görseller
hakan albayrakhakan albayrak
  
belki ilginizi çeker
  1. · saraybosna sevgilim
  2. · intikam alamayan şairin mezarında ot bitmez
  3. · ebuzer
  4. · ismail kılıçarslan
  5. · orda bir savaş var içimde
  6. · son iki yüz yılın en büyük şiiri
  7. · osmanlıyı satan filistine destek veren türk halkı
  8. · saraybosna sevgilim
  9. · soğuk sabun
  10. · bu ülkenin çocukları
gündem
  1. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  2. · the twilight saga new moon
  3. · colin kazım richards
  4. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  5. · ezel
  6. · disko kralı
  7. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  8. · alkol aldığına üzülüp alkol alan alkolik
  9. · 2007 eurovision şarkı yarışması

hakan albayrak  

 sayfa  / 2
  1. milli gazete köşe yazarı. yüzünden nur eksilmeyen muhterem/mübarek kişi. enerjik!
    (chaconne, 15.10.2005 01:56)
  2. şam istanbul köprüsü adlı muhteşem belgeselin yönetmen ve yapımcısıdır. bu ülkelerin ne kadar da benzer ne kadar da kardeş ne kadar da aynı elin parmakları olduğunu anlatan belgesel hilala tv için yapılmış olsada, kendisi ramazan bayramı sonunda cdsine ulaşabileceğimizi söylüyordu isteyen olursa eminim çok rahat ulaşabilir bu cdye
    (geceleri esen teror, 15.11.2005 00:01)
  3. kendisine istanbul ankara seferindeki bir trende rahatlıkla rastlayabileceğiniz zatı muhteremdir. üşenmeden size şam'ı, bosna'yı, somali'yi, madagaskar'ı daha bilmem nereleri anlatır.ve hatta yine üşenmez gezdiği bu yerlerde tanıştığı kişilerden aldığı ilginç kartvizitleri gösterir. hoş sohbet biridir. zekiliği gözlerinden anlaşılacak kadar zekidir. heyecan ve başarı sürekliliği imrenilesi adamdır.
    (surat, 31.03.2006 14:41)
  4. orda bir savaş var içimde
    kokla şair bu taşı gazzeden getirdim
    bu görmüş olduğun kurşun
    filistinin göğsünden çıktı
    sen oğuz atayda yüzerken
    intihar yeyip intihar kusarken
    bir çocuk adam gibi öldü.
    (bjaso, 06.06.2007 21:12)
  5. "fondaki şarkı bitti yavrum
    pilotun apandisiti patladı
    uçak düşüyor
    ve birlikte ölmek kulağa hoş gelse de
    ben atlamayı tercih ediyorum
    olur ya denize düşerim
    bir gemi geçer"

    yeni şafak gazetesinde yazan islamcı-entellektüel zat. islamcı olmasına rağmen kendini, zehirli radikal islam anlayışından sıyırarak kendine toplumun tüm kanadını kucaklayan bir rol bulan ve bunuda başarıyla oynayan şair, yazar, gezer.
    (hemokudumhemyazdim, 20.07.2007 11:03)
  6. damals, als deutschland noch eine seele hatte… klas yazı:

    http://www.yenisafak.com.tr/...
    (bjaso, 12.08.2007 23:22)
  7. zaman, milli gazete, yeni şafak merhaba gazetelerinde yazmış şu an hala yeni şafak'ta yazan; gerçek hayat dergisinin kurucularından,hala bu dergi de yazan yazar, şair, sinemacı, düşün adamı. istanbul -ankara seferinde bir trende karşılaşmak istediğim insan.

    bu adamda "damar" var.

