belki ilginizi çeker
  1. · cebrail in kanadı
  2. · poly aka bilirkişi
  3. · spitzer
  4. · yüzünde bir yer
  5. · beşinci boyut
  6. · hızır ilyas
  7. · umutların tükendiği an gelen adam
  8. · majezik
  9. · son günlerde sözlükte daha da belirginleşen durum
  10. · geçtiği yerleri yeşillendiren
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  2. · zongul ducks
  3. · aşk ı memnu
  4. · sözlük yazarlarının hayalleri
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  7. · aklidengegorecelibikavramdir
  8. · nofx
  9. · kadınları kızdıran sözler

hızır  

  1. alevilik inancına göre başımız sıkıştığında yardımımıza gelen zatı muhteremdir kendileri....'hızır gibi yetişmek' deyimi burdan gelmektedir...hıdırellez de dolaştığına inanılır..ab-ı hayatı içerek ölümsüzleşmiştir...
    (zoe, 05.05.2004 00:40)
  2. sunni inanışında da vardır hızır. yaygın inanışa göre peygamber olabilir. hızır yeryüzündeki insanlara zor anlarında yardım eder.
    ayrıca ilyas da denizdeki yardıma muhtaçlara yardım eder. 6 mayıs gecesi * hızır ve ilyasın buluşarak dünya üzerinde yardıma ihtiyaç duyan kimseleri aradığına inanılır.
    (talisman, 21.02.2007 22:30)
  3. (bkz: yunus idi hızır idi oğlan idi kız idi)
    (kerkerte, 02.05.2007 20:40)
  4. hızır aleyselam kuranda geçen evliyalardandır. hz. musa ile tanışmıştır. olayın kuranda yazmayan tarafı şu şekilde rivayet edilir;

    bir gün hz. musa hutbedeyken, cemaatten biri " şu an dünyadaki en bilgili kişi kimdir?" der. hz. musa benim der. allah'tan bir vahiy gelir ve ona dünyadaki en bilgili kişinin o olmadığı bildirilir. bunun üzerine hz. musa, dua eder, bu zatla tanışmak için. duası kabul olur ve iki denizin birleştiği yere gitmesi emir gelir. genç yardımcı ile birlikte yola koyulular. işte burdan sonrası kuranda geçmektedir.

    hani musa genç yardımcısına demişti: "iki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim." (kehf suresi, 60)

    beraber iki denizin buluştuğu yere gelirler. ama adres yeterince detaylı değildir. bunun üzerine su olay vuku bulur:

    böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. (varmaları gereken yere gelip) geçtiklerinde (musa) genç-yardımcısına dedi ki: "yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız-yolculuktan gerçekten yorulduk." (genç-yardımcısı) dedi ki: "gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu." (musa) dedi ki: "bizim de aradığımız buydu." böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doğru gittiler. (kehf suresi, 61-64)

    derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. (kehf suresi, 65)

    musa ona dedi ki: "doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" (kehf suresi, 66)

    dedi ki: "gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." (böyleyken) "özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" (kehf suresi, 67-68)

    (musa:) "inşaallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi. (kehf suresi, 69)

    dedi ki: "eğer bana uyacak olursan, hiçbir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar." (kehf suresi, 70)

    böylece ikisi yola koyuldu. nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (musa) dedi ki: "içindekilerini batırmak için mi onu deldin? andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın." (kehf suresi, 71)

    dedi ki: "gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" (musa:) "beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi. (kehf suresi, 72-73)

    böylece ikisi (yine) yola koyuldular. nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (musa) dedi ki: "bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? andolsun, sen kötü bir iş yaptın." (kehf suresi, 74)

    dedi ki: "gerçekte benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" (musa:) "bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi. (kehf suresi, 75-76)

    (yine) böylece ikisi yola koyuldu. nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (musa) dedi ki: "eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin." (kehf suresi, 77)

    dedi ki: "işte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız. sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim. (kehf suresi, 78)

    "gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı." (kehf suresi, 79)

    "çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkar zorunu kullanmasından endişe edip-korktuk. böylece, onlara rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik." (kehf suresi, 80-81)

    "duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu, altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi. rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) rabbinden bir rahmettir. bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. işte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu." (kehf suresi, 82)
    (hasixtir, 23.06.2007 09:53)
  5. zaman ve mekan kavramlarının üstünde yaşayan mübarek kişidir. istediği zamanda istediği yerde bulunabilir.
    (kidd, 30.03.2008 15:16)
  6. alimlerin çoğuna göre peygamber olan kişidir.genellikte dilenci kılığında insanın karşısına çıkabileceği söylenir ki hızır la ilgili bir olay anneannemin başından geçmiştir.anneannemin evde yalnız olduğu bir günde eve bir dilenci gelir.dilenci saçı sakalı birbirine karışmış,paspal giyinmiş biridir.anneannemden yardım etmesini ister,anneannem ise parasının olmadığını,dilerse giyecek birşeyler verebileceğini söyler.dilenci o zaman biraz un ister,fakat evde un kalmamıştır,dedem o gün şehire un almak için inmiştir.anneannem evde un kalmadığını fakat ekmek verebileceğini söyler,dilenci ise ekmek istemediğini az da olsa un verirse daha iyi olacağını söyler.( o zamanlar köyde her evde un depoları vardır,günümüzdeki su depoları gibi,alttan gözü açınca un dökülür ) anneannem unun olmadığına emindir,sabah bakmıştır ama adamın önünde bir daha bakayım der o da görsün ister unun kalmadığını,eline bir tas alır ve deponun gözünü açar,un dökülmeye başlar ve tas dolar.dilenciye verir ve biraz da giyecek almak için eve girer,çıktığında dilenci gitmiştir.anneannem dedemin erkenden gelip depoyu doldurduğunu düşünür.daha sonra dedem şehirden gelir,un getirmiştir.anneannem dedeme depoyu doldurup doldurmadığını sorar.dedem ise şehirden yeni geldiğini söyler,anneannem şaşırmıştır ama tahmin eder o kişinin hızır olabileceğini,o yüzden dedeme hiçbirşeyden bahsetmez.günler geçer evde un azalmamaya başlar,normalde 1 haftada biten depo 1 ay geçmesine rağmen dolu durmaktadır,azaldıkça kendiliğinden dolmaktadır.bir gün dedem anneanneme unun neden bitmediğini sorar ve bir hafta sonra un biter.( dedemin bunu söylemesi bereketi kaçırmıştır ve un o yüzden bitmiştir,söylememek gerekirmiş )

