanlarına harcamak ister. türbanla, terörizmle bulandırmaz kafasını. insan gibi yaşamak insan gibi ölmek ister. üniversite tabii ki paralı olmalıdır diye bağıranlar gözümüzün önünde duruyor halen hem de yüzde 50 ile. birkaç sene sonra yüzde 70 olacak, dini kitaplar felsefenin yolunu tıkayacak. ben genel için işe yaramaz biri olarak nitelendirilicem. umursanmayacağım. neler oluyor bu ülkeye dedikçe taşlanıcam, eksilenicem. gelişigüzel okuyup hemen paramı kazanayım derdine düşmek ve bundan haz almak. akepe ideolojisinin temeli işte. sahte ve acımasız. bu adamların ülkeye zarar getireceğinin farkına varmak için tanrısal bir gücün beynini sıvazlaması mı lazım.. iki dakika sadece otur ve düşün. üniversite yani özgür düşünce diyoruz. sınıf ayrımcılığını, eğitimin koşulsuzluğunu, dinin içine ne olursa olsun girmemesi gerektiğini bilen kişinin ve cehalete karşı, aklıyla kalemiyle direniş göstermesini bilmemiz gerek artık. aklınız kullanın. dünya, tanrı ve insan sizin için ne ifade ediyor bi düşünün bakalım.. birey olmanın getirdiklerine din deyin. siyaset yapın, riyakar olup abd ye dilenin. sudan dan davet bekleyin. düştüğünüz yere kadar düşün. ezilin. bilim adamlarının, filozofların eserlerini bulabilmek için kıçınızı yırtmayın, üniversite kitaplığında niye yok diye sorgulamayın. sonra önünüzdeki esere bakarak ; şu hükümeti var eden insanları düşünmeyin ve bu durumdan utanç duymayın.. ak parti. apak parti. nasıl da biliyorlar işlerini. nereye hükmedeceklerini, 'zavallı'lara küfür etsen de alınmayacaklarını.. ben başbakanın ananızı da alıp gider misiniz dediğimde hep bir ağızdan terbiyesiz, kültürsüz, yobaz diyeceğinizi bilmiyor muyum? küfür edilmesi hoşunuza mı gidiyor.. daha da mı açık olayım. alın öyleyse ; siktirin gidin!
    (sadomasochistic, 27.01.2008 17:06)
  13. akp'ye oy veren kimseler için akp karşıtı konuşmak komünist olmak yada israil için çalışmak anlamına geldiği için yakın gelecekte çok kolay gözükmeyen eylem.
    çünkü onlara göre akp dinin ve dindarların savunucusu, halkın partisidir. bu imajı oluşturmak için elinden geleni yapmış, türbanı, imam hatip liselerini çok güzel kullanmıştır. benim bünyemde bile tiksinti yaratan aydın türk kadını teyzelerini karşısında rakip olarak bulunca da işi iyice kolaylaşmıştır.

    diğer taraftan hiç istemesemde, muhtemel bir kriz sonrasında zaten akp'nin oy isteyecek yüzü kalmayacak ancak iş işten çoktan geçmiş olacak ve türkiye'nin muhasır medeniyet seviyesine çıkma şansı ilelebet silinecektir.
    (ağ kablosu, 27.01.2008 17:19)
  14. zülfü livaneli'nin aşağıdaki yazısını okumak bile tek başına yeterlidir bunun için;

    türkiye'nin başını takiye yaktı

    son günlerde, liberal tavırlarıyla tanınan ve “özgürlükler” konusunda akp’ye başından beri destek olan arkadaşlarda bile bir tereddüt seziyorum.

    türbanın anayasa maddesi haline gelmesine ve “ahlaklı genç kadın yaratma” girişimine tedirginlikle bakıyorlar. çünkü girişim, başı bağlı olmayan kadınları “ahlaksızlık”la suçlama tehlikesi içeriyor.

    bence önemli bir gösterge bu: çünkü beş yıldır ilk kez kuşku düştü liberallerin içine. “acaba akp bizim düşündüğümüz gibi bir parti değil mi?” sorusu, yavaş yavaş uç vermeye başladı.

    türban uğruna 301. madde değişikliğini ve ab hedeflerini rafa kaldıran partiyi dikkatli gözlerle süzmeye başladılar.

