çok tuhaf değil mi? bilgi değil, marifet değil. sadece hız..
küçükken elimize aldığımız arabayı hızlı hızlı sürerdik. "uvvv uvvvv vvv" gibisinden sesler çıkarır, eşlik ederdik o oyuncağa. bu sayede içimiz gıcırdardı, heyecanlanırdık. biraz daha büyüdük mü bu sefer daha teknolojik şeylere merak salarak bu tutkuyu artırırdık içimizde. "ben büyüyünce pilot olucam" dememizin sebebi de budur aslında. insanın kendini özgür ve güvende hissetmesi. en kederli anda bile o uçuş duygusun insana dünyayı yıkabilecek derece de özgüven sağlaması.
arabada babamızın öndeki aracı son hız sollamasını bu nedenle isterdik. sollarken yan araca bakıp ukala gülüşü bu nedenle atardık. arabadan inince
bisiklete koşup hızımı artırmaya burada devam ederdik. çünkü kesmezdi. biraz daha büyüyünce "ben de araba alıcam işte" derdik ve büyürdük. klasik bir deyiştir ama "ben de kuşlar gibi uçmak isterdim" demedik mi? elbette dedik. hatta koltuk üstünden halıya sert inişler bile yaptık bu nedenle. kollarımızı da kanat gibi gördük ve çırptık.
analog organlar olabilir ama
homolog özellik göstermiyorlar işte. hızlandık. sonra daha da büyüdük.
daha da büyüdük.