ankara'da yeni bi melih gökçek dönemi yaşamak zorunda bırakılmamızın tek nedeni i.melih gökcek'e oy veren insanlar değil sadece.ilçesinde chp'ye oy verip, büyükşehirde karayalcını beğenmediği için oyunu mansur yavaşa veren insanlardır.türkiye genelinde mhpnin aldığı oy oranına bakın, bi de ankara da masur yavaşın aldığı oy oranına.
türkiye genelinde %16 oy alan mhp, ankara büyükşehirde mansur yavaşın sayesinde %27 oy aldı.arada %11lik fark var.
yani diyeceğim şudur ki i. melih gökcek'e oy hala oy verenlere zaten diyeceğim tek laf yok, akıllanmaz onlar.ama ya chp'li olduğu halde mansur yavaş a oy verenler.
seçim bir yerde stratejidir.ankarada ya gökcek ya karayalcın alacaktı.ona göre düşünüp en azından i.melih gökcek'ten kurtulmak için ne olursa olsun karayalcına oy verilmeliydi.karayalcın her halükarda i.melih gökcek'ten daha iyi bir adaydı.
doğru yapandır.
ekmek belediyeden,
su belediyeden,
yiyecek içecek belediyeden,
yakacak olarak kömür belediyeden,
kullanılan elektrik desen, kaçak...
seçmen olarak nitelendirdiğiniz insanlar da beleşçiliğe alıştığı için, oyların melih gökçek'e gitmesi gayet normaldir. bu durumu şöyle açıklayabiliriz;
insanın yapısında minnettarlık denilen bir duygu vardır. peki politika nedir? şudur; bol keseden yardımları dağıt, sonra oyları topla. 2008 yılında 400.000 koli yardım yapılmıştır. bu sene de toplamda 350.000 koli yardım yapılacaktır..
şimdi sonuca geliyoruz;
peki, bu kadar yardım yapılan insanlar minnettarlığını nasıl gösterecek? melih gökçek için ne yapacak da içi rahat edecek seçmenlerin? sandık başına gittiğinde gülerek,
adalet ve kalkınma partisi'nin hemen altındaki yuvarlağa evet oyunu basarak.. işte bütün olay bu..
(night, 30.03.2009 17:22)
dün gece msn listemdeki bir ankaralı arkadaşın iletisinde ettiği bedduanın tutmasını engellemiş kişidir.tayyibin kafası bir tane melih gökçek e oy veren mi dedi birisi?
(bkz:
melihe oy verene tayyibin kafası girsin)
kendini akıllı sanan bir grup insandır. kılıçdaroğlu herşeyi ortaya döktü daha dökülmeyen neleri var kim bilir. ama bu kimsenin umrunda değil, yapışın siz akp'nize , körlüğün de bu kadarı olur dedirtiyorsunuz bize.
melih gökçek gitsin istiyorduk. ama
ankara gibi bi yerde, zamanında
dtp ile apaçık işbirliği içinde olan birinin başkan olmasını istememek ne kadar saçma olabilir ki?
mansur yavaş yine de alması gerekenden az oy aldı. zira, mufazakar kesim, nasıl olsa mansur yavaş kazanamaz, en azından karayalçın gelmesin diyerek yine oyunu
melih gökçek'e verdi. gökçek bu durumu daha önceki seçimlerden de bildiği için, yarışın kendisi ile karayalçın arasında geçeceği vurgusunu yaptı sadece. ki bu durum bile
mansur yavaş'ın oylarını kesmeye yetti.
hala i. melih gökçek'e oy veren ankaralı yaptığının farkına vardı. ama artık çok geç...
belki de siyasi istikrardan yana olan ankaralıdır. (bkz:
birşeylere inanmak istemek)
yarışma sonunda teklifleri
* * kabul etmeyen, kutusunda ısrar edip içinden çıkan gökçekle evine dönen ankaralıdır.
(bkz:
ankara yokum diyoooor...)
sanırım biraz daha kazıklanmak isteyen, verdikleri paraların ankaraspor için transfer yapıldığından haberi olmayan ankaralıdır.
uzaylı olduğunu düşündüğüm bir güruhtur. ulan adamlar sanki ankara'da yaşamıyorlar, götündeki donu bile almaya meraklı bu adamın hala seni yönetmesine izin veriyorsan sendeki aklın zaafiyetinden şüphelenirim ben. ama bence olay görsele bakıyor dostlar, i.melih yıllardır temelleri su altında çürümeye yüz tutan metro inşaatlarının iyiden hallice noktalarından çektirdiği, biraz da fotoşoplattığı dev posterlerle metro altına açtığı o sergiyle işi bitirdi. ben hatırlıyorum bu posterlerin önünde durup saatlerce inceleyip sonra da bir bok anlamış gibi "işte icraat adamı böyle olur" diyen teyzeler vardı. halbuki teyzem nerden bilsin o metro inşaatlarının gerçek halinin içler acısı olduğunu, açılması için bir ihaleden daha fazla şeye ihtiyaç olduğunu. ama bilsin kardeşim ankaralıysan bileceksin yoksa bilemediğin zaman işte olanlar ortada. bir dönem daha bu herife katlanmak zorundayız, bir dönem daha onun saçma sapan üst geçitlerine, içinde yeşil barındırmayan taş parklarına, yüzündeki o gıcık "nasıl götürüyorum ama" temalı sırıtma ifadesine, imardan anlamayıp da eline yüzüne bulaştırdığı projelerine katlanmak zorundayız.
not baremi: allah aşti taksicilerine kolaylık versin, bir 5 sene daha haraç vermek durumunda kalacaklar bu adama.
otobüsün arka tarafının dolmadığına inanan muavin gibi ısrarcıdır kendileri.
aynı zamanda gamsızlardır.yürüdüğü kaldırımların berbatlığını,bitmeyen metro inşaatlarının pisliğini,arabalarının içine sıçan yolları,bozuk ve milattan önce üretilen hala da yeni olduğu söylenen otobüsleri görmeyen ama iki tane parkla ankara'ya hizmet yapıldığını savunan ankara'lıdır.
leş gibi kokmaya da alışkındır susuzluk sorun değildir.kızılay'ın içler acısı haline de hiç aldırmaz kendileri.
hırsızlığı doğal olarak karşıladıkları da ortadadır.
büyük ihtimalle yurt dışına hiç çıkamamış, kenya'nın başkentini bile görmemiş, kendi yaşadıkları şehirle karşılaştırmamış başkentli vatandaşlarımızdır.
melih gökçek ten memnundur. soygundan memnundur. yolsuzluktan adam kayırmadan memnundur. sadist de olabilir.
"oyum boşa gitmesin, kötünün iyisi" nidalarıyla murat karayalçın'a oy veren insan tipinin bir başka versiyonudur.
tarih 30 mart 2009, yerel seçimin ertesi günü.
ankara metrosunda okula gidiyorum. metroda onlarca insan var. hepsinin gözlerinin içine bakıyorum, hangi partiye verdiğini gözündeki ışıktan anlamaya çalışıyorum...
birkaç öğrenci var. sohbet ediyorlar. yok bunlar değildir, izmir'de öğrenciler 0,67 kuruşa metroya otobüse binip, üstüne 1,5 saat boyunca sınırsız bir şekilde bedava yolculuk ederken, bu öğrenciler vermemiştir akp'ye, gökçek'e...
bir amca, bastonuna yaslanmış, 60 yaşlarında. sıkıntılı bir ifadesi var. yok o da vermemiştir, büyükleri bu ülkenin ne şekilde kurulduğunu anlatmışlardır ona, bu ülkenin yiyicilere değil çalışacak adamlara ihtiyacı olduğunun bilincindedir muhakkak...
genç bir adam, takım elbiseli. belli ki önemli bir mesleği var, belki bankacı, belki de büyük bir şirkette çalışıyor üst düzey bir konumda. yok yok, o da vermemiştir. onun aldığı eğitimi avrupa'da alanlar işe özel arabalarıyla giderken, o metroda sürünüyor, vermemiştir...
giyiminden köylü olduğu belli bir kadın var, altında şalvarı, başında yemenisi. o da vermemiştir. kömür, bulgur nereye kadar? ihtiyacı olan iş. belki bir de eşine bir iş. ev kirası, yakacak parası, mutfak harcaması... bir de çocuklarını okutacak. bunları yapamadığı belli şu haliyle. o zaman o da vermemiştir...
metrodan iniyorum, okula doğru yürüyorum. karşıya geçeceğim, bir araba geliyor, içinde bir adam ile bir kadın var. kadın muhtemelen karısı. adamın sakalları göğsüne inmiş, yaşı 60'ın üzerinde. yanındaki kadın çarşaflı. araba son model bir 4x4. bütün cakasıyla geçip gidiyor. kimse farketmiyor, benim dışımda. o da vermemiştir akp'ye oy. zira evinde doğalgazı vardır muhtemelen, yaz için de kliması. neyine gerek kömür? ayrıca bulgura da ihtiyacı yoktur onun, evinde en kalitelisinden pirinci pişerken. vermemiştir tabii, niye versin ki? lise mezunu oğlu müdürlük dururken, müdür yardımcılığını almıştır koskoca şirkette, niye versin oyunu o adama? kendisi 5 yıldızlı haremlik selamlık otellerde sürterken, dubai'de tatil yapan adama niye versin ki oy? o da vermemiştir.
ben verdim oy. daha doğrusu ankara'da oy veriyor olsam verirdim. zira ben 3 yıl sonra gideceğim buradan, arkama bakmadan. hakettiği gibi yaşayan insanlara hak ettiklerini vermek için gökçek'e oy verirdim ben. hiç de gocunmazdım...
(phoarbix, 30.03.2009 18:09 ~ 14.11.2009 00:59)
melih gökçek in pisliği içinde boğulursunuz inşallah. aç kalır, işsiz kalıır, yinede kendinizi hiç pahasına satıp oy vermeye devam edersiniz inşallah...bir ülkenin başkentinde, böyle insanlarla yaşadığım için gerçekten utanıyorum...ve ne yazık ki nasıl oluyorda oluyor diye aklımı aldıramıyorum. hani ankara memur kentiydi? benim memurum, devlete çalışan vatandaşım bu kadar mı aptal, bu kadar mı akılsız. inanamıyorum. kuraklıktan, susuzluktan, hava kirliliğinden beyinlerinin içi çürümüş ankaralılar bunlar.
artık melih gökçek bu gruba ne yapsa hakkıdır, donunuzu da alsa oy verirsiniz demek geliyor içimden ama demiyorum.
doğalgaz sayaçlarının bi 3-5bin dolar daha pahallı satılabileceğine işarettir.
bir kere, iki kere , üç kereden bişey anlamadık. dördüncü kez zikilelim bakalım nasıl olacak diyen, ankaralı.
gelir gelmezde bu yapılmaz ki ama;
(bkz:http://www.haberturk.com/haber.asp?id=137607&cat=200&dt=2009/03/30 )
(persa, 30.03.2009 18:45)
''madem sol parti istemiyordun e benim güzel ankaralım bari
mansur yavaşa
* verseydin oyunu.'' dedirten ankaralıdır.
kendilerine herşey müstehaktır, her halk hakettiği şekilde yönetilir gökçek de kendi seçimleridir.