ezel akay'ın yönettiği ve haluk bilginer ile beyazıt öztürk'ün başrollerini oynadığı bir film. bursa'da cami inşaatında çalışan iki amele iken osmanlı sultanı tarafından idam ettirilen sonrasında halk kültürümüze işleyen iki karakterin hikayesi.
beyaz ve haluk bilginer'in boy gösterdiği ve fragmanlarını izlediğimde inş bu da hezimete uğratmaz dediğim fakat haluk bilginer faktörünü denklemde farkettiğimde yok canım buna kesin gidilir gözüyle baktığım ve merakla beklediğim komedidir.
"bu da benim kölem...(gulp!!)....idüüü azad ettüm..." sahnesi bile kendisini sevdirmeye yeten film.
utanmasam galasına gitmek için gazeteci bir tanıdığın torpilini kullanmaya yelteneceğim(tabii ki yapmam)
film kalite, konu kalite, oyuncular kalite, senaryo da güzel gibi. hatta geçtim hepsini haluk bilginer geçsin üç beş "ehii ehii ehüe" yapsın kafi. büyük ihtimalle okuldan zaman kalıp da ancak taksim'de gideceğime göre bu filme, çıkışında istiklalde anıra anıra gülen...şey afedersiniz.. kahkaha atan kişi duyacak olursanız o benim, hiç çekinmem, ortalığı inletirim gülmekten.
üçüncü kez izledikten sonra bir şeyler yazmak üzere konsepte aykırıya ulaşıp başaramayınca hakkındaki efkarımın uçup gittiği filmdir. filmin tarihsel gerçekçiliği sıfırın altında olmakla beraber güzeldir, zira eğlendirir. cahil cühelanın filmi izlerken osmanlı'yı ayyaşların, şamanların, ipsiz sapsızların kurduğu düşüncesine kapılması işten değildir. filmde hemen hiç tarihsel gerçek yoktur, zaten tarihte ne zaman gerçek olmuştur ki...
ımdb sayfasında film hataları bölümüne "all goof historically" yazılması mukadder olmakla birlikte gayet güzel bir filmdir. bir kere oyunculuk harikadır. son zamanlarda kurtlar vadisi gibi oyunculuğun sıfır olduğu fakat başka nedenlerle desteklediğim ve dabbe gibi oyunculuk, kurgu, senaryo, efektler açısından tam bir fiyasko olan filmleri izledikten sonra bu filmi izleyince oyunculuğa bakışım tazelendi.
film bir komedi olması itibariyle önemli olan ilk şey güldürmesiydi ve karnımı tuta tuta güldüm. karakterler o kadar canlı, o kadar profesyonelce yansıtılmıştı ki ilerde haluk bilginer ve beyaz'ın bu karakterlerle anılması mukadderdir. filmde kötü oyunculuk hiç yoktu, sadece bir sahnenin 10 saniyelik bir kesiminde şebnem dönmez'i biraz yetersiz buldum ki filmin tamamındaki performansı bunu yüz kere silecek derecededir. filmde iki eski ustanın görünmesi de cabasıdır. ayşen gruda'nın filmde görünmesi filme nostaljik bir değer de ilave etmiştir, ki oyunculuk olarak filme kattıkları bunun çok çok ötesindedir.
türk sinamasına birşeyler kattığı ve katacağından emin olduğum film. tamamen başarılı bir kadroya sahiptir. bol bol güldürür. sonunda ise küfür etmemek mümkün değildir.. doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur ve bu dokuzuncu köy karagöz ve hacivat için dünyadır..
gerçeği yansıtmamasına lafım yok fakat ders verici bir filmdir ve tarih için olmasa da hayat için tamamen gerçekleri gösterir.
film tarihi gerçeklerle örtüşmüyor olabilir. fakat salt sinema açısından düşünüldüğünde ve belgesel yönü gözardı edildiğinde türk sinema tarihine geçmeyi hak eden güzel film.
kusurları yok değil tabi. fakat filmin güzellikleri o kadar ağır basıyor ki insan bunları görmezlikten geliyor. aynı duyguyu babam ve oğlum'da da yaşamıştım. insan sevdiğini kayırırmış misali.
muhteşem müzikler, iyi oyunculuk, kullanılan eğlenceli dil, incelik dolu göndermeler... bunların hepsi filmi benim için unutulmaz yapıyor ve ezel akay'ın hanesine hakkı olan 10 puan yazmamı sağlıyor.
not: filmde bir ses sorunu olduğu muhakkak. farklı sinemalarda izleyen pekçok farklı izleyicinin benzer yorumu yapması bunun ispatlıyor. filmin yer yer anlaşılmaması, dil farklılığından değil de sesteki problemden olabilir.
muhakkak sinemada izlenmesi gereken muhteşem film. televizyonda izlerim diyorsanız boşuna heveslenmeyin, küfürleri nedeniyle ya televizyonda yayınlanmaz yada yayınlansa bile küfürlerin yerine konacak olan bip sesinden filmden bir şey anlayamazsınız.
ayrıca ilk defa filmlerdeki küfürü bu kadar çok sevdim.
beklentilerimin çok üstünde bir filmdi.filmin ilk yarısındaki bazı bölümlerde sesler çok net duyulmuyodu.buna rağmen olayı kaçırmıyosunuz.oyunculuklar kusursuzdu diyebiliriz.beyaz şaşırtıcı bir performans göstermiş filmde.casting bile özenle seçilmiş.filmi belgesel gibi değil sinema filmi gibi izlemek gerek.
tüm teknik eleştiriler bir yana, ruhumda çok farklı noktalara hitap etmiş şahane film. ayrıntıya girmeden sadece şunu söyleyebilirim ki: film başından sonuna gönlümü gergef işlemiş, başımda bir bulutla beni gerçek hayata salmıştır. ellerinden öpüyorum tüm emeği geçenlerin...
oyuncuların gerçekten başarılı olduğu,sadece ayşe tolganın konuşurken yapmacıklığa düştüğü,televizyonda yayınlanacak halini oldukça merak ettiren film;muhtemelen rtük, tv kanallarının "beğenilen türk filmlerini ona bölüp yayınlayarak izleyiciyi çileden çıkartmak" zevkini ellerinden alacaktır koyacağı sansürlerle filmi kırpıp kuşa çevireceği için
filme ses sorunu olduğu bir gerçektir,bir de eski türkçe konuşulunca anlamakta zaman zaman zorluk çekilebilir,görüntüler ve müzikler çok güzel olmuş izlerken kendinizi kaptırıyorsunuz filme ,fakat filmi izleyen çoğu insan hacivat ve karagöz diyaloglarını çok komik olmamış diye eleştirmektedir, filmde amaç çok komik olmakta değil zaten eleştiri ve espri arasındaki ince ayarı iyi kurabilmekti onuda başarmışlar zaten.
eski osmanlıca kelimelerin bolluğundan olsa gerek çoğu espiriyi anlayamayıp, gülmek hatta kahkahalar atmak için gittiğim ancak fazla gülemediğim ezel akay filmi