    (bkz: ebuzer)
    (minik kurbaga, 18.09.2007 11:48 ~ 01.10.2007 21:04)
  8. (z string, 04.11.2007 00:06)
  9. ebuzer abim.
    (tatanka iyotake, 28.02.2008 01:24)
  10. kırşehir'de paris bayan kuaför salonu'nun sahibi.
    (compasino, 28.02.2008 01:31)
  11. abartmadığı sürece bir nebze çekilebilen bir adamdır. edebi bir metne imza atabileceği aşikar olsada şakşakçısı olduğu zihniyet cinnete sebebiyet verecxek cinstendir.
    (düşülkenere, 24.04.2008 23:04)
  12. sezar'ın hakkını sezar'a veren, bunu yaparken de öz eleştiriden çekinmeyen insan.

    taraf için yazarken demiş ki: "taraf gazetesi duvardaki çatlaktır. bizden daha çatlaktır. serde islamcılık olduğu halde biz sistemin kutsallarına boyun eğerken, mesela belirli günlerde kemalist ritüelleri bir güzel yerine getirirken, taraf hep hariçten gazel okuyor." (bkz: http://yenisafak.com.tr/...)
    (fen liselim, 24.11.2008 16:13)
  13. ünlü dizi oyuncusu sinan albayrak'ın da kardeşidir kendisi aynı zamanda.
    (albumkapagi, 09.04.2009 23:44)
  14. kıro islamcıların az biraz örnek alması elzem olan kişi.
    (tatar, 02.05.2009 08:23 ~ 08:23)
  15. (galliani, 10.05.2009 21:42)
  16. bugünkü yazısında ülkesini pazarlamakla mükellef başbakanımıza sağlam bi ayar vermiş..yüreğine sağlık diyor ve o satırları siz sevgili itüsözlük ailesiyle buluşturuyorum:

    sayın başbakan, dün ak parti meclis grubu'na hitaben yaptığınız konuşmayı dinleyemedim, ama konuşmanın metnini okudum.

    ilk tepkim: ne bu şiddet bu celal?

    suriye sınırındaki mayınlı araziyle ilgili kanun teklifine ilavelerde bulunmaya hazır olduğunuzu, mesela mayın temizleme işinin milli savunma bakanlığı'nca yaptırılması alternatifine sıcak baktığınızı, hatta "kiralama karşılığı mayın temizleme" seçeneğinin de değişebileceğini söylediğinize göre, kanun teklifinizin mükemmel olmadığını / olmayabileceğini siz de kabul ediyorsunuz.

    öyleyse, "muhalefetin provokatif tavrı ve bu tavra bazı köşe yazarları tarafından verilen destek" gibi bir söylemle karşılıklı öfkeyi besleyeceğinize, tansiyonu düşürmeye matuf bir tavır sergileyemez miydiniz?

    mesela; "muhalefet ve bazı köşe yazarları bu kanun teklifine karşı çıkarken ölçüyü kaçırıyor ve bize haksızlık ediyor olsalar da, biz onların eleştirilerinden istifade ederek teklifimizde bazı değişiklikler yapmaya hazırız" diyemez miydiniz?

    o "bazı köşe yazarları"nı da sormak isterim…

    kimlerdir onlar?

    içlerinde akif emre, salih tuna, mehmet şeker, hakan albayrak da var mı?

    varsak niye varız?

    hangi provokasyona destek vermişiz?

    'bu tasarının, mayın temizleme işini doğrudan israil'e ya da israilli firmalara ihale ettiğini, yabancıların gelip bizim sınırımıza yerleşeceğini ve bunun da vatana ihanet olduğunu söyleyecek kadar ileri gittiler" diyorsunuz…

    biz "bu işin israil'e verileceği kesin! yabancılar suriye sınırımıza kesinlikle yerleşecekler!" gibi bir şey yazmış mıyız?

    yazmamışız.

    ya ne yazmışız?

    böyle bir şeyin muhtemel olduğunu yazmışız.

    neye istinaden yazmışız?

    ak partili yetkililerin ve bilhassa zât-ı âlinizin konuyla ilgili açıklamalarına istinaden yazmışız.

    mesai arkadaşlarınızın bize verdikleri 'mayın temizleme işinin maliyetini karşılamakta müşkülatımız olabilir diye yap-işlet-devlet seçeneğini sunduk. ilgili ihaleye tabii ki israil firmaları da girebilir' bilgisine istinaden yazmışız.

    bizzat sizin 'bu işi israil'e versek ne olacak? şu dinden bu dinden diye yabancı sermayeye karşı çıkılır mı? paranın dini-ırkı yoktur. adam buraya gelecek, yatırım yapacak, ahmet'i-mehmet'i istihdam edecek' mealindeki provokatif konuşmanıza istinaden yazmışız.

    ve ben şahsen 'ne münasebet? 500 milyon dolarlık bir iş için suriye sınırımızda israillilerin fink atmasıyla sonuçlanabilecek bir süreç başlatılır mı?' diye yazmışım.

    dikkat buyurun; "sonuçlanacak" dememişim, "sonuçlanabilecek" demişim.

    bazı riskler taşıyan böyle bir kanun teklifine niçin ihtiyaç duyduğunuzu sorgulamışım.

    dünkü konuşmanızda öncelikli tercihinizin hizmet alımı yoluyla (parasını vererek) mayınları temizletmek olduğunu, toprak kiralama seçeneğinin ancak bu konuda bir sorun çıkması halinde gündeme geleceğini, fakat kanun teklifinize karşı çıkanların ilk seçeneği görmezden gelerek son seçenek üzerinde yoğunlaştıklarını, bunun da iyi niyetle izah edilemeyeceğini söylemişsiniz.

    peki, madem öyle, bu köşede daha evvel sorduğum bir soruyu tekrar edeyim:

    "öncelikli tercihiniz mayın temizleme işini tek başına ihale etmek ise, bunu bugüne kadar niye yapmadınız? şimdi niye yapmıyorsunuz? dediğiniz gibi olsaydı, açardınız o ihaleyi, bakardınız tekliflere, yeni bir kanuna ihtiyaç duyulup duyulmadığına ondan sonra karar verirdiniz…"

    ilk seçeneği bırakıp son seçenek üzerinde yoğunlaşmamızın sebebi, o seçeneğin kanun teklifindeki eğreti duruşudur.

    öyle bir seçenek olmasaydı bile kanun teklifiniz tuhaf kaçacaktı, zira suriye sınırındaki mayınları temizletmek için yeni bir kanuna ihtiyaç yok.

    nitekim kanun teklifinizin 2. maddesinin 1. fıkrasının başında siz de bunu teyit ediyorsunuz.

    diyorsunuz ki:

    "'mayın temizleme işi öncelikle 4 ocak 2002 tarih ve 4734 sayılı kamu ihale kanunu hükümlerine göre maliye bakanlığı'nca hizmet satın almak suretiyle yaptırılır."

    ortalığı karıştıran devam cümlesini de hatırlayalım:

    "bu usulle yaptırılamaması halinde (arazinin) tarımsal faaliyetlerde kullandırılması karşılığında, kullanım süresinden (44 yıl) en fazla indirimi teklif edene ihale edilmek suretiyle yaptırılır."

    peki; mevcut kamu ihale kanunu o mayınları temizletmek için yeterliyse ve türkiye'miz 500 milyon dolar civarında olacağı söylenen mayın temizletme maliyetini karşılayamayacak kadar aciz duruma düşmediyse, "bu toprak kiralama seçeneği nereden çıktı?" diye sormayacağız da ne yapacağız?

    şunu da söylemeden geçemeyeceğim:

    mayından temizlenen arazinin bölge halkına verilmesini isteyenleri 'yok öyle bedavacılık!' diye azarlıyorsunuz, ama o topraklar zaten bölge halkınındı.

