nedense her lise öğrencisi kendi sınıfını hababam sınıfı zanneder. ona göre en psikopat, en taşak sınıf lisedeki sınıfıdır. bunlarla gelen adama denilcek tek şey vardır.
(bkz. ybsg)
müziğiyle gönüllere taht kuran, dillere dolanan film.
hatta bu sabah, peynir almak için evden çıkarken mırıldanıyordum şarkısını, apartmanın kapısını bir açtım o da ne? müziği duyuyorum. dedim "allah! tamam şimdi delirdim işte" ama o da ne? ikinci şok. köşedeki zihnipaşa ilköğretimokulu'nda ders zili sesi bu olmamış mı?
(bkz: yarabbim sen nelere kadirsin)
bu öyle bir seridir ki, göründüğünden çok daha fazla işler başarmıştır.
yeni eser deyince saçma sapan eğlence programları ve dizilerden başka bir şey anlamayan türk televizyonları, yıllar boyunca, tekrar tekrar yayınlamış, neredeyse 3 kuşak o filmleri ezberlemiş, sağda solda insanları kusturana kadar o esprileri tekrarlamıştır. bıkmadan usanmadan, bunları yayınlayan televizyonlar da ara reklamlar sayesinde ciddi gelirler elde etmişlerdir.
tembel ve boş bahanelerin arkasına sığınan türk sineması ise bunu son zamanlarda keşfetmiş, televizyonlarda boku çıkarılmış olan bir sanat eserini hepten kuşa çevirmek için elinden geleni ardına koymamış ve yeni oyuncularla devam ettirmeye çalışmıştır.
tamam türk sineması olarak senaryo özürlüsünüz, kabul ettik artık. iyi de kardeşim az da olsa yazmışsın bir senaryo, oyuncuların da gayet iyi.. o zaman neden hababam sınıfı? neden başka bir komedi filmi değil de hababam sınıfı? bu yapılan resmen bir ismin, bir efsanenin arkasına saklanmak. televizyonlarla ver gazı, medyayla hepten şişir, iyi bir sanat eserini güvende olmayacağı kadar yükseğe kaldır, seyircinin onu bir efsane olarak görmesini sağla, ardından o efsanenin adına sığınıp film yapmaya çalış.
biz neden hep böyleyiz anlamam. neden bu kadar korkak, neden bu kadar özgüvensiz? sadece sinemada değil, birçok dalda korkak davrandığımız için yerimizde saymaya devam ediyoruz zaten.
kitabı da en az filmleri kadar başarılı olan eser. rıfat ılgazın döktürdüğü romanlarındandır. hatta kendisi kitapta şu anda adını hatırlayamadığım bir karakter olarak birinci ağızdan anlatır hababam sınıfını.
kitabında damat ferit şeklinde bir karakterin olmaması, inek şaban'a salaklığından değil de çalışkanlığından ötürü inek denmesi, kitapta elebaşı olup da filmde adı bile zikredilmeyen onlarca karakterin olması gibi durumlardan ötürü, rıfat ılgaz efradının filme (ve yapımcısına) neden dava açtığını rahatça anlayabildiğimiz yapıt.
son filmler geçmişte yapılan çok güzel işler aradan 20-30 sene geçince aynı lezzeti vermez sıkıntısının birebir örneğidir.aynı karakterler yaşasa,askere gitse,dağa çıksa,piknik yapsa da olmayınca olmaz.
rıfat ılgaz'ın "sınıf" adıyla bastırmak istediği, ancak "komünizm çağrışımı yaptığı" gerekçesiyle sansür uygulanması üzerine "hababam sınıfı" adıyla bastırdığı müthiş eseri. filmler gerçekte romanlara dayanmamaktadır, romanların yanında içi boş ve parodiktir. ama ne var ki münir özkul, adile naşit, tarık akan, şener şen, halit akçatepe gibi dönemin dev oyuncularından kurulu bir kadro da efsanevi bir seri için yetmiştir.
onlar gerçekten efsaneler.seneler önce o kadar imkansızlıkta rıfat ılgaz'ın kitabında anlattığı dünyayı canlandırdılar.filmleri televizyonda belki yüzlerce kez döndü fakat kimse de "aaa,gene hababam sınıfı,yeter artık" * demedi.bütün oyuncuları genelde ilk hababam sınıfındaki rolleriyle anıldı.taklitleri çekildi,son derece adi taklitleri ama hiçbiri gerçek hababam sınıfına yaklaşamadı.
duygusal anları da anlattılar onlar bize,en komik sahneleri de.ama televizyon ekranından bile anlaşılan bir şey vardı,bütün ekip olarak bu işe ruhlarını koymuşlardı.bu yüzden biz onları sevdik,bu yüzden biz onları bağrımıza bastık.
teşekkürler.bizi güldürdüğünüz,hayatı daha çekilir kıldığınız için.
ilginç filmler serisinin adıdır. öyle ki aradan kaç sene geçerse geçsin izleyen her kuşak büyük zevk alır ve kendi sınıfını bu kalıba sokar. işin en garip yanı her sahnesi kelime kelime bilinse dahi, bir sahnenin ardından hangi sahneden kimin ne diyeceği biliniyor olsa bile zap yaparken rastlandığında o günün son durağı olan filmdir ilk defa izleniyormuşcasına zevkle eğlenerek izlenir.
imkansız yani daha iyisi yapılamaz dediğim türkiye'nin gelmiş geçmiş en güzel en eğlenceli film serisinin adı..tabii hababam sınıfı hayranları hangi filmlerden söz ettiğimi anlamıştır..bu son zamanlarda çekilen hababam sınıfları komiktir değildir,bir yorum yapmak istemiyorum ama bence onlarr hababam sınıfı özellikleri taşıyan filmler değiller..keşke yapımcılar onları başka adlarla piyasaya sürselerdi dediğim zamanlar çok olmuştur..
damat ferit : tarık akan'ın canlandırdığı yakışıklı karakter hababam sınıfı,hababam sınıfı sınıfta kaldı serilerinde rol almıştır herhalde o dönem de bu karakteri tarık akan'dan daha iyi başka bir oyuncu canlandıramazdı uçan memeli sorusuna hostes cevabını vermesiyle yüzümüzde tebessüm oluşturur bu karakter.
tulum hayri : cem gürdap'ın canlandırdığı şişman karakter.o da dom dom ali ile aynı serilerde rol almıştır.kızlara hava atarken her hafta beş filme gittiğini söyler.hababam dışında elle tutulur başka bir projede yer almamıştır cem gürdap.
hayta ismail : sınıfın zayıf çirkin yüzlü öğrencisi.hababam sınıfı uyanıyor da asker olmuş ve eski okulunu ziyaret etmiştir..herhalde ''bana bakın bu okulun kıymetini iyi bilin laf anlasanız şu okulu bitirin diyecem ama nerde'' demesi ve o hüzünlü yüzü akıllarımızda kalmıştır haytanın
hafize ana : bütün hababamlarda rol almıştır.kimi zaman çocuklarına sigara getirirken,kimi zaman mahmut hocanın açlık cezalarına karşı çocuklarına gizli gizli yemek getirirken kimi zamanda çocuklarına kopya çekerken hep o tatlı gülüşüyle hatırlarız hafize anayı.hababam sınıfı güle güle'de bir öğrencinin annesi rolüyle çıkmıştır hafize ana..serinin hayranı çoğu izleyici hafize anayı bu rolde oldukça yadırgamıştır.
mahmut hoca : nam-ı diyar kel mahmut.hababam sınıfı güle güle dışında serinin bütün filmlerinde rol almıştır bu karakter.hababamın baş düşmanıdır onlara kopya çektirmemesi,sigara içirtmemesi,ön bahçede top oynattırmaması bunun için yeterli nedenlerdir.ancak hababam ve mahmut hoca arasında hep bir yakınlık vardır her ne kadar düşman olsalar da mahmut hocalarını filmin sonunda hep severler ve sayarlar o düşmanlık filmin sonlarına doğru biter.o dönemler mahmut hoca karakterini herhalde münir özkul'dan daha iyi kimse canlandıramazdı.
