|
|
- bilimsel olarak kanıtlanması çok kolay olan bi gerçektir..
- yeteri kadar hızlı _ıçıldığı taktirde geçersiz olacak eylem.
- ishal olmayan beygirler için geçerli güzel önerme.
sürekli bir sıçışta (patlamasız ishal durumunda) yere atın koştuğu güzergahın boktan bir çizimi yapılmış olur.
aslı, tez atın boku seyrek düşer olarak söylenir.(chete, 06.06.2004 12:00 ~ 11.10.2005 16:43)
- genelde batak ya da okey de oyuna hızlı başlayanlara karşi kullanılan bir nevi avuntu cümlesi...
- üçüncü nesil yazar mottosu olsa gerek.
- hızlı koşan atın boku seyrek düşer özüdür.
yer yeri pislik içinde bırakmaktansa hızlı koşarak seyrek bir şekilde etrafı batırmak daha mantıklıdır kanımca.
- sonuçta sıçmayı kendine düstur edinmiş kişicanın avantajlı bulduğu durumdur. yavaş koşup toptan sıçmaktansa azar azar 4-1 yana sıçarım efendi gibi bir anlam kazandırılmış olabilir. değişik bir bakışla düşünceli insanların sloganı falan da olabilir.
- yavaş koşan ve hızlı koşandan daha yavaş sıçan bir beygirle sonuç itibariyle aynı seyrekliğe ulaşılabilen durum.
- telaş ve acele ile yapılan işin içinde mutlaka aksaklıklara sahne olacağını anlatan atasözü.
(bkz: acele işe şeytan karışır)
- (bkz: sikten götten atasözü sallamak)
(bkz: her atasözü gerçektir)(muzcu, 26.11.2005 13:36)
- (bkz: 12 temmuz 2006 fenerbahçe telstar maçı)
- yavaş atın çiftesi pek olur atasözü ile birlikte düşünüldüğünde atları bunalıma sokan atasözü. at ne bok yesin? hızlı gitse laf söz oluyor, yavaş gitse laf söz oluyor.
- (bkz: hızlı yaşayan kabız olur)
- hava harp okulunda "hava saldırısı ve bombardıman taktikleri" dersinde verilebilecek bir örnektir.
- mümkünse mythbusters'ın incelemesini istediğim, atlar arasında büyük bir şehir efsanesine dönüşmüş söylem.
- dört nala koşan bir at, hem koşup hem sıçabiliyorsa gerçekleşebilir.
- her dönemin yeni nesil yazarları için kullanılabilecek yakıştırma. seks gibi biraz. ilk zamanlar yazı girme arzusuyla yanıp tutuşulur, deliler gibi girilir. sonrasında alışkanlığa doğru eğilim gösterdiğinden ötürü ara sıra fantezi istekleri doğar, bazen şaheserler çıkar ortaya.
|