    1950'li yıllarda "burası askeri bölge olacak, mayınlanacak, sivillere kapatılacak" diye istimlak edildi, bölge halkının elinden alındı.

    istimlak sebebinin ortadan kalkmasıyla beraber o toprakların eski sahiplerine iadesinin gündeme gelmesinden daha tabii ne olabilir?

    buna bedavacılık denmez, iade-i hak denir.ve isminde adalet kelimesi bulunan bir partiye de bu yakışır.”
    (bitanesindenbitanesine, 03.06.2009 20:56 ~ 20:57)
  17. (tatar, 04.06.2009 11:16)
  18. bu hafta yayınlanan gerçek hayat dergisinde "ülkü yolu" adlı harikulade şiiriyle cümlemizi mest etmiştir.

    john motson ya da mark lawrenson olsa buna "fantastic come back!" derlerdi.

    bense "safalar getirdin"le yetiniyorum.

    âlâ.
    (rohanian, 05.06.2009 11:56)
  19. “israil’e tepki göstermek faşistlikse başbakan erdoğan davos’ta faşistin önde gideni olmuştur”

    sözlerinin ardından başbakan ı provakatif konuşmakla suçladığı yenişafak taki son yazısı sansürlenmiştir.
    (azizim, 06.06.2009 02:08)
  20. gün itibariyle tanzanya'yı fetheden göz bebeği. can.
    (tatar, 08.06.2009 16:10)
  21. balkanlara dair sergilediği hassasiyeti başka noktalarda gösteremeyen yazardır.
    (kalegençlik, 23.06.2009 21:21)
  22. bütün dünyadaki müslüman halklarla ilgilenen güney afrikasından balkanlarına anavatanından suriyesine, kuzey ırakına kadar her yerle ilgilenen yazar kişi. bu gerçeği görmek için yeni şafak gazetesindeki yazı arşivini okumak yeter.
    (bkz: http://yenisafak.com.tr/...)

    11 aralık 2006 tarihli yeni şafak'ta yayımlanan ilk yeni şafak yazısından anladığımız üzere o yazı yeni şafak'taki ilk yazısı değilmiş...

    böyle buyurdu hakan albayrak: "sekizbuçuk yıllık bir ayrılıktan sonra yeniden yeni şafak'tayım" (11/12/2006)
    (tuleytula, 10.07.2009 19:06 ~ 19:10)
  23. "her şey bir rüzgara bakıyor ağabey
    bakma esrar çekip mayıştıklarına
    birgün var ya birgün bu mağripli çocuklar
    birgün yakacaklar paris'i"

    böyle yazmış paristeki olaylar olmadan uzun seneler önce. bosna aşığı abim. güzel adam, mis adam.
    (elijah, 28.09.2009 19:58)
  24. ayrılık dizisinnin siyasi danışmanı olarak diziye israilden gelen tepkilerin akabinde şu güzelim cümleyi söyleyen insandır kendileri.

    "israil yaparken travmaya girmiyor da bakarken mi giriyor?".
    (endefinononebonjorno, 16.10.2009 17:00 ~ 17:03)
  25. şöyle demek lazım; ismail kılıçarslan'ın teravih namazına gidiyorum diye evden çıkıp zillere basıp kaçan korkak çocuk edası ile racon kestiği televizyonda hakan albayrak evlerin camlarını indiren mahallenin anarşist , deli, gözüpek çocuğudur ve racon değil kelle keser*

    (*burdaki racon ve kelle kıyası kurtlar vadisi göndermesidir sevgili okur altında başka bir şey aramayasın. göndermeyi bile açıklatıyorsun korkudan)

    şimdi biri ordan çıkıp vaveyla eyleyip şöyle diyebilir: arkadaşım hakan albayrak'ın muadili ismail kılıçarslan mı?

    muadili değil elbette lakin beni bu kıyası yapmaya zorlayan televizyon patronları utansın ben değil. yoksa biz de biliriz rüku ile kıyamın farkını.
    (ya hu, 19.10.2009 19:34)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil