ışınlanmayı bildiğimiz fiziksel ortamda gerçekleştirmiş, her an zaten gerçekleştiren, bir uzay ozanı. sabah beş'te olduğu yer ile akşam beş'te olduğu yer birbiriyle o kadar aynı fakat aynı anda farklı ki. bu zaviyeden bakınca, tek eksiklik, hayatının film gibi olmayışı. bunun için de artık, kader mi hayat mı, kime bok atılacak- sitem edilecek bilemem. fotoğraf karesi tadı yetmiyor lakin çoğu zaman.
bazen uğraşırsın, çalışıp çabalarsın, didinirsin ve mutluluğa yaklaşmışken teğet geçersin. sonra darlanıp, geri dönüp o çizilen teğet çizgisinin üstüne sıçıp mutluluğa balıklama dalarak kafa üstü çakılırsın ya hani... işte öyle bir şey.
şimdi, soru: yukarıdaki paragraftaki 'şey' nedir ?
a) scarhead.
b) hepsi
c) hiçbiri
d) elmalılı michael phelps (ramadan edition)
e) the house jack built
f) canım isterse f şıkkı da koyarım.
bir dahaki börülce mevsiminde görüşelim, hatırlat da sana çay katam ! peki ya biraz daha viski ?... biliyorum benjamin, biliyorum. metaforun amına koydum burda ama, yine de biliyorum.
yıllar yıllar evvel altın değerinde ki rock arşivini bir çırpıda iç ettiğim büyük insan kadim dost. king ve batak partilerinin aranan adamıdır, fena halde komiktir. hepsinin yanında ilkokul arkadaşımdır. hoş gelmiştir sözlüğe.
17 eylül 2008 porto fenerbahçe maçı sırasında sarı kanaryamın 2-1 geri düşmesi sonucu bendenizin "olum avrupanın yeni prensi ne hallerde lan...?" diye yaptığım çıkışa " yeeaaa a.k hangi avrupanın prensi, çokoprens oldu sarı kanaryam" cevabını vererek beni benden almış adam.
an itibari ile ulaşılamayan yazar.. ya bi insan neden telefonunu kapatır.. belki adını solframe'de görürde utanır bu yaptığından.. lanet adam hadi alik gitmedi okula yapılacak belli..