belki ilginizi çeker
  1. · aşk ı memnu
  2. · mai ve siyah
  3. · kırık hayatlar
  4. · bir ölünün defteri
  5. · mai ve siyah
  6. · ölümsüz eserinden
  7. · yüzüklerin efendisi nin kitap haline getirilmesi
  8. · halit ziya uşaklıgil
  9. · aşk ı memnu
  10. · edebiyat ı cedide
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · galatasaray
  2. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  3. · marjinal isim meraklısı aile
  4. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  5. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  6. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  7. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  8. · ismail yk
  9. · halil

halid ziya uşaklıgil*  

  1. servet-i fünun romancılarındandır. nevruz, hizmet ve ahenk gazetelrini kurmuştur.türk edebiyatına değerli eserler bırakmıştır (bkz: aşk-ı memnu) fransızca, ingilizce, almanca, italyanca, arapça ve farsça bilirdi (bkz: proficiencyi geçememek)
    (smyrna, 03.01.2005 09:33)
  2. edebiyatımıza birçok katkısı olmuş servet-i fünün yazarlarındandır..batılı anlamdaki ilk romanımız olan mai ve siyah ı da o yazmıştır..dönemin istibdat dönemi olması,hastalık derecesine varan aşırı hassasiyetlik karamsar bir havayla yazmasını sağlamıştır..bu sadece halid ziya yı değil,hemen hemen o dönemdeki tüm servet-i fünuncuları etkilemiştir..1865 te istanbul da doğdu..tüccar olan babasının işlerinin bozulması üzerine izmir e yerleştiler..burada rahipler okuluna devam etti..batı kültüründen olan insanlar arasında yetişmesi,batıyı daha iyi kavramasını sağlamıştır..fransızca yı iyi bir şekilde öğrenmiş,o yaşlarda eserler okumaya ve etkilenmeye başlamıştır..izmir de tevfik nevzat ile 1884 te nevruz dergisini,1886 da hizmet gazetesini çıkarmıştır..ilk romanlarını bu gazetede yayımlar..reji idaresinde başkatiplikle istanbul a döner..mehmet rauf,rıza tevfik gbi isimlerle dostluk kurdu..1896 da edebiyat-ı cedide topluluğuna katılarak servet-i fünun dergisinde kendisine geniş ün sağlayan romanlarını yayımladı..eserlerinde toplumsal ve ahlaksal kaygıdan çok,sanat kaygısı ön plandadır..hayattan aldığı konuları hayal gücüyle besleyerek aktarır..yaşamın gerçekliğini sanatsal gerçekliğe dönüştürür..toplumsal meselelere eleştirel bir bakış getirememesi dönemin baskıcı rejiminden dolayıdır..ömrünün son yıllarını yeşilköy de anılarını yazarak geçirir..
    (baldaki tuz, 04.01.2007 03:04)
  3. servet-i fünun edebiyatının tevfik fikret ve cenab şahabeddin'le birlikte en önemli şahsiyetlerinden biridir. modern türk romanının babası olarak kabul edilir. "mai ve siyah", "aşk-ı memnu" en önemli eserleri arasında sayılabilir. "mai ve siyah" romanıyla servet-i fünun edebiyatının beyannamesini yayınlamak istemiş gibidir. bu romandaki başkarakter ahmet cemil, servet-i fünun edebiyaçısının bir prototipi niteliğindedir. 100 yaşını çoktan geride bırakmış olan ünlü romanı aşk-ı memnu ise çok şöhret bulmuştur. sultan abdülhamid'in tahttan indirilmesi ve yerine kardeşi reşad'ın geçmesiyle halid ziya da saray'a girmiştir ve sultan reşad'ın mabeyn başkatibi olmuştur (bugünkü anlamda cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürü). bu vesileyle sultan'ın çok yakınında bulunmuş olan halid ziya, sonraki yıllarda hatıralarını "saray ve ötesi" ismiyle kitaplaştırmış, bu ilginç padişahı ve saray hayatını tüm ayrıntılarıyla anlatmıştır.

    halid ziya hikayeleriyle de tanınan bir yazardır. "kırk yıl" ise onun bir diğer hatıra kitabının adıdır. çok geniş kültürü ve giyim kuşam özeni ile bilinen yazar, ömrünün sonuna kadar yeşilköy'de oturmuştur.
    (mümtaz, 26.03.2007 09:54)
  4. mai ve siyah, aşk-ı memnu önemli romanlarındandır. kırk yıl, saray ve ötesiadlarında gezi yazıları vardır.
    (cosette, 29.12.2007 00:53)
  5. özellikle aşk-ı memnu eserini o dönemin istanbulluları tarafından eleştirilen servet-i fünun dönemi yazarıdır.gerçek istanbul insanına ulaşamadığı konusunda eleştiriler yapılmış olsada kurgu konusundaki başarısı bu eleştirileri geri planda bırakmıştır.başlangıçta ahmet mithat efendi' ye özenmiştir.u sebeple mai ve siyah romanında tanzimatçıların romantizmi yer yer görülür.bu nedenle realizim etkiseyle yazdığı ilk eser aşk-ı memnu'dur.kendisi mensur şiir türünde de eserler vermiştir kisarı gül isimli mensur şiiri okuyanı hayran bırakacak türdendir.bu kısacık metinde bile ne kadar başarılı bir yazar olduğu görülür.

    sarı gül
    gözlerin elindeki güle dikilmişti,parmakların aheste aheste yaprakları koparıp rüzgara veriyordu
    seni seyrettikçe kalbimde hüzünler hissediyordum.şu anda hayalhanenin acı acı fikirlerle meşgul olduğundan emindim.yapraklar bitinceye kadar hiç tavrını ve meziyetini değiştirmeyerek hazin hazin sükut ediyordun.lakin son yaprak son metanetini mahfetti birdenbire gözyaşın hasıl oldu.
    ağladın şimdi toprakta konuşmuş başını sineme dayadın hüngür hüngür ağladın.
    bende ağlıyordum.senin ağlayışına ağlıyordum.senin gözlerin sükut etti lakin benimkiler devam ediyor.
    o zamandan beri sarı gülleri görmesini arzu etmem,çünkü en kıymetlisini mezara gömdüm.

    halit ziya uşaklıgil
    (merlot, 08.03.2009 18:28)
  6. aşk-ı memnu adlı ölümsüz eserinin ne hale geldiğini ve hakkında ne geyikler çevrildiğini biliyorsa mezarında ters dönmüştür diye düşünüyorum.
    (les hurlements de sharapova, 26.09.2009 13:36)
  7. türk edebiyatına yaptığı büyük katkıların yanı sıra türk televizyonuna da katkısı büyük olan romancılarımızdandır.şu sıralar meşhur olan aşk-ı memnu adlı dizisi daha öncesinde 1974 yılında trt’de yayınlanarak türk televizyonlarında yayınlanan ilk yerli dizi olma özelliğini kazanmıştır.6 bölümden oluşan diziyi halit refiğ yönetmiştir.
    (şafak harekatına hazır mısın asker, 26.09.2009 13:47)
  8. yazdığı roman, yerli dizi halinde şoför bahçıvanı, bahçıvan uşağı, uşak(behlül) önüne geleni şeklinde ölümsüzleşmek üzere olan dizinin kitabının yazarı.
    (tükenmezkalemsilgisi, 26.09.2009 14:27 ~ 14:28)
  9. behlül karekterini oluştururken eminim ki dövmeli bir behlül betimlemesi yapmamış yazardır.
    o ne lan öyle. adam sanki norveçli metalciler gibi.
    (not yet, 27.09.2009 16:48)
  10. romanlarında genellikle aydınlara seslenen, ağır bir dil kullanan, realizm akımından etkilenen, sanat sanat içindir anlayışını benimsemiş olan üstad. uşşakizadeler ailesinden gelmektedir.
    (lapatos piços, 18.10.2009 02:14 ~ 02:14)
  11. mezarında rahat mıdır acaba diye düşünmekten kendimi alamadığım yazar kişi.

    cidden, şu an mezarından çıksaydı ne derdi acaba? önce romanının içine ettikleri için bu dizinin oluşmasında emeği geçenlere mi yoksa reyting uğruna romanı katleden senaristlere mi teşekkür ederdi.. halid ziya geleceği görebilseydi acaba aşk-ı memnu yu yayımlar mıydı ya da bilmem kaç yıl sonra aşk-ı memnu denince kendisi değil de kıvanç tatlıtuğ’un, beren saat’in akıllara geleceğini bilse bu romanı yazmak ister miydi? ne yalan söyleyeyim bunu benim yazmama rağmen bana gelip aşk-ı memnu desen benim de aklıma gelecek ilk isim halid ziya uşaklıgil olmazdı. bu da aslında durumun ne kadar vahim olduğunun kanıtıdır.

    acaba halid ziya yarattığı bihter karakterinin ileride mini cooperlara, jaguarlara bineceğini, her saniye tasarım kıyafetlerle dolaşacağını, iphoneunu falan ortalığa fırlatacağını tahmin edebilir miydi? hele romanında yazdığı behlül’ün bir gün kırmızı taytla ortalarda dolaşacağı aklının ucundan geçer miydi? acaba onun hayalindeki behlül saçlarını topuz yapan, dövmeli, fred perry giyinen bir adam mıydı? en çokta adnan’ın bihter’e tecavüz edeceğini duysa ne derdi çok merak ediyorum.
    her gün gazetelerde aşk-ı memnu isminin geçtiğini fakat halid ziya uşaklıgil den bir kez olsun bahsedilmediğini bilseydi ne yapardı? milyonlarca kişinin aşk-ı memnuyu dalga konusu haline getirmesine ne tepki verirdi? bütün bir yaz boyunca aşk-ı memnu dizisindeki sevişme sahnesinin konuşulduğunu bilse, yok yastıktı yok bilmem neydi diye aşk-ı memnu ismi duyulduğunda akıllara ilk ahlaksız, terbiyesiz kavramları geleceğini bilse ne yapardı acaba?
    halid ziya uşaklıgil için en acı durum ise şu olmalıdır.. kitapçıda kendisine ait olan romanı görünce “aaa aşk-ı memnu nun kitabı çıkmış kızz” diyebilen insanların var oluşu.

    peki yapımcılar, senaristler, dizinin içinde olanlar size sesleniyorum.. romanla isimler dışında alakası olmayan bir dizinin başında “halid ziya uşaklıgil’in ölümsüz eserinden” yazması sizi rahatlatıyor mu? ne var canım halid ziya bize teşekkür etmeli biz olmasak romanı çoktan unutulmuş gitmişti diye mi düşünüyorsunuz? evet halid ziya yaşasaydı eminim size romanını beren saatle kıvanç tatlıtuğun sevişmeleriyle ölümsüzleştirdiğiniz için çok teşekkür ederdi. buna eminim.

    senaristler ne düşünüyor acaba? reyting uğruna başrolleri öpüştürüp, seviştirerek, sırf entrika olsun diye saçma sapan olaylar yaparak halid ziya uşaklıgil’in eserini mi ölümsüzleştiriyorlar? gerçi bunun farkına varmış olacaklar ki birden bire diziyi romana göre bitirme çabası içine girdiler.. peki en baştan neden düşünmediniz, neden bu dizi “yasak aşk” değil de “aşk-ı memnu”? böyle olunca daha mı ilgi çekici oluyor?

    şuanda yazar bilgilerimi bir inceleseniz bana bunları sen mi yazıyorsun demeniz çok doğal. çünkü sanatımın doruk noktaları, en sevilen eserlerim falan hepsinde aşk ı memnu yu görmeniz mümkün. hepside dizi hakkında, halid ziya uşaklıgil hakında değil.. gerçekten kendimden utandım. evet, her hafta aşk-ı memnu dizisini izleyen bir insan olarak kendimden çok utandım! halid ziya uşaklıgil’e yapılan bu büyük haksızlığın içinde ben de yer aldığım için gerçekten çok utandım. bu giriyi vicdanımı rahatlatmak için falan değil gerçekten bunu düşündüğüm için, çok içimden geldiği için yazdım.

    reşat nuri gültekin, orhan kemal hepsine çok üzülüyorum ama en çok halid ziya uşaklıgil'e çünkü aşk-ı memnuyu izliyorum ve bu romanı diziye çeviren insanlar kadar bende suçluyum aslında.

    senden çok özür diliyorum halid ziya uşaklıgil, gerçekten..
    (biztemetersiz, 09.11.2009 16:23 ~ 16:25)
  12. hakkı devrim tarafından zibidi diye tanımlanmış yazar. (bkz: disko kralı)

    birebir hatırlamıyorum ama şöyle birşeydi sanırım;

    aşk ı memnu dizisinin bahsi geçtiğinde hakkı bey;

    ''zibidi'nin biri bir kitap yazıyor efem.. yok adam yengesini düdüklüyormuşta ....'' okan bayülgen ise araya laf karıştırıyor tabi hemen.

    (bkz: düdüklemek)
    (bkz: aşk ı memnu)
    (bourka, 09.11.2009 17:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil