|
|
- genellikle çocuklara özgü bir hededir. haşlanmış mısır son taneciğine kadar afiyetle yenir. akabinde ise elde kalan koçana ağız dayanır ve suyu emilir. bir insanın emiş gücünü test etmek için koçana bir ölçer zamazingo takılsa çok iyi randıman alınacağına şüphem yok diyebilirim. haa derseniz ki bir insanın emiş gücünden banane bu bize ne kazandıracak? ona da eyvallah derim.
(rugan, 03.07.2009 02:54)
- koçan emmek için mısır bitirdiğim günleri hatırlattı bu bana.
ve size bir sır vereyim, neden konserve mısır diye bir dalga var hiç düşündünüz mü? çünkü koçan emme manyakları var dünyada, mısırların dışını konserveye doldurup kalan koçanı emiyor bu insanlar. bize ise koçanı olmayan mısırları salataya ekleyip mutlu olmak düşüyor, hayat gerçekten zor.
- (bkz: oral fiksasyon)
- en güzeli süt mısırla olur.
- (bkz: mutluluk veren küçük şeyler)
- (bkz: mısır koçanını emmek)
(bkz: aramaya inanmayanı emmek)
- bedavaya yaptırılmaması gereken eylem. ne kadar emiyorsan, o kadar ekstra ücreti ödeyeceksin mısırcıya arkadaş, ayıp denen bir şey var. gerekirse takarız mısırmetreyi, ölçeriz icabında.
- çocukların ve içindeki çocuğu kaybetmeyenlerin yaptığı çocukça hede..
- insana yaşadığını yaşlandığını hatırlatan tipik çocuk hareketidir.amaç ordaki tuzu emmektir.kardeşim zaten koskoca tuzlu mısırı yedin zaten o tuz mu tatlı geldi sana* ahh ahhh bir mısır olsa da yesek dedirten eylem..
- 50 yaşına gelsem de asla vazgeçmeyeceğim, şuan yapmakta olduğum eylem. emme işlemi sırasında çıkan garip sesler de olmazsa olmazı.
(spot, 10.08.2009 04:34 ~ 04:35)
- tuz döküp döküp tekrarlanması daha da zevkli olan, içgüdüsel hareket.
(içses, 10.08.2009 04:36)
- o süper sıvıyı emme olayıdır. tüm mısır afiyetle yenir ve üstüne tatlı olarakta o suyu gelir. değişik tanımlanmıyan bi tadı vardır o suyun. zamanında sadece o suyu emmek için mısır yediğimi hatırlarım.
- zevk. giriş, gelişme ve sonuç olarak 3 ayrı noktası var bu edimin. evvela mısır koçanı suyu emebilmek için o mısırın afiyetle yenmesi gerekmektedir, mümkün olduğunca az mısır zerresinin koçan üzerinde kalması sağlanmalıdır. burda dikkat edilecek husus, mısırı hızlıca yemek ve koçan suyunun ideal sıcaklığı olan 20-22 dereceyi muhafaza etmektir. soğuyunca tadı güzel olmaz o suyun. ı ıh, olmaz! akabinde, etrafta tuz olup olmadığı kolaçan edilmeli, mısır evde yeniyorsa olası ısı kaybını önlemek maksatlı tuzlukyanda bulundurulmalıdır. koçan tuzlandıktan sonra, ön iki diş koçana geçirilmeli ve dilin de yardımıyla -fifft fiffft efekti işte burda devreye girer. cork corkla karıştırmayınız. bu dişlerin arasından gelen bir sestir- koçan arasında kalmış bildiğin alelâde suyun mısırın özü ile birleşmesi sonucunda devişmen bir tada bürünmesinin ürünü olan homojenkarışım sömürülmelidir. emilecek tek damla kalmayana kadar işleme devam edilir. bu esnada ellerin batması, ağız ve çevresine mısırın çeşitli artıklarının bulaşması olasıdır. panik yapmayınız.
son olarak patrick süsskind abimizin yazmış olduğu "koku" adlı kitapta yer almış şekilde, tümden sömürdüğünüz mısırın susuz -cansız- koçanını çöpe atınız. canınız sağolsun. afiyet bal şeker olsun!
- yerinden kalkıp da çöpe atmaya üşenmekten ya da mısırı yemeye doyamamaktan olur bende genelde..
|