güzel çocuktur, kafası sevilesidir.
biraz da yalnız bir çocuktur ya da o gün yalnız kalmıştır. ama yine de kendi mükemmel hayal dünyasını yaratmıştır. almıştır eline arka tekerleği çıkmış, demiri gözüne 'ha girdi ha girecek' şekilde duran kamyonunu...yatmıştır halının üzerine...bacaklarını da bir ileri bir geri havada oynatarak halının geniş kenar bantlarını yol olarak hayal etmiştir. ''rınnn rıınnn'' diye sesler de çıkarmıştır.
sonra bakmıştır pencereden dışarı...görmüştür top peşinde koşan çocukları...özenmiştir onlara...ve sonra devam etmiştir halıyı otoban olarak kullanmaya...
bir sürü minik arabasını o halının motifine güzelce yerleştirir önce..
trafik polisi olacak olan bir kaza yaratır hayalinde..ortada bir araba kalabalığı olur..modiften dışarı çıkmayacak şekilde trafiği açmaya çalışır..sürekli bir korna sesi vardır ağzından çıkan..düüüüüt düüüütt! sonunda trafiği çözer ama..
mühendis olacak olan halının başında sonuna (a noktasından b noktasına) en optimum şekilde giden yolu yani motifi bulmaya çalışır..gerekirse off-road yapar, aralardan kestirmelerde..vardığı zaman o b noktasına, geriye doğru otobandaki sıkışmış trafiğe bakarak tebessüm eder..
doktor olacak olan ambulansına a-iiii, a-iiiiii diye sesler çıkararak yol açtırtır..halı üzerinde bile o adrenali yaşar, heyecandan minik kalbi küt küt atar..hastası ölmesin, hatta kimseler ölmesin diye çabalar durur..
asker olacak yok kenarına plastik askerlerini dizer..hayali bir kontrol noktası yaratır, gelen geçenleri kontrol eder..halkının güvenliğini düşünür..bir sürü asker yeşili kamyoneti olur bu miniğin..oyun sırasında hiç gülümsemez..
* * *
şuan içimizdeki çocuktur bu minik..
(zeus, 09.04.2007 16:34 ~ 10.04.2007 01:12)
halıya dünyayı sığdırabilecek hayal gücüne sahip çocuktur. hem de öyle bir hayal gücü ki halıyı otoban yapmakla kalmaz eldeki her türlü eşyadan toplu taşıma aracı meydana getirebilme yetisini de beraberinde barındırır. kah zavallı çocuğun yalnızlığına delalettir, kah havanın kapalı olduğuna. kimi zamansa ceza olarak çocuğu dizinin dibinde oturmaya zorlayan annenin varlığına. en son durumda aslında bir nevi isyandır bu. evet belki dışarda arkadaşlarıyla özgürce oynaması yasaklanmıştır çocuğun ama televizyon kumandasını halının şeritleri üzerinde "düüüt düüüt" diye gezdirmesini engelleyebilirler mi ?
(uncle, 09.04.2007 23:57)
pantolonlarının dizlerini sıklıkla eskitecek, bu pantolonların daha sonra başarısız şort dönüşümlerinin yolunu açacak çocuktur. çocuk kotu ve eşortmanı sektörünün dönmesinin bir numaralı sebebidirler.
ayrıca o oyuncak arabalarının hepsini yarıştırır ama hep en sevdikleri arabayı birinci getirirlerdi. trt ekranlarında şu anda anımsayamadığı ralli görüntüleri eşliğinde yaparlardı bunları.
sokağa çıkamayacak yaşta olabilir...kız arkadaşlarıyla evcilik oynamayı manasız bulan bir kız çocuğu olabilir...
halının en geniş kenarlığını damperli kamyon için kullanır...köşeyi dönmek,o uygun açıyı yakalamak için 1 saat uğraşabilir...
günün birinde gerçek bir otobanın ortasında tek başına kaldığını ve geçen arabalardakilerin, hiç de öyle olmamasına rağmen, hakkında kimbilir neler düşündüğünden yanından hızlıca geçmesini görecek yaşa geldiğinde yani hayatı gördüğünde tekrar eski, hayallerindeki otobana dönmek isteyecek çocuk...
(bkz:
oh yalnız değilmişim)
birde; kaset kutularından otoban, ana yollar ve tali yollar yapan versiyonu vardır, bu çocukların. lakin o yollardan arabayı biraz hızlı geçirince, o kaset kapakları devrilirdi ya, ona pek sinir olurdu bu çocuklar .
hayır ben değil, bir arkadaş.
(solti, 10.04.2007 01:13 ~ 01:13)
bu çocuk genellikle erkek olup sokakta oyun oynama gibi bir imkanı olmayan çocuktur, yaratıcıdır. aynı zamanda kapı eşiklerine tırmanarak gelecekte spıderman ya da nasuh mahruki olmaya aday çocuktur..
bazen bu çoçuk araba yerine burnunu halının kenarını sürtmek suretiyle kendine araba misyonu yükleyebilir. bu yetmezmiş gibi burnunun üstündeki derilerin olay anında yüzülmesi ve ertesi gün kabuk tutmasıyla desenli burunum oldu diyecek kadar da yaratıclıkta sınır tanımayacaktır. büyüyünce yeni ve gereksiz buluşlara imza atması beklenebilir kendinden.
(deulu, 10.04.2007 18:56 ~ 18:56)
erkek çocukları genelde ilk trafik eğitimlerini ı halı kenarlarında eldeki imkanlar ölçüsünde kimi zaman boş bir kutu kimi zaman ise oyuncak arabayla bol ses efektleriyle alırlar. özellikle halı kenarlarındaki 90 derecelik dönüşlerde sıklıkla virajı alamazlar ve otobandan dışarı uçarlar. bu oyunu oynayan çocukların ilerde trafik canavarı olma ihtimalleri diğerlerine nazaran daha çoktur.
halının ortasında yol olmaması nedeniyle bazen kendi kendine sinirlenen, daha güzel bir yol isteyen çocuktur.
aynı zamanda, halının ortasına legolardan evler, çeşitli oyuncaklardan köy, kasaba yapan çocuktur. otoban da bu oyun sahasının çevresinde dolaşır.
o çocuk ki; yuvarlak halıda ortaya leğen koyar, kendince fıskiye süsü vererek göbekte tur atar.
aferin çocuk, derdi gazi görseydi. yaratıcılığı eğitimle köreltilmemiş çocuktur. bir de o otobanda seyir halinde olan araçlarıysa gömlek düğmesinden ve kibrit çöpünden tahayyül edeni vardır, heba olup gitmektedir şimdilerde.
köşelerdeki doksan derecelik virajlarda başlar
drift alışkanlığı.
halının dışını deniz olarak kabul eden çocuktur. bazen halıyla yakın bir paspas arasına koyduğu cetveli köprü olarak kullanandır. yorgandan dağ, üzüm çöpünden ağaç yapandır.
ortasında da çizgiler bulunan bir halı ile değmesin keyfine moduna geçebilecek çocuktur. zekidir, çeviktir, akıllıdır.
halıya adım atanlardan kgs kartı sormaya başladığı gün dur denmelidir işbu çocuğa.
halının kenarındaki motiflerle ve kuşbakışı bakmanın verdiği avantajla ilgili olsa gerek, park yetileri erken gelişen çocuktur. yaşı ilerleyince de ister gerçek hayatta ister sanal sitelerde bu park oyununa devam eder.
(bkz:
http://www.freewebarcade.com/...)
halının kenarlarındaki püsküller oyuncak arabasının tekerleklerine dolanıp da kimiler kopma aşamasına ya da yıpranma aşamasına gelmişse annesinden dayak yiyecek çocuktur.
bazı bazı gaza gelip arabaların
turbolu jet hızlısında gitmelerinide sağlar.
aynı çocuk, arabasının tekerleklerine kolonya sürüp, arabanın gidiş yolunu da kibritle harlayıp ortamı özel efekte boğmuştur. halı püsküllerine dikkat etmeyenler ise anneleri tarafından boğulmuştur.
(baschar, 01.11.2008 15:00 ~ 15:21)
benim o. yani bendim. bana uzaktan kumandalı araba alırlardı (o zamanki uzaktan kumandalılar uzun ince bir kabloyla arabaya bağlıydı) ben kabloyu kesip arabayı elimle sürerek oynardım. diz gelip araba oynamaktan o kadar çok pantolonumun dizi delindi ki yenisini almaya gittiğimizde annemler adamlara ''bilin bakalım ne almaya geldik'' derdi, onlar da ''pantolon mu'' deyip gülerlerdi. pantolonun daha heryeri gıcır gıcır, dizleri delik. hala dizlerim neredeyse topuklarım kadar nasırlıdır bu yüzden.
henüz geriye çekilip bırakıldığında kendi kendine giden oyuncak arabalarla tanışmamış çocuktur. bu arabalar parke gibi düz zeminde gittiğinden anneden işitilen azar da değişir. yine de halı kenarınaki çizgiyi otoban saymak, yuvarlak desenleri dönel kavşak yapmak daha zevkli gibidir.
halı otoban, yeri gelir evdeki terlikler(özellikle babanın terliği) arabası olur.