|
|
- bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas.
(glory, 08.04.2005 00:15)
- "hakikat yoktur, felsefecilerin, bilimadamlarının, ideologların sonu gelmez iktidar hırsları vardır" nietzsche*
- (bkz: veritas)
- gazali "dalaletten kurtarıcı"* isimli kitabında der ki; "zayıf akıllıların adetidir; hakkın (gerçeğin/hakikatin) insanlardan kaynaklandığını zannederler, halbuki insanlar hakikatle bilinir... hakikate insanlardan yola çıkarak ulaşamazsın, hakikati bil ki ona sahip olanı tanıyabilesin. akıllı kişi, hakikati bilir, sonra muhatap olduğu söze bakar, hakikat ise onu kabul eder; söyleyenin kim olduğu onun için önemli değildir." (birebir değil, mana tercümesidir)
- ensesine yediği tokadın, nereden geldiğini bilip de tepki koymayan insanın yakın olduğudur.
(skuba, 13.07.2007 15:18)
- "hakikat çarpar, hakikat öldürür ancak hakikat nadiren iş görür." edepsizlik anarşi ve gerçeklik/ayrıntı yayınları
- bir şeyin, o şey olmasına sebep olan şeydir.
şöyle ki;
mesela şeker. şekerin hakikati tadıdır, ne beyaz olması ne toz ne de küp olması.
- hayata dair tüm gerçeklerin açığa çıkarıldığı zaman meydana gelen düşüncelerin genel adıdır.
- siz kendinizce manalı açıklamalar yaparken debelenip yinet,örselenen zamanlardır.
vardır,oradadır,kimse görememiştir.
özetle sadece sizin bildiğiniz yanılsama,aynadaki yalancı ikizinizdir....
- "bütün büyük hakikatler ilkin küfür sayılmıştır."-bernard shaw
- şeriatın duyumların alanı oluşu gibi, hakikat de anlamların alanıdır. biri nasıl zahirin ilmi ise, öteki de batının ilmidir.
yani mana aleminde görmek demek, duyumsal ölümden önce mananın ölüumüuyle ölmektir. o yüzden "ölmeden önce ölünüz" denmiştir.
eğer hakikati arzu edıyorsanız, artık hayatınız eskisi gibi olamaz. "insan uykudadır, öldüğünde uyanır." hakikat uyanıştır. ihsan...
|