tarih sahnesinde, 3 mart 1924'de olmuştur..aynı gün dini eğitim yapan okulları da kapatılmasını şart koşan kanun çıkarılmıştır (yamulmuyorsam şeriye ve erkaf'dı) hatta yine aynı gün tevhid-i tedrisat yasası yürürlülüğe girmiştir..yeni kurulmuş türkiye cumhuriyetinin tarihi açısından baya önemli bir gün olmuştur..
türkiye büyük millet meclisi tarafından 3 mart 1924'de kabul olunan 431 numaralı kanun aşağıdaki gibidir:
madde 1- halifenin görevine son verilmiştir. halifelik hükümet ve cumhuriyetin anlam ve kavramı içinde esasen mevcut olduğundan, hilafet makamı kaldırılmıştır.
madde 2- görevinden alınan halife ve osmanlı saltanatı kökeninden gelen erkek ve kadın tüm kişiler ve damatlar, türkiye cumhuriyeti içinde oturmak hakkından sonsuza dek yasaklıdırlar.bu soya bağlı kadınlardan doğmuş kimseler de osmanlı soyundan sayılırlar.
madde 3- ikinci maddede belirtilen kişiler, bu yasanın yayımı tarihinden başlayarak en geç on gün içinde türkiye cumhuriyeti ülkesini terk etmek zorundadırlar.
madde 4- ikinci maddede belirtilen kişilerin türk vatandaşlık sıfatı ve hukuku kaldırılmıştır.
madde 5- bundan böyle, ikinci maddede anılan kimseler, türkiye cumhuriyeti’nde taşınmaz mal elde edinemezler.
madde 6- ikinci maddede anılan kimselere, yol giderlerine karşılık bir kerelik ve kazanımlarının değeri ile orantılı olmak üzere hükümetçe uygun bir miktar (para) ödenecektir.
madde 7- ikinci maddede anılan kişiler, türkiye cumhuriyeti içindeki tüm taşınmaz mallarını bir yıl içinde hükümetin bilgisi ve onayı ile, elden çıkarmaya mecburdurlar. bu taşınmaz malları elden çıkarmadıklarında bunlar, hükümet tarafından satılarak bedelleri kendilerine verilecektir.
madde 8- osmanlı impatorluğu’nda padişahlık etmiş kimselerin türkiye cumhuriyeti içindeki tapulu taşınmaz malları ulusa geçmiştir.
madde 9- kaldırılan padişahlık sarayları ve kasırları ile bunların bağlantıları içinde bulunan eşyalar, takımlar, tablolar, sanatsal yapıtlar ve diğer taşınır mallar ulusa geçmiştir.
madde 10- padişah malları adı altında olup evvelce ulusa devredilen mallar ile birlikte, kaldırılan padişahlığa ait tüm taşınmaz mallar ve eski hazine mevcutları ile birlikte saray ve kasırlar ve bağlantıları ve arazileri ulusa geçmiştir.
madde 11- ulusa geçen taşınır ve taşınmaz malların saptanması ve korunması için bir yönetmelik yapılacaktır.
madde 12- bu yasa yayımı tarihinden geçerlidir.
madde 13- bu yasa bakanlar kurulu tarafından yürütülür.
halifeliğin kaldırılmasını ilericilik adına yapılmış gerekli ve yerinde bir devrim olduğunu düşünüyorum. tbmm böylece yönetme gücünü başka bir makamla paylaşmamış ve son yıllarda yararından çok zararı dokunan, milletin ve ülkenin çağdaşlaşması yönünde yapılacak olan atılımların önünde köstek olma ihtimali gittikçe beliren bu makamı ortadan kaldırarak gerekli devrimlerin yapılmasında büyük bir adım atmıştır.
saltanatın kaldırılmasıyla tbmm şer'iyye vekaleti ülkeyi terkeden padişah vahdettin'i azlederek yine osmanlı hanedanından olan abdülmecid efendi'yi hilafet makamına atamıştır. o zaman ki hükümetin saltanat ile hilafeti beraber kaldırmamasında ki en büyük etken, kurtuluş savaşı mücadelesi sırasında ülkeyi düşman işgalinden kurtamanın yanında aynı zamanda hem halife hem padişah olan vahdettin'i kurtamanın da amaçlardan biri olmasıdır diye düşünüyorum. milli mücadeleye girişirlerken mustafa kemal ve arkadaşları o dönem halifeye(padişaha) bağlı anadolu halkının gücünü arkasına almak için hilafetin ve saltanatın da tehlike altında olmasından faydalanmış. daha sonra bu gücü kendisine veren halka padişah'ta bulunan egemenlik hakkını halka vererek halkı ödüllenmiştir.
abdülmecid efendi* halife seçildikten sonra tbmm tarafından kendisine söylenen bir takım kurallara uymayıp saltanatı hatırlatacak tutumlarda bulunmaya başlaması, halife etrafında saltanat yanlısı yazar, asker ve sivillerin giderek çoğalması yeni kurulmuş türkiye cumhuriyeti'nin başını ağrıtacağa benziyordu. nitekim bazı müslüman devletlerin başkanlarının da halifeyi kabul ettiklerine dair mesajları abdülmecid efendinin kendisini islam dünyasındaki devletlerin başıymış gibi davranmaya başlaması, hindistanda birinci dünya savaşı sırasında ingilizlerden maaş alarak osmanlı devleti ve onun cihad ilan eden halifesi aleyhine konuşmalar ve yazılar yazan ağa han ve emir ali'nin halife'nin siyasi durumunun korunması yönünde ismet paşa'ya yazdıkları mektubun daha paşaya ulaşmadan hükümet aleytarı olan tevhid-i efkar gazetesinde yayımlanması halifelik makamın artık tam anlamıyla habis bir urdan başka bir şey olmayan ülkenin başına dertler açacak olan bir makam haline geldiğini gözler önüne sermişti. daha önce saltanatla bir olan halifelik makamı ingilizler tarafından daha önce sömürgelerinde çıkan bağımsızlık hareketlerini durdurmakta kullanmış, yeni kurulan ve çağdaşlaşmak için çabalayan yeni türkiye cumhuriyeti'ni kaos ve iç savaş ortamına sokmak için maaşlarını ödeği sunni mezhep ile alakalı olmayan iki kukla müslüman şeyhi yoluyla elinden geleni yapma yoluna itmiş olmalı.
mustafa kemal hilafetin kaldırılması yolunda önce askerlere danışmış olumlu tepki alınca da halk fırkasında görüşmüş ve sonra da tbmm'de alınan bir kararla hilafeti kaldırılmıştır. hilafetin kaldırılmasının yanında osmanlı hanedanlığına bağlı kişiler daha sonra bir saltanat iddiasında bulunmamalrı için ülke dışına çıkarılmış, şer'iyye ve evkaf vekaleti kaldırlarak yerine diyanet işleri vekaleti ve vakıflar genel müdürlüğü kurulmuştur. eğitim ve öğretim tevhid-i tedrisat kanunuyla birleştirilmiş, okullar milli eğitim bakanlığına bağlanmıştır.