"yeni neslin genç yazarı" olarak edebiyat dergilerinde tanıtılan yeraltı edebiyatının yetenekli isimlerinden olan kişi. kinyas ve kayra, piç ve zargana gibi eserler vermiştir. kurgu ve sürükleyicilik konusunda kendisini biraz daha geliştirirse, eserlerinin diğer dillere çevrilip dünyanın dört bir yanında okunması içten bile değildir.
1976, rodos doğumludur. genç yaşına rağmen çok gezmiş, çok okumuş ve fransız yazar celine'in etkisinde fazlasıyla kalmış, son dönemlerin en başarılı yazarı.
kinyas ve kayra,piç,malafa,zargana kitaplarının ardından son olarak ; kapak yazısıyla bile daha ilk görüşte astral turizm ile hayırlı yolculuklar vadeden, aziladlı kitabı yayınlanmıştır.
deha ve delilik arasında seyreden bir hayat diyor azilde hakan günday ve yine yeni yeniden düşüncelerle kelimeleri hayatla seviştirip beynimize çiviliyor.
son olarak azil adlı kitabı 2007 de yayınlamıştır. diğer kitapları kronolojik sıra ile kinyas ve kayra (2000),zargana (2002), piç (2003), malafa (2005). ayrıca bir süre hayvan dergisinde yazmıştır.
mermi yerine kelimelerini kullanan silahşördür...her atışı ayrı bir yerinizi deler fakat kitabın sonunda kevgire dönen kalbiniz olur
ayırca sinema ile en çok ilişkilendirilen yazardır. bunun da tek sebebi belli bir süzgeçten geçmiş türk gençlerinin izlemek istediği filmleri çok gerçekçi anlatmaktadır...ha kinyas,ha kayra,ha louis...hepsi aynı piç
(bkz: jackie brown)
kalemle sadece yazılmadığını. kalemle okunabildiğini de bana öğretmiştir kendisi.kitaplarında okadar altı çizilcek şeyler sunuyo ki kurbanlarına (okuyucularına) kalemsiz boşa okunduğunu hissettiriyo.
bu herif yüzünden kendimi yetersiz hissediyorum. hayatım boyunca herzaman bir ara bir kitap yazacağım düşüncesi ile kendimi avuttum. bu adamı okuduktan sonra bu hayallerimin hepsi yıkıldı. ne yazarsam yazayım gölgesinde kalacağım.
adi...
yeni neslin en büyük yazarı. kitaplarındaki karakterleri ve kendisini bana benzetip, bana aşık olanlar yüzünden okumaya başladığım(2004) sonrasında hep kıskandığım yazar.
haddinden fazla tuna kiremitçi yetiştirmiş olan türk edebiyatının başına son yıllarda gelen en güzel şeylerden biri. kelimeleri bu kadar keskin kullanabilen nadir insanlardan. takdire şayan.
kinyas ve kayra yı lise yıllarında yazmaya başladığı bilinirse chuck palahniuk çakması olmadığı anlaşılabilir. kendisinin müthiş bir hayal gücü vardır. sadece piç de hakan a anlattırdığı hikayelerini roman yapsa yeter. öyle bir yazarki keşke sürekli yazsa, ayda bir romanı basılsa.
"sıradan bir çizgi filmin bir çocuğun balkondan atlamasına neden olan etkisinin onda birini yetişkinlere verebilmek için romanlar yazıyor" olan adam.* piç'te hakan, kinyas ve kayra'da kinyas olduğundan şüphelendiğim bir deli yazar.
kinyas ve kayra adlı kitabını okuduktan sonra aylarca hep kinyasmıyım kayramıyım yoksa öyle olsam nasıl olur diye düşünmeme sebeb olmuş yazar kişisi.daha çok yazmalıdır.daha çok okunmalıdır ama piyasaya düşmemelidir.harcamamalıdır o güzel kalemini.değerlidir ve öyle kalmalıdır.
kinyas ve kayra, piç, malafa, azil, zargana adlı eserlerinin sırayla okunmasının ama sırasından ziyade okunmasının çok çok çok önemli olduğu yazar. özellikle kimsenin kinyas ve kayra'yı okumadan ölmemesi gerekir. mümkünse vakti henüz dolmamış olan başarsın.
gelişimine az çok yakından şahit olduğum yeni neslin çok farklı yazarlarından. çok kolaylıkla senaryolaşacak kitaplar yazıyor. bu hem iyi hem kötü bir şey elbet. ama kesinlikle dikkat çekiyor. misal, malafa, kinyas ve kayra, azil'den film yapılması çok olası. hele ki piç kitabı, dizi filmi çekilse tüm cnbc-e tarikatını bağlar kendine.
bir de bu adam kesinlikle "tembel hayalperest" avcısı. al kitabı, oku bir parça. sonra kapat gözlerini kur hayalini. çok kolay lan. istemsizce bi'gün kayra oluverirsin tutturursun bi' zihin ölümü, sabah akşam zeytinli-pepperonili pizza yersin; bi'gün piç olmak istersin, siklemezsin hayatı, insanları, anneyi-babayı; başka bi'gün kuyumculuğa soyunup ahlaksızca yaşamanın keyfini tadarsın; sonra inceden inceye küçümsediğin sarkastik bir real-time oyunun esiri oluverirsin; akabinde aniden azledilirsin!
sonra sikeyim, dersin. sikeyim. kafa olur kazan gibi. en güzeli unutmak ve yeniden başlamak, diyiverirsin. kinyas gibi kayra gibi. (hey allaam!)
sol elinin yüzük parmağında bildiğimiz yurdum altın alyansı taşıyor. ve o taşıdığı alyans kadar değerli bir zihne sahip. her cümlesinde ölümü sorgulayark konuşuyor. her cümlesinde varlığının ölümü ne şekilde değerlendirdiği onu değerlendirdiği kadar yaşabilceğini savunuyor. yapacak hiç birşey yok diyor. insanı mahvediyor. muhteşem bir diksiyonu var kendini dinletiyor ama sürüklüyor ve süründürüyor ardında. taptırıyor yüce varlığına. sosis gibi parmaklarına kalem tutan ellerine kurban ediyor bizleri. **
yeraltı edebiyatı denilen türün başarılı bir kalemi. yalnız inanılmaz karanlık düşünceleri var. azil haricindeki tüm kitaplarını okudum, okudukça korktum kendisinden. bir insanın hayal gücünü kat be kat aşan fikirleri var. hayal gücü normal bir insanınkinden kat be kat ötede. gerçekleşmeyecek öyküler değil onunkisi gerçi; gayet hayatın içinden ancak sıra dışı, farklı ve siyah hikayeler. okurken "lan bir insan bunu nasıl düşünebilir, manyak mısın nesin" diyorsun kendi kendine. bir diğer yandan da hastası oluyorsun. her bir satırından bilgi akıyor. anlattığı uçuk, absürd hikayeler bile aslında inanılmaz bir bilgi birikimine, kültüre dayanıyor. en olmayacak şeyler bile onun anlatımıyla mümkün gibi görünüyor. kinyas ve kayra gibi bir kitaba imza atmış bu insana büyük saygı duyuyorum.
okuyunuz, pişman olmayacaksınız.