    dün, akp’ye en çok destek çıkan arkadaşlardan birisi diyordu ki: “peki, dört yıl hukuk fakültesi’nde türbanla okuyan bir öğrenciye, okulu bitirdikten sonra nasıl başını aç diyeceksin. ‘bu kadar okudum, hakim olmak hakkım!’ demeyecek mi?”

    belli ki, mahkemeye işi düştüğü zaman türbanlı bir hakimin, acil sersive kaldırıldığı zaman türbanlı bir doktorun önüne çıkmak düşüncesi onu kaygılandırmaya başlamıştı.

    zaten türbanın sadece üniversiteyle sınırlı kalmayacağını bilmeyen mi var.

    türkiye’de göz göre göre bir tiyatro oynanıyor.

    bazı akp’liler “türbanın kamuda, meslek hayatında olmayışını ahlaksızlık” olarak nitelendirirken, en temkinlileri, “adım adım” diyor.

    yani hedefe adım adım varılacak.

    hedef ne: türbanı kamunun tümüne yayarak islami bir devlet yönetimi yaratmak.

    bunun artık lamı cimi yok.


    bir kız düşünün, ilköğretimi ve lise eğitimini başı açık olarak tamamlayacak.

    yani -bazılarına göre- günah içinde bir çocukluk ve ergenlik geçirecek.

    sonra üniversiteye giderken başını örtecek.

    dört yıl sonra mesleğe başlarken yine başını açıp günah işlemeye devam edecek.

    türban madem allah’ın emri, bu emre sadece üniversite çağındayken mi uyulur?

    bu kandırmacaya inanacak kimse var mı sizce?


    türkiye’nin başını “takiye” yaktı.

    eğer “takiye” geleneği olmasaydı ve akp çıkıp hedefini açık açık söyleseydi, belki bazıları bu hedefe baştan karşı çıkabilecekti.

    ama “değiştik!” dediler. “gömleğimizi çıkardık.” dediler.

    iyi niyetli birçokları da onlara kandı.

    oysa sırtlarındaki bir gömlek değil, onların derisiydi.

    insanlar yılanlar gibi deri değiştirmez. hep aynı deriyle yaşar.


    türkiye’nin içine girdiği “neo islamist” hava, giderek güç kazanıyor.

    düşünün ki camide kalp krizi geçiren “mümin kardeşleri”nin hayatını kurtarmak için bile namazını bozmayan bir imam ve cemaat anlayışıyla karşı karşıyayız.

    türkiye büyük bir süratle orta doğu’ya kayıyor.

    eğrisiyle doğrusuyla, 300 yıllık batılılaşma ideali terk ediliyor.

    göreceksiniz; böyle bir ülkede harflerin latince olması bir çelişki haline gelecek.

    ileride, arapça harflere dönülmesi de gündeme gelecek, tatil günlerinin cumaya alınması da.

    çıkıp istanbul’u bir gezin bakalım: tabelalar eski yazı olsa, gözünüze batar mı sanıyorsunuz?

    http://www9.gazetevatan.com/...
    (itirazım var sayın yönetici, 31.01.2008 10:06 ~ 10:07)
  15. zordur, ışık hızına ulaşmaktan farksızdır. ellerinde yeteri kadar kömür ve bulgur stoğu varken hele bu çok zor olur. kömür dağıtarak insanları ısıtır, 2-3 paket bulgur vererek de halkı doyurabilirler. bazen uzak bir köye gidip ayağında ayakkabası olmayan çocuklara bahşişler verirler. asla ama asla halkın kendisinden soğumasına izin vermezler. arada bir bazı yerel kasabaları gezerler. karşılarına ibneler, tam darağaçlık adamlar çıkar. hem ibne olup hem de nasıl adam oluyor filan diyenlere lafım yok zaten, konuyu dağıtmayın ordan. neyse efendim, bu adamlarla uğraşmak zorunda kalırlar, güvenlik görevlileri müdahele edene kadar onları oyalamak için 'ananı da al git!' gibisinden sözler sarf ederler. haklıdır da tabii! sen kimsin lan g.t. başbakan o başbakan. şeriatın dünya bayiliği' ni satın almış adama sen nasıl böyle şeyler söyleyebilirsin? kafan alıyor mu senin hiç, o boş kafana sokayım senin. bunlar olmasa soğukta bir tarafın donar ölürdün lan.

    gün gelir ülkeyi k.çına kadar satarsın ama halk asla soğumaz senden. doymazsın özelleştirmekten, çalıp çırpmaktan. insan ırkı işte. bizlerde öyleyizdir. doyumsuzluk vardır. lüksün sınırı yoktur. var diyenlere cevap bile vermiyorum. anasını da alıp gitsin onlar.

    bak nazım' a da vatandaşlık veriyorlarmış. ne güzel lan! seviyorum lan sizleri. kadın kollarınıza da üye olacağım sizlerin. beleş türban dağıtıyorsunuzdur umarım!
    (sonra yazsam olmaz mi, 05.01.2009 23:54)
  16. (bkz: floresan)
    (cellman, 05.01.2009 23:55)
  17. soğurlar,soğurlar hatta ileri gidip akpye oy verenlere küfür bile ederler ama seçimlere iki hafta kala bir kilo pirince tav olurlar

    "kendilerince" haklılar

    mıı acaba?!!
    (april1404, 06.01.2009 18:54 ~ 18:55)
  18. akp'nin bölünüp, "biz her kesimi daha bi kucaklıyoruz" sloganıyla daha bi ılımlı islamcı kisveli zartzurt partisinin ortaya çıkmasıyla mümkündür.
    (bkz: change we can believe in)
    (kubelik, 06.01.2009 19:06)
  19. celladına aşık, beyin fonksiyonları kömür karası, besin değeri düşük paketlerle beslenen vitamin fukarası, aydın kisveli fikir fukarası, neo sıfatlı liboş-muhafazakar tayfasını;hülasa bakar kör güruhu silkeleme çabası.

    (bkz: nato kafa nato mermer)
    (azizim, 14.01.2009 03:32)
  20. gereksiz faaliyettir. halkın görme, duyma ve düşünme fonksiyonları yerinde olan kesimi kendiliğinden soğumuştur zaten olup bitenler karşısında. diğerleri ise kömür, erzak vs karşılığında gözünü, kulağını ve beynini kullanım dışı bıraktığından soğutmak mümkün olamaz.
    (arapbebek, 14.01.2009 09:59)
  21. öncelikle marketten aldığımız bir kilo akp yi zeytin yağı dolu bir tasa koyuyoruz -ki daha üste çıkamasın-
    yaklaşık bir saat zeytin yağında bekledikten sonra sersemleşmiş olan akp yi bir güzel durlayıp kömürlerinden arındırıyoruz.eveet .sonrasında zeytin yağının etkisiyle yumuşamış olan baş örtüsünü akp den bir güzel sıyırıyoruz.. eveett. devamında halktan topladığımız bir tas tükmüğe akp yi seriyoruz. napalım tarfi böyle efendim. bekletmeden tuza basıyoruz tükmüğümüzü ki akp nin şerefsizliği, ibneliği, yolsuzluğu difüzyonla suyu yüzüne çıksın. yanlız dikkat edin akp nin baş bölgesine ayriyetten tuz döküceğiz. oranın yoğunluğu biraz daha fazla çünkü. bu sırada şeyini şey ettiğimin şeyi çıkacaktır akp den. telaşlanmayın doğru yolda olduğunuza işarettir bu. şimdide akp yi ordan çıkarıp vatan toprağına buluyoruz ki acısı çıksın böylece. nasıl güzel görünüyor değil mi şimdi..
    eveet. geldik en son aşamaya. bütün bu işlemlerden geçirdiğimiz akp yi direk çöpe atıyoruz. neden mi? çünkü ucuz etin yahnisi yavan olur canlarım..

    yani diyorum ki; bi çuval kömüre, iki kilo makarnaya tav olan halkı sikseniz soğutamazsınız bu koduğmun hükümetinden..
    (lucky strike, 15.01.2009 02:58 ~ 04.04.2009 16:46)
  22. yakında suç kategorisine girerse hiç şaşırmam.
    (nebkheperouri, 15.01.2009 03:01)
  23. suç kategorisine girer mi bilmem ama sevap kategorisindedir. o kesin.
    (albiceleste, 15.01.2009 03:20)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil