şu sıralar p2p teknolojisi sayesinde edinmeye başladığım, lost ile birlikte gözümün başkasını görmediği vakit katili. izlerken bir bakmışsın sabah olmuş.
inanılmaz bir senaryo ve kurguya sahip anime..evet kısa olabilir (51 bölüm ve unutulmak istenen bir film) ama sürükleyiciliği ve anlatımı bir araya gelince ortaya izlenesi bir seri çıkıyor..örnek vermek gerekirse;
hikayede adı geçen homunculi isimli hatalı denemeler sonucu yaratılan ve gerçek insan olmaya çalışan yaratıkların isimleri,
52. ve son bölümü ise resmen dizi için kara bir lekedir. henüz izlemediyseniz, hiç izlemeyin, bari güzel anlarla kalır aklınızda anime diyeceğim ama biliyorum, izleyeceksiniz..
anime izlemeye başladığım dizi. daha sonra filmleri de çekildi bunun, filmler o kadar güzel olmasa da hikayeyi tamamladıkları için izlenmesi gerekmektedir.
izlemeyenin "anime izledim ben" diye gezmemesi gereken bir başyapıttır kendileri. ağlaya güldüre adamı yalama eden, "yazanın da çizenin de allah... bildiği gibi yapsın, hah" dedirten senaryosuyla da adamı fıtık eden anime dizisidir.
bir anime sitesinde diğer isimleri başlığı altında "demirdöküm simyacı" yazısını okumamla beraber kopmam da bir olmuştur.
japonların muhteşem kurguyla planlayıp üstümüze saldığı bir diğer anime. çok güçlü duygusal bağların (aile bağları) işlendiği bir animedir kendisi. konu özetle şudur: iki kardeş ölen annelerini simya yolu ile yeniden dünyaya getirmeye çalışırken kendi vücutlarının bir bölümünü kaybederler (hatta küçük kardeşin sadece ruhu kalmıştır geriye). iki kardeş de bu durumundan kendilerini sorumlu tutarlar ve eski hallerine dönmek için maceraya atılırlar. anime onların bu çabalarını anlatmaktadır.
kişisel fikrimce japonların yarattığı muhteşem binlerce animeden biridir bu. diğerleri için :
düzeltme: beni uyararak listeyi genişletmemi sağlayan azureel'e teşekkür.
düzeltme 2: kardeşlerden sadece ruhu kalan dediğim aslında tamamen kaybolmuş,ancak kardeşinin bir kolunu ve bacağını feda etmesi ile ruhu geri gelmiştir. düzeltme için ç'ye teşekkür.
düzeltme 3: son 3 animeyi yazmadığım için genius kusagami bana ayarı vermiştir. liste büyüyor, teşekkür.
izlenmesi gereken konu olarak ağır anime... bir çok animeden farklı gitmekte konusu o yüzden konsantrasyonsuz izlenirse bir şey anlanmayabilir... ama diyaloglar karakterler senaryo mükemmel bir bütünlük içinde ilerler...
kuşkusuz son yılların en iyi animelerinden biri ...kurgusu,çizimleri,konusu,diyalogları mükemmel. karakterlere zaten söylenecek söz yok !onlar ki bizleri ağlatan,güldüren,zevkten dört köşe eden kişiler....
bence kesinlikle izlenmesi gerekiyor.sadece müziklerinden ve filminden memnun değilim.artık o kadar kusur kadı kızında da olur diyerek geceleri edward ın rüyalarıma girişini bekleyeceğim...
hiç sıkılmadan izlediğim, başyapıt olduğunu bilindiği halde "başyapıt ulan bu!" herkese anlattığım şey. süper çizimleri yerinde duygusallığı, adama kahkaha attırabilen esprileriyle konusunu pekiştirilmiş hikaye dağınık anlatılmamış. ayrıca paralel evrenlere değinmesi insan kurgusu olduğu halde bittikten sonra günlerce düşündürmesi de artılarından. hafif oryantal müzikleri de yer yer neşelendirici etkiye sahip. herkes sevebilir izledikten sonra kardeşlerin birbirine ed-o, ar-u şeklinde seslenmesine sebep de olabilir.
hughes isimli karakteri hayranlıkla izlediğim animedir.. bir karakter böyle güzel mi yaratılır canım.. kızına bu kadar aşık bir baba, mükemmel düşünülmüş. özellikle karısı hamileyken mustang i arayıp dır dır dır kızını anlatması çok eğlenceliydi. bu kadar karizma dururken birden bu kadar maymunlaşabilen bir karakter olmasına rağmen en iyilerden animede.
ayrıca 13. bölüme dikkat çekmek isterim, en eğlenclei bölümdür.
izlerken size, "insan ne demektir, homonculuslar neden insan değildir, yoksa insan mıdır?" şeklinde bol bol soru sorduran, kardeşlerin birbirleri için yaptıkları fedakarlıklarıyla gözlerinizi dolduran anime. bilemiyorum, belki tüm bölümleri peşpeşe izlediğim için fazla etkilendim; ama izleyen arkadaşlarımdan da benzer izlenimler edindim.
unutmadan, olur da edward'a rastlarsanız, sakın boyu ile ilgili en ufak bir imada bulunmayın. hem sözlerinizi yanlış anlayıp çarpıtıyor, hem de çok kızıyor. gerçi o kızdığı vakitte ki yüz şeklini görmek için de kızdırılabilir, evet.
simya, doğanın kanunları olan eşit takas, verdiğin kadarını alma usulü ile çalışır ve eşit değerdeki (maddi & manevi) veriler birbiri arasında transfer edilebilir. bu dönüşümleri yapabilen özel ilim sahiplerine de simyager** (alchemist) denmekte. ancak simyanın da kendi içindeki bu eşitlik kanununa ek olarak, yapılmaması (denenmemesi) gereken tabuları vardır; altın ve insan yapılmamalıdır.
çizgi filmin başrolünde, yasak olan işlemi daha çocuk yaşta denemeye çalışanlar var. erken yaşta hem öksüz hem yetim kaldıkları için çok üzülen iki simya heveslisi kardeş (protagonistlerimiz) annelerini diriltmeye çalışır ve ölümden döner daha ilk bölümde. kardeşlerin aralarında bu olaydan ötürü oluşan bağ, yıllar boyu birlikte kalmalarını sağlayacaktır. konuyu spoilera kaçmadan olayı bu şekilde özetleyebiliriz sanırım.
anime 51 bölüm sürüyor ve tam kararında, yani ne sıkıyor uzatıp ne de çabuk bitip hevesinizi kırmıyor, süper. izlediğim onlarca çeşit, geniş bir zaman dilimine yayılmış animelerin arasında bunu farklı kılan özellik nedir diye sorarsanız
- yoo sormadık
beni en çok ağlatabilen hikayeye sayip olması gibi bir son derece subjektif bir yafta atayabilirim bu kardeşlerin hikayesine ve farkları budur diyebilirim. cins bir şey, oldukça eğlenceli. bir de bu dünyada malatya'da askerliğini yapmakta olan hughes abimize "seni çok seviyorum" demek istiyorm. biliyorum oralarda bir yerlerdesin hughes...
- gözyaşları şelale oldu buralar göl oldu hep... . .. ... . ...... .. ...
51 bölümlük, seyrettikten sonra hiçbir animeden kolay kolay zevk alınamayan, etkisinden kolay kolay sıyrılamayan anime serisi. conqueror of shamballa isimli filminden sonra bile ardında soru işaretleri bırakmaktadır.
mangası devam ettiği halde animesi şu an için devam etmemektedir. ve hayranlarından biri olarak devamını en çok beklediğim anime serisidir.
bir diğeri için (bkz: death note)
animenin 5 setlik kart serisi herhangi bir oyuncak mağazasında 5 ytl ye bulunabilmekte. anime serisinin hayranları için güzel bir koleksiyon. ama oynanışı yu gi oh kadar güzel değil.
zamanında, 25. bölümde, şahane ötesi kişilik yarbayın ölümüyle izleyenleri şok etmiş, yürekleri burkmuş animedir. yarbayın, albaya her telefon açışında, "artık evlen" sözleri kulaklarda tatlı tatlı çınlamaktadır. cowboy bebop'tan sonra en çok sevdiğim anime olmuştur kendileri.
mangası devam etmektedir. mangadaki hikaye, farklı bir yönde çok daha detaylı, geniş bir şekilde ilerlemektedir. örnek olarak, anime genel olarak, ırkçılık üzerinden hareket eden bir görüntü çizse de, mangada bu konunun üzerine çok da gidilmemekte... aynı zamanda mangada, animede hiç bahsi geçmeyen amestris' in komşuları ile ilgili olaylar da vardır.
mangası lanet olsun ki ayda bir çıkmaktadır.
animesinin devam etmesi zor görünmektedir, sonuçta hikayenin ilerleyiş farklılığından dolayı mangadan bağımsız bir senaryo gerekmektedir. ya da yeniden çekim yapmak gerekir, ancak her ne kadar örnekleri olsa da*, bu kadar kısa arayla böyle bir şeye kalkışacaklarını zannetmiyorum...
adı biraz uzun geldiğinden olsa gerek, kısaltma olarak "hagaren" kullanılır...
kimi zaman güldüren; ama daha çok ağlatan, hüzünlendiren, gözleri dolu dolu yapıp içinizde bir şeyi büken, can acıtan bir anime. çok uzun zamandır izleyeceğim deyip bir türlü zaman bulamadığım, üşenip ertelediğim bir yapımdı aynı zamanda. birkaç gün önce izlemeye başladım ve 20. bölüme nasıl geldiğimi anlamadım bile.
her animede ilk dikkat ettiğim şeylerden biri müzikleridir. şimdilik dikkatimi çeken ilk açılış şarkısının yanı sıra, ikinci bölümünden on dördüncü bölümüne kadar kapanış şarkısı olarak dinlediğimiz kesenai tsumi oldu
nana kızımızın* sesi insanı alıp götürüyor. her ne kadar hareketli ve neşeli bir şarkı gibi görünse de sözlere göz atılmalı. nana kitade sesini çok güzel kullanmış. playlist'te yer almayı hak eden bir şarkı bana göre. j-pop ve j-rock'a "öhehe o ne len! hohaha!" şeklinde önyargılı yaklaşılmadığı takdirde beğenilmemesi imkansız.
seriyi bitirdikten sonra gelen edit: böyle animeye de, bunu çizen mangakaya da kafam girsin! nasıl efkar bastıysa bitirdikten sonra bi küçük rakı açtım ulan! böyle animeye kafam girsin.
----spoiler-----
roy mustang öldü sandım lan! bir saattir ağzım açık zırlıyorum bu şerefsizler yüzünden. ödümü bokuma karıştırdınız. öldü sandım... ağla2! allah belanızı versin.