akil hoca : papyonlu felsefe hocası.hababam'ın görme zaafı yüzünden dalga geçtikleri karakter hababam sınıfı dokuz doğruyor ve hababam sınıfı güle güle'de rol almamıştır aynı zamanda hababam sınıfı sınıfta kaldı'da milli eğitim bakanının da felsefe hocasıdır.akil öztuna canlandırmıştır.
paşa nuri : sıtkı akçatepe'nin canlandırdığı karakter.fizik hocasıdır öğrencilerin sakarya muharebelerini anlatmasıyla acaip şekilde gaza gelip müdür odasını basmışlığı da vardır paşa nuri'nin..
külyutmaz : rahmetli ertuğrul bilda'nın canlandırdığı biyoloji hocası kendisini külyutmaz olarak herkese lanse etse de 30 yıllık meslek hayatında güdük necmi'nin soba içinde kopya çekmesine engel olamamıştır.
müdür : rahmetli muharrem gürses'in canlandırdığı ticari zihniyet sevdalısı müdür.para edeceğini bilse babasını bile öğrenci diye okutacağını söyler kendisi.
ilginç bir özelliği var bu serinin, yeşilçam'ın oyuncu sıkıntısından olacak, bir filmde öğrenci olarak görünen bir oyuncu diğer filmde öğretmen olarak geri gelir. çalışkan ahmet (oyuncunun adını unuttum), ilyas salman, mehmet ali erbil önce öğrenci, ilerleyen filmlerde öğretmen olarak görülmüşlerdir. her ne kadar kasten yapıldıysa da, sonradan çekilen dandik kopya hababam sınıfı merhaba'da halit akçatepe ve ayşen gruda da öğretmen olarak görünmüşlerdir.
eski serileri ne kadar komik, doğal ve içtense; yenileri o kadar piyasa ve yavandır. amacınız bir efsanenin içine sıçmaksa bir nebze olsun başardınız. zaten mehmet ali erbil faktörü de son serilerinin izlenmemesi için yeterli bir etkendir.
rıfat ılgaz'ın stepne takma adıyla dolmuş dergisinde yazdığı eser. dergiye sonradan katıldığı için bu lakabı kullanmış. yazıların toplanmasıyla oluşturulan ilk kitabın kapağında da yazar olarak stepne görünür. rıfat ılgaz ikinci kitap basılacağı zaman benim ismimi yazın demiş ve yazdırmış. ancak bunun üzerine yazar hırsızlıkla sulanmıştır bazı okurlar tarafından, zira insanlar hababam sınıfını stepne adlı bir fransız yazardan çeviri zannetmişler ve ikinci kitap çıktığı zamanda bunun yalnızca para için yapılmış bir kopya olduğu kanaatine varmışlar.
imdbde 8.8 ve 3702 oyla en iyi 250 film listesine girememiş olan filmdir. sanırım 5000 oy barajı gerektiğini düşünüyorum. ne var ki diğer yüzyılın siyaset adamı olarak fenasi kerimi seçtirmiş olan bu millet haklı olarak üst sıralarda olması gereken bu eseri pas geçmiştir.ayrıca herkesi -10 puan verin demiyorum- gönlünüzden ne koparsa diyip hakkını vererek bu filmin oylanmasını ve hakketiği yerlere gelmesini bekliyorum.
ilk filminde , hababam tayfası bilgi yarışmasına seçilen tıfıl fen bölümü öğrencilerini yarı zorla yarı güzellikle vazgeçirmek için bahçede üstlerine doğru giderken elemanların pantalonlarının paçalarına dikkat ediniz. arkadaki klasik vahşi batı müziği ile bu ayrıntı mükemmel bir ambians oluşturmaktadır...