|
|
- "dünyanın ilk cinayeti"nin kahramanları. hz.adem'in oğullarıdır aynı zamanda bu kişiler. habil bir kıza** aşıktır, kız da habil'a aşıktır;** ama kabil de aynı kıza aşık olur. kız kabil'e yüz vermeyince kabil'de engellenmeden doğan şiddet eğilimleri gelişir ve kızın aşık olduğu kardeşi habil'i istemeden de olsa öldürür. hikayenin devamında tanrı kabil'i insanlardan uzağa sürgüne yollar.* (bkz. abel and cain) (bkz. lullaby for cain)
- birinin kestiği kurban kabul edilmediği için bir kıskançlık olmuştur. kızkardeşleri için kavga etmeleri hristiyanlık inancıdır.
- bu iki fırlama yeryüzündeki ilk bar olan adem's bar'da takılırken bara bir hatun gelir. kızıl saçlı olan bu şuh hatun habil'e göz kırpar. alkolü fazla kaçıran habil'de kıza askıntı olur. dans mans ederlerken * kabil de dans etmek ister hatunla fakat hatun reddeder.
kabil bozulur ve yerine oturur. bir iki tikky keser ama onlardan da pas alamaz. iyice dellenen kabil peşpeşe tequila'ları mideye indirirken, habil aşk sarhoşluğu içinde hiçbirşeyi görmemektedir.
kabil dik dik hatuna tc * modunda bakmakta ve kötü şeyler düşünmektedir. *
en sonunda kabil bir kez daha hatuna askıntı olur ve habil'i iter.
ama habil'de alkollüdür ve duruma kabil'i iterek cevap verir.
karşılıklı itişirlerken kız çığlık çığlığa ağlamakta...biraz da zırlamaktadır. gençler farkında olmadan 2.katın balkonuna gelirler. kabil habili iterken yanlışlıkla balkondan aşağıya iter. habil düşer...
3 ay sonra:
kabil adem'i de temizlemiş ve tarihin ilk mafya şebekesini kurmuştur. barın ve diğer para getiren bir çok şeyin sahibidir artık. bu arada kızıl saçlı hatun metresi olmuştur. kabil imparator diye çağırılmaktadır .
kıssadan hisse:
1. itişecekseniz balkon tarafında itişmemeye dikkat edin.
2. kızıl saçlı hatunlar tehlikelidir.
3. hamamda sabun almak için sakın eğilmeyin. *
4. her okuduğunuza inanmayın
* *
- (bkz: arçil ve şota)
- tarihin ilk cinayetinin iki kahramanıdır bu gençler. adem ve havva'nın çocukları hep biri erkek biri de kız olmak üzere ikiz olarak doğmuştur ve bu çocukların insan ırkının devam etmesi için bir kereye mahsus olarak kardeşleriyle evlenmelerine izin verilmiştir (mecburiyetten). ama bu evliliğin de kuralı vardır, bir batında doğanlar birbirleriyle evlenmeyecekler böylece bir nebze de olsa tür çeşitliliği sağlanmış olacak*.
bu eşleşmeye göre habil, kabil'in ikiziyle evleniyordu ama bir sorun bu evliliği krize sürükleyecekti o da kabilin ikizine aşık olmasıydı. kabil bu duruma kahretmiş kendini bir süreliğine dağa bayıra vurmuştur ama aşkını unutmamıştır daha sonra eve geri dönen kabil aşkını ev halkına ilan eder ve bunun haksızlık olduğunu söyler. bunun üzerine babası şöyle bir çözüm bulur: ikisi de birer kurban sunacaklardır allah'a ve kiminki kabul edilirse o evlenecektir kızla. iki erkek de kabul eder bu öneriyi ve çoban olan habil bir koyun, rençber olan kabil bir miktar başak getirir (emin değilim tersi de olabilir) ve beklemeye başlarlar bir süre sonra habilin kurbanı yanar, bu onun kurbanının kabul edildiğinin bir göstergesidir. artık yapılması gereken tek şey habil'in kızla evlenmesidir ama kabil bunu kabullenemez ve aşkına "ya benimsin ya da kara toprağın" demek ister ama o dönemde henüz kimsenin ölmemiş olması ve gömme olayının bilinmemesi nedeniyle söyleyemez. tekrar kendini dağlara vurur ve geri gelir. habil'i koyunlarını otlatırken bulur, artık o onun kardeşi değil düşmanıdır, ve şeytan ona yapması gerekenin habil'i öldürmesi olduğunu söyler. kabil eline aldığı büyükçe bir taşı kardeşinin kafasına geçirir ve onu öldürür.
peki şimdi noolacaktır, habil'in ölü bedeni önünde durmakta sinekler yavaştan toplanmaya başlamaktadır. o esnada iki tane karga kabil'in yakınlarında birbirleriyle kavga eder ve kargalardan biri diğerini öldürür. hayatta kalan karga toprağı eşeler ve öldürdüğünü yaptığı mezara gömer ve kabil'e "mesajı aldin di mi koç" tarzında bakıp gider. bunun üzerine kabil de kargadan öğrendiklerini yapar ve kardeşini gömer.
artık buralarda duramazdır kabil. sevdiği kızı bir şekilde kaçırır artık bir de arkadaşı vardır şeytan ona sal yapmasını öğretir uzuun yolculuklar yaparlar ve babasından çok uzaklara giderler orada yeni bir hayata başlarlar.
kabil tarihteki ilk cinayeti işleyen insandır. lanetlidir, ve dünya üzerinde işlenen cinayetlerin günahlarında onun da hissesi vardır.
- (bkz: abel)
(bkz: cain)
- world of darkness'a göre cinayet sonrasında cain* tanrı tarafından nod'a sürgün edilir. orada adam*'ın ilk karısı lilith'den kendi kendine bakmasını ve tek başına yaşayabilmeyi öğrenir. daha sonra tanrı archangelları* gönderip cain'e af dilemesini söyler. götü kalkmış olan cain üç archangelı da reddeder ve melekler cain'i lanetler. micheal* alev korkusunu, raphael* günışığına hassaslığı, uriel* ise ölümsüzlüğü verir ve cain'i kan ile beslenmeye muhtaç bırakır. cain bu sayede vampir olur.
(çarut, 05.07.2005 04:16)
- akla nedense orson welles'in dilimize gizli rapor olarak çevrilmiş olan - bay arkadin olarak da bilinir- hatta filmi de yapılmış olan eserini akla getiren olgudur.
bay arkadin roman/filmini bilirsiniz meşhur ve gizemli zenginlerden biri hafızasını kaybeder ve sadece bilmem kaç frankla kendini kar kış kıyametin içinde zürih'te bulur ve ondan öncesini hatırlamaz.
nerde akşam orda sabah yaşayan akim tamiroff onun geçmisini araştırır. yolu bir zamanların meşhur tokatçılarından olan fakat tövbekar olup sirkte pire gösterileri yapan silindir şapkalı herifin teki vardı. orda şu söz geçiyordu:
'insanlık tarihinde habil kabilden beri cinayet işleniyor, ama cinayet hala amatörlerin elinde'
evet belki de orson welles gibi bir kişiyi hollywood'tan sürgün edip kaçık damgasını vuran hollywood gerçek hayatta
kabil orson welles ise habildir.
sonuç mu? eh beyaz perdede dönüp dolaşıp klişelerde dolanan, yeniden çevrimlere bel bağlayan ve gittikçe kabızlaşan hollywood'un halini görüyorsunuz.
- (bkz: cassandra s dream)
- (bkz: east of eden)
- ----------
habil ile kabil
ben kuzenimi askere uğurladım.
ilk kanı döktüğünde habil ve ilk çığlığında kabilin barış uğurlandı ya cehennemin dibine;
ben de dün barışa eşlik ettim yolculuğunda cehenneme.
küçük bir erkek çocuğunu annesinin elini tutarken gördüm,
bir de oğlunu görmek için ortalığı sarmış binyıllık acı buğularını el sallayarak aralayan annenin gözyaşını.
sahi benim ülkemde "her erkek asker doğar"dı;
ilk oyuncağı tabanca olurdu her erkek çocuğunun;
sahi evlerin önce duvarı örülür bizim oralarda,
ülkenin sınırı çizilir,
ve içini görmek anlamak ayıptır.
sınıra dikilip, duvara yaslanıp öteki tarafın hayalini kurarken,
tam elini tutacakken sevgiyle bakacakken gözlerine öte taraftakinin
dikenli teller batar elimize
duvar soğuktur üşürüz
mermi kovanları açtır baruta
haritalar boştur sınırsız
ve kan dökülmemiş toprak vatan değildir...
benim bir de erkek kardeşim var;
o da asker doğdu,
o da askere gidecek...
benim ailem 4 kişi,
kardeşim giderse üç oluruz,
hiç oluruz...
kovanları dolduran amcalar aç kalmasın diye,
güdümlü füzeler güçten düşmesin diye,
mercimek yemeği bir tabak artmasın diye koğuşta,
tarih kitabı basanlar sayfa sayısından kar etsin diye,
güneş buralardan bir an önce göçüp gitsin diye,
ben duvarın bir tarafına geçeğim ,
öte taraftaki kardeşim
belki de farkına varmadan,
bir solukta ılık ılık akacak kanım,
toprakları vatan yapacağız kardeşimle...
milyonlarca kardeşin yaptığı gibi
habil'le kabil'den beri...
-----
- habil - deniz baykal
kabil - genel başkan adayı
- her şeyden önce bazılarının iddia ettiği gibi "tarihin" ilk cinayetinin kahramanları filan değildir bunlar. fantastik kurgu mahsülüdürler. götümüzden tarih uydurmayalım.
bir rivayete göre olaylar gelişip, kabil habil'i kıtır kıtır doğradıktan sonra, zavallı havva depresyona girmiş (tabii o zamanlar depresyon bilinmiyor, yine de girebilmiş) hüngür güngür ağlamaktadır. bunu gören adem sinirli sinirli yaklaşır ve "zırlama be kadın!" der, "hep sen şımarttın bunları zaten..." bu da "tarihin" ilk karı-koca kavgası olarak bilinir.(est non, 22.08.2008 15:32 ~ 15:34)
- köklerini sümer mitolojisinden alan hikaye...
|