    not : tamamen yaşanmış olaydır,hayalgücü eseri filan değildir,anneannem de 70 yaşında hacıdır,yalan söylemez...
    (vamişkunan, 17.08.2008 01:28)
  7. kehf suresi 74. ayete göre bir çocuğu öldüren, yine aynı surenin 80 ve 81. ayetlerine göre "annesi babası mümin olmasına rağmen ileride günakar olup, milleti dinden çıkarmasın, kötülük yapmasın" diye öldürdüğünü söyleyen zat. kimilerine göre hızır'ın yaptığı şey zelle sayılmıyor. çünkü allah böyle yapmasını istiyor. zellenin ne olduğuna gelince peygamberlerin günah sayılmayan hataları diyebiliriz. hızır'ın normal bir insan olmadığı oldukça açık, çünkü normal insan ileride kötlük yapacak, günahkar oalcak, seri cinayet işleyecek, felakete sebep olacak diye küçük bir çocuğu öldürmez. ancak bağnaz, yobaz bir deli öldürebilir. hızır madem ileride annesini babasını dinden çıakrmasın diye bir çocuğu öldürebilecek kadar mübarek, bir zahmet insanlık tarihinin en büyük felaketlerine sebep olmuş hitler'i, cengiz han'ı da daha çocukken öldürseymiş. "niye öldürmemiş?" oldukça saçma bir soru çünkü hızır muhtemelen birilerinin anneannelerinden un, yağ, şeker istemekle meşguldü belki de, kim bilebilir? ne de ols hızırın işine akıl sır ermez.
    (chixculub, 29.09.2008 10:10)
  8. araştırmadım lâkin, ilkokul hocalarımdan birinden duyduğum kadarıyla hızır aleyselam insanlara yardıma yetiştiği gibi, kapılarına gelip yardım da istermiş. sanıyorum ki, tanrı misafiri anlayışımız buradan gelmekte.
    (venom, 28.03.2009 04:04)
  9. anne tarafımda her an yardım isteyen dede şeklinde gözükendir... ve aile yemeklerinde nedense konusu geçmeden edilmez, sanırım olağanüstü olayları konuşma merakı tüm ailede var... ayrıca 3 kuşaktır hızır anne tarafımın bayanlarına uğramakta... en azından biz 3 kuşağın hikayelerini dinledik... birincisi; anneannemin annesi, anneannem ve annem, yakında ben de bekliyorum... ama sonradan hızır olduğunu anlamayayım ben korkan bi insanım....
    anlatılan olaylar ise şudur; anneannemin annesine bi su ver diyerek gözükmüş, kadın kovmuş ve bi anda gözden kaybolmuş. o an anlamış hızır olduğunu... anneannemden zamanında bir dilim ekmek istemiş o zamanlar her şey pahalı, buğday yok, un yok veresiye var bilmem ne var... anneannem de bu bahanelerle kapıdan kovmuş, sonra caymış bi dilim ekmekle arkasından gitmiş ki, hızır çoktannn köşeyi döner dönmez kaybolmuş ama kadın korkmuş tabii... verseydim o ekmeği hızırdı diye yanar hala!
    ve en yakın zamanı ise en önemli örnek ise annemmm yine sevgili dedemiz gelip su istemiş -ki bu lojmanda oluyor- annem de su vermiş allah razı olsun diyerek yine gözden bi anda kaybolmuş... ben de benden bi'şeyler isteyen dedeyi bekliyorum ama sonunda hızır olduğunu anlamiim yoksa korkarım belki de deliririm kim bilir...
    (abdüş şuküfe, 28.03.2009 04:28)
  10. dün kapı çaldı. açtım. bi amca. ak sakallı. su istedi. koşarak getirdim. içti.

    +su verenlerin çok olsun evladım.

    -eee?

    +ne ee si?

    -bir anda kaybolmayacak mısın?

    +yoo

    gitti sonra amca. bardağı da götürdü pezevengin evladı. bakakalmışıım.
    (ford prefect, 28.03.2009 04:41 ~ 04:44)
  11. bu seneki dileklerimi okuduktan sonra "evladım, bunu bana yazacağına...., git kendin hallet." deyip, sağlam bir fırça atacağını tahmin ettiğim ve yerden göğe kadar haklı olacağını bildiğim mistik kişi.
    (shimmering horizon, 06.05.2009 09:56 ~ 10:09)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil