belki ilginizi çeker
  1. · to let the funeral start
  2. · depresyondayım playlist
  3. · tonight
  4. · hayat karartan şarkılar
  5. · fevers and mirrors
  6. · haligh
  7. · art arda dinlenirse alkole boğduran şarkılar
  8. · bright eyes
  9. · rufus wainwright
  10. · ağlatan şarkılar
gündem
  1. · demokratik sol halk partisi
  2. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  3. · aşk
  4. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  5. · babaların garip huyları
  6. · apertura 2009
  7. · her yerinden öpüyorum rüştü
  8. · shogun
  9. · oks anneleri

haligh haligh a lie haligh  

  1. bright eyesin ağlatan bir şarkısı.fevers and mirrors albümünün 8. şarkısı,conor oberst'in oha dedirten sözleri:

    the phone slips from a loose grip
    words were missed then, some apology
    ı didn’t want to tell you this
    no, it’s just some guy she's been hanging out with
    ı don’t know, the past couple weeks ı guess
    well, thank you and hang up the phone
    let the funeral start
    hear the casket close
    let’s pin split-black ribbon to your overcoat
    well, laughter pours from under doors
    ın this house, ı don’t understand that sound no more
    ıt seems artificial, like a t.v. set

    well, haligh, haligh, a lie, haligh
    this weight it must be satisfied
    you offer only one reply
    you know not what you do
    but you tear and tear your hair from roots
    from that same head you have twice removed now
    a lock of hair you said would prove
    our love would never die
    well ha ha ha

    ı remember everything
    the words we spoke on freezing south street
    and all those mornings watching you get ready for school
    you combed your hair inside that mirror
    the one you painted blue and glued with jewelry tears
    something about those bright colors
    would always make you feel better
    but now we speak with ruined tongues
    and the words we say aren’t meant for anyone
    ıt’s just a mumbled sentence to a passing acquaintance
    but there was once you

    you said you hate my suffering
    and you understood
    and you’d take care of me
    you'd always be there
    well where are you now?

    haligh, haligh, a lie, haligh
    the plans were never finalized
    but left to hang like yarn and twine
    dangling before my eyes
    as you tear and tear your hair from roots
    from that same head you have twice removed now
    a lock of hair you said would prove
    our love would never die

    and ı sing and sing of awful things
    the pleasure that my sadness brings
    as my fingers press onto the strings
    ın yet another clumsy chord
    haligh, haligh, an awful lie
    this weight will now be satisfied
    ı'm gonna give you only one reply
    ı know not who ı am

    but ı talk in the mirror
    to the stranger that appears
    our conversations are circles
    always one sided
    nothing is clear

    except we keep coming back
    to this meaning that ı lack
    he says the choices were given
    now you must live them
    or just not live
    but do you want that?
    (sercekafasi, 14.03.2005 02:06 ~ 15.04.2006 16:47)
  2. bright eyes adlı grubun kanımca en psikopata bağlayan şarkısıdır. dinleyende uzun süren bir bunalım etkisi yapabilir. kesinlikle ayrılıklar sonrası giden en iyi parçalardandır.
    (guenhwyvar, 01.06.2005 23:25)
  3. "you said you hated my suffering and you understood and you’d take care of me. you would always be there, well where are you now?" kısmı fondip anıdır kanaatimce. elinizde ne varsa dibini görmek istersiniz.
    (neverland, 27.10.2005 23:49)
  4. mutlaka dinlenmesi gereken şarkı. insanın sırf bu şarkıyı daha iyi hissedebilmek için, kendini terkettiresi geliyor..

    (sonradan: giriyi yazdığımda aylardır dinliyordum zaten şarkıyı, şimdi de giriyi yazalı aylar geçti, hala dinliyorum. sıkılmak mümkün değil, ve ısrarla her dinlediğinde tekrar tekrar içini burkuyor insanın)
    (moya the song, 12.04.2006 13:41 ~ 20.08.2006 13:34)
  5. gecenin bir yarısı ya da sabahın köründe, gece alkollü iken ya da sabah yüzünüzde gözyaşları kurumuş haldeyken dinlediğinizde, birilerinin kalbinizi iki yanından kavramış ve son damla kanınızın da akmasını istermişcesine sıktığını hissetiriyor.,
    yud olveys bi der.. vel ver ar yuu naaaooeeewwwwwww dediği an bıçağı içinize sokar.
    di plens ver nivır faynilayzıd bat left tu heng layk yarn en tvays denglin bifor may ays..dediği anda artık nefes alamazsınız..
    (kuzudis, 14.04.2006 09:52)
  6. aynı etkiyi aylarca barındırıyor kendi üzerinde., öyle.,
    (kuzudis, 04.05.2006 00:36)
  7. 23 yaşınızı bulduğunuzda, 20'sinde bu denli duygu yoğunluğunu neredeyse şizoid bi sadırganlık bir o kadar da paramparça kırılganlıkla anlatan bir parçanın bestelenebildiğini farkederseniz, kendinizi bilimum kereste gibi hissedersiniz.

    ders kitabı sözleriyle, bright eyes 'ın 2000 imzalı fevers and mirrors albümünde yine -ve haliyle- conor oberst bestesi olan parçadır. ama hadi şu yaşımdan utandım, bu parçayı böyle tanımlayıvermek resmen ihanet olur.

    istatistik 2 dersini 6. defa -her anlamda- almak için geçirdiğiniz uykusuz gecenin ardından gittiğiniz sınav iyi geçebilir. ama "aaa inmiş lan..ansını satim gözlerim de nasıl yanıyo..uyuyim lan bi kere dinliyip" şeklinde kurduğunuz planlar 1. saniyeden itibaren toplardamarınıza zerk edilmiş 284 saniye/hayat kuvvetindeki bir halüsinojen maddenin beyninizde çınlaması eşliğinde bozulur.

    "gevşekçe tutmaktan kayıverir telefon
    kelimeler eksikti zaten, sonrasında bir kaç özür.
    bunu sana söylemek istememiştim
    hayır, sadece bi eleman
    beraber takıldığı.
    oh, bilmiyorum
    geçen bir kaç haftadır sanırım bu.
    "teşekkür ederim" ve kapa telefonu,
    ağıt başlasın,
    tabutun kapanışını duy,
    kırık siyah kurdelanı da paltona ilikleyelim.

    kahkahalar geliyor kapıların altından
    bu evde anlamıyorum artık o sesi
    televizyondan gelen yapay sesler gibi..

    haligh, haligh, bir yalan, haligh
    bu ağırlık, tatmin edilmeli
    sadece tek bir cevap sunduğun
    ne yaptığını bilmiyorsun

    koparıyorsun, koparıyorsun saç telini kökünden
    bunu iki defa yaptığın aynı saçtan
    bir bukle saç, demiştin,
    aşkımızın asla ölmeyeceğini kanıtlar
    öyle mi, ha ha ha!

    fakat ben herşeyi hatırlıyorum,
    south street 'te konuştuğumuz bütün kelimeleri,
    ve seni seyrettiğim bütün o sabahları,
    hadi hazırlan okula

    o aynada tarardın saçını
    maviye boyayıp, minik mücevherlerle süslediğin saçını.
    o parlak renklerde birşeyler
    seni hep daha iyi hissettirecek

    şimdi yıkık dillerle konuşuyoruz
    söylediğimiz sözcükler
    başkaları için değildi.
    artık bu gevelenen bir cümle
    geçmekte olan bir tanışıklık için
    fakat sen vardın bir zamanlar..

    benim acı çekmemden nefret ettiğini söylemiştin
    ve anlıyordun
    ve beni gözeticektin
    hep yanımda olacaktın
    neredesin şimdi?

    haligh, haligh, haligh, haligh
    planlar hiç sonuca ulaşmadı
    birbirine dolaşmış ip ve sicimler gibi kalakaldılar
    gözümün önünde asılı salınıp duruyolar

    koparıyorsun, koparıyorsun saç telini kökünden
    bunu iki defa yaptığın aynı saçtan
    bir bukle saç, demiştin,
    aşkımızın asla ölmeyeceğini kanıtlar

    şarkısını söyleyip dururken berbat şeylerin
    üzüntümle gelen hoşnutluk
    ve parmaklarım tellere basıyor
    biçimsiz bir molodi daha

    haligh, haligh, berbat bir yalan
    bu ağırlık tatmin olacak
    sana sadece bir cevap vermek istiyorum
    kim olduğumu bilmiyorum

    aynaya konuşuyorum
    gördüğüm yabancıya.
    konuşmalarımız daireler gibi
    hep tek taraflı,
    hiçbirşey açık değil

    eksik kaldığım bu anlama geri gelip durmamız hariç
    seçenekler sunulmuştu dedi
    şimdi de yaşamalıyız onları
    veya yaşamayıverelim..

    peki istiyor musun bunu.."


    daha önce karaciğerinize dokunan bir şarkı oldu mu? evet evet, kalbinize, beyninize, ciğerinize falan değil.. metabolizmanızdaki hiçbirşeyin işlemediğini hissettiniz mi? masum, titrek ve dağılmış frekansların sizi zehirleyişini bizzat saniye saniye izlediniz mi? hem de anlatılanlar size uzak olmasına rağmen.

    bu adamın rahatsız edici ve titrek vokalinin taşıdığı duygu yükü özellikle bu parçada o denli fazla ki onun için yapılan "indie rock 'ın bob dylan'ı" yakıştırması kesinlikle doğru. o zaman bu da "indie rock 'ın one more cup of coffee'si" olmalı.

    sanırım 24. çalışı..

    ..ve bu parçanın bir panzehiri olmalı, eriyecek karaciğerim kalmadı..
    (lefteyenine, 13.09.2006 01:11 ~ 03.05.2007 18:12)
  8. tutulumamış bir sözü aldığınızda yada yaşanılcak denilen şeyleri yaşayamamışsanız, onun yanındayım dediğiniz yerde zaten hiç olamamışsanız... kötü gelebilecek bir şarkı. evet gayet kötü..
    (chladoceran, 13.09.2006 01:24)
  9. kendinizi gayet iyi hissederken sizi bir anda altüst edebilen, gözlerinizi tavandaki belirli bir noktaya dikip saatlerce öyle kalmanıza sebep olan şarkıdır özellikle, bir "hadi canım sende.. güldürme beni.." edasıyla "our love would never die.. well ha ha ha.. " derken çok acıtır çok ağlatır.

    (bkz: http://www.youtube.com/...)
    (touch of pink, 18.09.2006 03:29)
  10. ağız burun dağılana kadar ağlatma kapasitesine sahip yerden yere vuran, acıtan, ipleri koparan şarkı..
    (gudu bet, 18.09.2006 15:04)
  11. solistin sesi vahşi ve yaralı bir hayvan gibi bağırırken sizin aklınıza acıklı,yitik bir aşk hikayesi geleceğine
    soliste oksijen, yetişin düşünceleri benliğinizi kaplıyorsa ne demeli..
    olsa olsa filofobi..
    biraz da amorofobi...
    (tutkuyakar, 21.09.2006 13:10)
  12. ilk dinlediğim anda etkilendiğim, daha sonra aralıksız defalarca dinlediğim şarkı. şarkının sözleri, şarkıcının sesi, müzik kişinin can damarına basıyor adeta. o kadar çok dinledikten sonra bir daha dinlemem herhalde diyordum ki, bu akşam kendimi ilk kez dinliyormuşçasına haligh ı dinlerken buldum ve bu giriyi yazıyorum. kesinlikle çok başarılı bir şarkı.
    (siradisi, 14.12.2006 22:42)
  13. emo türünün en iyi örneklerinden.
    (nitin oldfield, 26.01.2007 19:14)
  14. vokale ağlarken eşlik ettiren şarkı. evet, gerçekten ağlıyor..
    sevgiliye tanıştırlınca mutluyken bile buhrana sokabilecek cinsten bi şey..
    (demli sarki, 03.06.2007 20:40)
  15. son yıllarda dinlediğim en iyi parça.ağlıyor,ağlatıyor pezevenk.
    (abcçdefgğhıijklmnoöprsştuüvyzkızlargeveze, 13.08.2007 16:51)
  16. yapmayın etmeyin kardeşim, dinlemeyin böyle şeyler şeklinde bende uyarma ihtiyacı doğuran şarkıdır başlığı görünce. o kırık dökük erkek sesi, birbiri ardına sıralanan saçma sapan gibi görünen ayrıntılar alır götürür sizi bi yerlere sonra geri dönemezsiniz maazallah.
    (minimoy, 02.10.2007 02:40)
  17. kesinlikle lanet gibi bir şarkı, bir başladınız mı, bi ay gider etkisi, loop sayısını sayamam bile.. hele aylar sonra bir yerde duyup tekrar depreşirseniz, vay halinize.. bu kadar içten sözler ve içten söylemek. zor.


    "..he says the choices were given
    now you must live them
    or just not live
    but do you want that?"
    (huzzud, 19.11.2007 20:13)
  18. bir ferdi tayfur, iki de conor oberst ancak bu kadar ağlamaklı ve acı dolu okuyabilir bir eseri.. ancak sadece vokali değil sözleri de çok iyidir bu şarkının.. arka arkaya 4 defa dinlemek bunalıma sokar, eğer repeat e alıp 6 saatten fazla dinlenilirse bileklerinizi doğramanıza neden olabilir..
    (xzarenqn, 05.12.2007 01:18)
  19. bright eyes'ın yine sözleriyle ve melodisiyle insanı ağlatan hatta vokalistinin neredeyse ağladığı şarkıdır.
    (portakallı haribo mahmut, 03.06.2008 00:53)
  20. insana eziyet eden bir şarkıdır, dinledikçe dinlersin.
    canın acır daha çok dinlersin, dinlersin daha çok canın acır.
    bir gariplik var bu şarkılarda. belki sözlerini anlamazsın, ama seni çok derin bi yerden yakalar, unutmak istediğin şeyleri sakladığın yere gider ve seni sana hatırlatır. hatırladıkça daha çok canını yakmak istersin. sonra bi bakarsın ki sabahın ilk ışıkları olmuş. oturduğun yerde bi paket bitirmişsin. bu duyguyu tattıkdan sonra ufak ufak arkadaşlarını da bulaştırırsın.
    sonra merak edersin, acaba diğer şarkıları nasıl diye? karşına the center of the worldçıkar, arienette çıkar, no one would riot for less çıkar dağılırsın. kalkarsın first day of my life açarsın, four winds açarsın, the calendar hung itself açarsın, lover ı dont have to love açarsın kesmez tekrar başa dönersin! biraz daha araştırmaya başlarsın! coner oberst and the mystic valley band ı bulursun, commander venus ü fark edersin, desaparecidos keşfedersin, en son neva dinova yı bulursun.
    sonra tekrar başa döner, haligh haligh a lie haligh dinlersin! komaya girersin!
    (yazar kafa, 23.09.2008 10:27)
  21. “well, ha ha ha…” dedikçe gerçekleri gözümün önüne seriyor. tabii ben de aptallık var, winamp’in bu şarkıyı çalmasına izin veriyorum.

    susturursam belki daha başka şeylerle oyalanabilirim. gibi geliyor bana.
    (god, 02.10.2008 14:12 ~ 09.10.2009 22:18)
  22. haligh'ın bir özel isim olduğunu öğrenmem kötü bir etki yarattı üstümde
    (goldenbrown, 08.03.2009 17:58)
  23. 1:00 ıle 2:50 arasını mahvetmiş bright eyes şarkısı. zararlı, cidden.

    well, ha ha ha..
    (dushekimi, 07.06.2009 02:51)
  24. ağlatan değil de, ağlayan şarkılar kategorisine alınabilecek bir parça.

    "
    except we keep coming back
    to this meaning that ı lack
    he says the choices were given
    now you must live them
    or just not live
    but do you want that?
    "
    (thedawn, 04.07.2009 15:49)
  25. bazen her şey gözlerinin önündeyken değil de bir şarkıyı dinlerken farkedersin. acıyı.

    (bkz: to let the funeral start)
    (re, 22.07.2009 04:41)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil