zevk. giriş, gelişme ve sonuç olarak 3 ayrı noktası var bu edimin. evvela mısır koçanı suyu emebilmek için o mısırın afiyetle yenmesi gerekmektedir, mümkün olduğunca az mısır zerresinin koçan üzerinde kalması sağlanmalıdır. burda dikkat edilecek husus, mısırı hızlıca yemek ve koçan suyunun ideal sıcaklığı olan 20-22 dereceyi muhafaza etmektir. soğuyunca tadı güzel olmaz o suyun. ı ıh, olmaz! akabinde, etrafta tuz olup olmadığı kolaçan edilmeli, mısır evde yeniyorsa olası ısı kaybını önlemek maksatlı
tuzlukyanda bulundurulmalıdır. koçan tuzlandıktan sonra, ön iki diş koçana geçirilmeli ve dilin de yardımıyla -
fifft fiffft efekti işte burda devreye girer.
cork corkla karıştırmayınız. bu dişlerin arasından gelen bir sestir- koçan arasında kalmış bildiğin alelâde
suyun mısırın özü ile birleşmesi sonucunda devişmen bir tada bürünmesinin ürünü olan
homojenkarışım sömürülmelidir. emilecek tek damla kalmayana kadar işleme devam edilir. bu esnada ellerin batması, ağız ve çevresine mısırın çeşitli artıklarının bulaşması olasıdır. panik yapmayınız.
son olarak
patrick süsskind abimizin yazmış olduğu "
koku" adlı kitapta yer almış şekilde, tümden sömürdüğünüz mısırın susuz -cansız- koçanını çöpe atınız. canınız sağolsun. afiyet bal şeker olsun!