belki ilginizi çeker
  1. · arapların gözüyle haçlı seferleri
  2. · din
  3. · haçlı savaşları
  4. · holy crusade
  5. · islam barış dinidir
  6. · indulgence
  7. · islami terör
  8. · ager sanguinis
  9. · das manifest der kommunistischen partei
  10. · richard the lionhearted
gündem
  1. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  4. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  5. · yılmaz özdil
  6. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  7. · darwin i bitiren balık
  8. · gurbetçi türkler
  9. · cavalier

haçlı seferleri  

  1. haçlı seferleri, 11.yüzyılın ortalarından itibaren türklerin yakındoğu'ya girmeleri ve anadolu'yu yurt edinmeye başlamalarından aşağı yukarı yarım asır sonra büyük selçuklu deveti'nin sürüklendiği iç karışıklıklardan faydalanmayı uman avrupa dünyasının, "kutsal toprakları kurtarmak" sloganıyla türkleri anadolu dan atmak ve anadolu ile birlikte bütün yakındoğu yu kendi ellerine geçirmek maksadıyla düzenleyip giriştiği siyasi amaçlı askeri bir harekettir.

    haçlı seferleri, dünya devletleri ve kültürlerinin şekillenmesinde rol oynayan önemli etkenlerden biridir. bu seferler, genelde yayılmakta olan islam inancına özelde ise anadolu ve mısır kıtasında hırıstiyan ve avrupa milletlerinin hakimiyetini gerçekleştirme hedefine dayanır. ancak bu hedeflere rağmen, en çok zarar gören taraflardan biri de seferleri yapanlara olmuştur.

    amerika, almanya, ingiltere ve fransa gibi ülkelerde haçlı seferleri hakkında önemli araştırmalar yapılmış olmakla beraber, bunlardan amerika’da yapılan bazı araştırmalar dışında, bir kısmı dar çerçevede kalmış ya da belli görüş ve düşüncelerin etkisi altında hazırlanmışlardır. bu konuda araştırma yapanların çoğunluğunun haçlı seferlerine katılan milletlerin müntesiplerince yapılmış olması, da dikkati çeken önemli bir husustur.

    konu hakkında yakın zamanlara kadar ülkemizde yeterli araştırmalar yapılamamıştır. ancak son zamanlarda bu konu daha ciddi anlamda ilim aleminin gündemine girmiştir.

    haçlı seferlerinin sebepleri üzerinde inceleme yapılacak olur ise, siyasi, sosyal ve ekonomik nedenleri bulunan bu seferleri, batılı ve hrıstiyan bilim adamlarınca dini düşüncenin etkisine bağlandığı anlaşılmaktadır. söz konusu nedenler ise o sırada avrupa halkının yoksulluk ve açlık problemi yaşamasıdır. dolayısıyla para, ganimet, zenginlik ümitleri, halkı ve güç sahiplerini bu hedefe yönlendirdiği gibi seferlerin başarılı olması için dini düşünceden de yararlanılması kaçınılmaz olmuştur. bu itici güç, türkleri önasya'dan atmak için 200 yıl boyunca anadolu ve diğer islam milletlerinin yağmalanması ile neticelenmiştir.

    batı dünyası, haçlı seferlerine doğru ilk adımını bizans’ın türklere karşı yardım isteği ile başlattı. bizans, askeri bakımdan düştüğü güçsüzlüğü gidermek üzere papalığın aracılığıyla batı'dan ücret­li asker temin etmeyi arzulayınca papalık da bu fırsatı değerlen­dirdi. esasen papalık, bizans ile de ilişkilerini iyileştirmesini bu teşebbüs ile sağlamaya çalıştı. bizans'ın türkleri anadolu'dan atmak için askeri yar­dım isteğini olumlu karşıladı. bu teşebbüsten umulan bir başka hedefte papalığın istanbul kilisesi üzerinde yüksek hakimiyetini sağlamak isteği yatmakta idi.

    bu düşünceyle hareket eden papa urban, avrupa devletleri nezdinde faaliyete geçti.

    avrupa’da gelişen haçlı faaliyetleri, türk dünyasını zor duruma soktu. bu sırada seferlerin güzergahı üzerinde bulunan türk-islam devletleri arasdında da idari ve askeri problemler vardı. savaşa da pek hazırlıklı değillerdi. papalık ise propagandalar ve mevcut duruma binaen bol miktarda asker toplayabilecek bir konumda idi. nitekim öyle de oldu. bu faaliyetlerin kilise açısından önemli bir neticesi de kilise adamlarının avrupa’da siyasi ve dünyevi hakimiyet kurmaları oldu. günümüze kadar 2000 yıllık tarihi boyunca papalık, hiçbir zaman reform hareketlerinin öncüsü o1­mamasına karşılık, 11. yüz­yılın sonlarında papalar, bizzat kilisenin başın­da, reform hareketlerinin de liderleri olmuşlardır.

    papa urban haçlı seferi çağrısında iki hedef belirtiyordu : doğu hristiyanlanna yardım ve kutsal toprakların kurtarılması. başka bir deyişle anadolu'nun ve kudüs'ün zaptı. urban ıı., türklerin hükmü altında ya­şamanın ne feci olduğunu vurguluyor, türklerin istanbul için ne derece tehlikeli olduğunu mübalağalı şekilde anlatıyor ve doğu hristiyanlarının batılı kardeşlerinden yardım beklediğini söylü­yordu. düşüncesine göre, ispanya'da müslümanlara karşı sürdü­rülen savaş ile doğu'da yapılacak mücadele eşdeğerde idi.

    yukarıda belirtilen ifadesinden de anlaşıldığı gibi, papanın, doğu hristiyanları’na yardım deyimiyle ön gördüğü ilk hedef, ba­tılı şövalyelerin bizans kuvvetleriyle birlikte anadolu'da türklere karşı savaşması ve türklerin elinden burasının alınmasıydı. za­ten imparator aleksios da, bunu istiyordu. fakat, alek­sios anadolu'yu yeniden devletine ilhak etmeyi arzulamakta ve bunu yapabilmek için de, batı'dan sadece ücret karşılığında as­keri hizmet beklemekteydi.

    urban’ın hedefine ulaşmak için kullandığı dini itici güçlerden biri de hrıstiyanlar’ın hac yapmasını istemesi idi. haç­lı hareketinin büyük bir hac seferi olarak tanımlaması, hiç de ger­çeği dile getirmiyordu, ama urban'ın haçlı seferi çağrısı, böylesine geniş kitleler üzerinde bu vesileyle de etkili olmuştu. bunun nedeni, savaş için geliş­tirilmiş bir toplumun tükenmesi ve eyalet hükümetlerinin desteği ile zirveye ulaşan anarşi ve terör hareketlerinin önlenemez bir seviyeye ulaştığı esnada bu yönelimin islam ülkelerine çevrilmesini sağlamasıydı. sonuçta saldırganlık faaliyetleri iyi kanalize edile insanların enerjilerini kilise uğruna harcayabilecekleri hale getirilmiş oldu. duyguları bu yönde kuvvetlenmiş bir toplumun, dini motiflerle süslü, böyle bir çağrıya cevabı, elbette onlara göre müsbet oldu. bu cevap, isa 'nın şerefine ve bede­nine çok daha ağır darbe vuran, onu çarmıha geren yahudilerden ve inançsız (infidel) dedikleri müslümanlardan intikam almak, isa ve din kar­deşlerine karşı sevginin ifadesi olarak umut edilenden de büyük oldu.

    duygulan coşturan bu dini unsur yanında, çağrının başarıya ulaşmasında asıl etken olan sosyal ve ekonomik nedenlerdi. avrupa'da nüfus sayısı hızla artmaktay­dı. bu artışı önlemek için hatta miras ve evlilik sistemleri bile, baskı altına alınmıştı. öte yandan devir, kolonileşme çağı idi. sefere katılan haçlıların amaçları din kardeşlerini türklerin baskısından kurtarmak, onları sevmek ve yardım eli uzatmak falan değildi. daha kendi ülkelerinde yahu­dilere karşı giriştikleri katliamlardan sonra, haçlıların macar top­raklanndan geçerken başlayan çapulcu, yakışıksız davranışları bizans arazisinde yağma, tahrip hristiyan halkın malına ve canı­na el uzatma, hatta görülmemiş derecede vahşet ve işkencelere kadar ulaşmıştı. çünkü, batı'nın düşüncesi başkaydı. hedef, anado­ıu'yu hatta bütün yakındoğu'yu ele geçirmek ve hakimiyet kur­maktı. böyle bir zihniyet ve tavır benimsemiş haçlılar adı verilen kalabalık savaşçı ordulardan sadece türkler değil, bütün doğu hristiyanları da büyük sıkıntılar ve acılar çekmişti.

    kaynak : http://www.osmanli.org.tr makalenin sahibi : "prof. dr. ışın demirkent".
    ilk paragraf ise http://www.ulkum.com adresinden alıntıdır.
    (selenge, 07.01.2005 19:26 ~ 19:30)
  2. dünya tarihine baktığımda haçlı seferlerinin amacının kutsal yerleri fethetmek değil, o yıllarda batı bilimine fersah fersah fark atan doğu bilimini batıya taşımak olduğunu düşünüyorum. dante'nin ilahi komedyası ile kur'andaki ve hadislerdeki betimlemelerin benzerliği, nostradamus'un kehanetleri ile hadislerdeki kehanetler... atomun parçalanabilir olduğunu savunanların bulunduğu bir coğrafyadaki (cabir bin hayyanın) bilgi seviyesini düşündüğünüzde bu fikir çok mantıklı geliyor. batıda daha astronomi neredeyse bilinmiyorken, ortadoğuda günümüzdekine yakın gökyüzü haritaları oluşmaya başlamıştı. ortadoğuda bahsettiğimiz bilginler 8.yy-11. arasında yaşamışlardı. batıdaki emsalleri ise 14.yy-16.yy ancak ortaya çıkıyor. yani aradaki haçlı seferleri doğudaki kültür ve bilgi birikimini alıp, buradaki eğitimli kitleyi yok ederek doğuyu karanlığa mahkum etmekte. ortadoğu medeniyetinden hızını alamayan haçlılar bizansa da aynı açgözlülük ve vahşilikle saldırarak buradaki sanat eserlerini de yağmalamakta ve ellerine geçen tüm kültürel, bilimsel ve sanatsal esserleri avrupaya götürmekteydiler.(venedikteki dört atlı)

    kültür, sanat ve bilim birikimi elinden alınan, ayrıca bu birikimi tekrar oluşturabilecek eğitimli insanlarını kaybeden doğu çok geçmeden moğol istilasıyla da son kalıntılarını kaybetmiş ve son 800 yıldır hemen hemen bilime hiçbir katkı yapamamıştır.
    (Antares scorpio, 27.01.2007 22:48)
  3. ilki hariç hiçbiri gerçektende din için yapılmamıştır hatta bunlardan bir tanesi direk konstantinopolise yapılmıştır. müslümanlıkta karşılığı cihaddır bir nevi. bir de bu seferler sayesinde dünyanın en uzun yürüyüşleri yapılmıştır bir belgesel programından öğrendiğim kadarıyla.
    (dream endless, 29.01.2007 19:57)
  4. böyle büyük olaylar için yaptığım küçük araştırmalar sonucunda fark ettiğim şey şudur ki ; haçlı seferlerinin başarısı da başarısızlığıda araplar ve türkler arasındaki iç savaş , ikditar mücadelesi, iç çekişmeler, eski kuyruk acıları yüzündendir.ilk haçlı seferi ise ciddi anlamda insanlık suçudur.yağmalanan yüz binlerce kitap ölüsü yeninen binlerce müslüman düşünülürse insanlık suçu yakıştırması az biledir. ve bugun dünyada özellikle ırak'ta olanlara büyük bir refarans verirler ilginçtir ki üzerinde durulması araştırılması gereken olaydır bu seferler zira ilkinin üzerinden yaklaşık bin yıl geçmesine rağmen hala aynı şeyler dönmektedir dünya üzerinde.
    (dream endless, 24.03.2007 14:10 ~ 14:16)
  5. (itülüyümfizikmühendisiyimpişmandeğilim, 29.07.2007 15:50)
  6. isminden de anlaşıldığı üzere din temelli savaşma girişimleridir. (bkz: @1769494)" onmousedown="return bkc('1769646','+%60%401769494%60')">`@1769494`)
    (babuba, 31.07.2007 23:46)
  7. üzerinden fetih ve yağma kültürünün analizinin yapılabileceği ve bunun sonucunda eskiden kimin barbar olduğunun anlaşılabileceği din savaşları. gerek selçuklular'ın gerekse de osmanlı imparatorluğunun yaptığı savaşlar hep fetih esasına dayanıyordu. çünkü onlar girdikleri yerlerde yatırımlar yapıyor ve istimalet politikası uyguluyordu. bu anlamda türk fetih politikasının değişmez bir argümanı olan istimalet politikası gibi bir gerçek ortadayken ve haçlı seferleri sırasında haçlı ordularının yaptıkları da ortadayken kime barbar denmesi gerektiği açıkça ortaya çıkar sanırım.

    ama yıllarca barbar, soykırımcı, asimileci olan hep biz olduk. aslında sorun onlar temiz biz pisiz veya onlar pis biz temiziz sorunu değil. her toplumun geçmişinde hataları olmuştur; ama burada asıl sorun herkesin kendi çöplüğünü temizlemesi sorunudur.
    (aytok, 01.08.2007 00:01 ~ 00:02)
  8. başarısız olan seferlerin sonuncusu istanbula ulaştıktan sonra geri dönmeyerek büyük yağmalar yapılmıştır. istanbulun fethini de kolaylaştıran bu olay bizansı zayıf ve güçsüz düşürmüştür.

    edit: dünyayı kurtaran adama teşekkür ederim. haçlı seferleri 8 defa yapılmış, ve istanbulun işgaline sebep olan dördüncü seferdir.

    dördüncü seferin istanbula yapılması üzerine bizans hanedanlığı bursa ve trabzona kaçmış istanbulda latin imparatorluğu kuruşlmuştur. daha sonra latin imparatorluğu tutunamayarak bursadan gelen hanedan ailesi bizansı tekrar yaşatmışlardır.
    (sen benim bir külah dondurmam, 23.03.2008 16:10 ~ 16:22)
  9. günümüz masonluğunun * temellerini oluşturan seferlerdir. kudüs'ü ele geçiren haçlılar filistin’den antakya’ya kadar uzanan bir latin krallığı kurdular. bu krallığın devam etmesini sağlamak amacıyla kurdukları devleti ayakta tutabilmek için örgütlenmeleri gerekiyordu. bu örgütlenmeler “askeri tarikatlar”i doğurdu. askerler avrupadan kenan diyarına gelip hem askeri eğitim alıyor hem de bir takım büyü işleri ile uğraşıp ilginç şekilde okülitzm ile ilgileniyorlardı. işte bu tarikatlarden birisi de tapınak şövalyeleriydi ve o dönemlerde bölgede gizli gizli hakimiyetini koruyan kabala felsefesini benimsemişlerdi.
    (düzenli locaların büyük saygıdeğer üstadı, 31.08.2008 13:11 ~ 13:13)
  10. islamdaki cihat anlayışından farklı bir şekilde dinin bir parçası değil dinsizliğin bir parçasıdır.hristiyanlık din için savaşmamayı söyleyen tek dindir.(sana tokat atana diğer yanağını dön)(kılıç tutma,kılı. tutanın sonu diğer tarafta kılıçla olacaktır) gibi sözleri çok beğenmişimdir her zaman.gelelim haçlı seferlerine
    ortaçağdaki avrupanın kalabalık nüfusunu indirmek,lordların macera isteği,halkın altın isteği,papanın isanın doğduğu yeri hristiyan toprağı yapma isteği ile başlamıştır.bir süre başarılı olunmuştur.daha sonra ordular yenilmeye başlamıştır.
    bu seferlerden en ünlüsü ıv. haçlı seferidir.haçlı ordusu karadan yürüyünce osmanlılara ve diğer ırklara karşı kayıplar vermesi papayı venediklilerle anlaşmak zorunda bırakır ve bu ordu deniz yoluyla kudüse taşınacağı konusunda anlaşılır fakat şerefsiz venedikliler donanmayı istanbula yönlendirir,papanın kontrolünden çıkan bu haçlı seferi istanbulun yağmalanmasıyla sona erer.
    birde teuton seferleri vardır.bunlarda pagan litvanyanın almanya ve polonyaya saldırması sonucu bu ülkelerin papalıktan istediği yardım üzerine yola çıkan haçlı tarikatidir.
    (dedimvekaçtım, 31.01.2009 19:35)
  11. 8 tane olarak varsayılsa bile bunlara ek olarak 2 tane de çocuk haçlı seferi vardır.

    ilki tam anlamıyla faciadır. 1212 yılında olmuş, 70.000 den fazla çocuk ya ölmüş ya da müslüman tüccarlara köle olarak satılmıştır. ikincisi ise ilkinden birkaç ay sonra gerçekleştirilmiştirilmiş olup, akıbeti bilinmemektedir.
    (conquistador, 21.03.2009 04:49)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil