sanki savaşın izleri,çıkmamacasına sinmiştir bu ülkeye..güzel sahilleri parkları vardır, özenle korurlar böyle yerleri.gece hayatı anlayışları da bir ilginçtir..ama insanları eğlenceli sokakları güvenlidir.
osmanlıdan dolayı da yemektir kelimedir gibi konuşarda türklerle pek benzeşirler.
dağılan yugoslavya'nin ardindan ortaya çıkan devletlerin içinde,slovenyayla beraber en doğru düzgünü.hirvatlar;sırplarla danışıklı dövüş yaparak boşnakları katletmışler,fakat dünyanın tüm tepkisini sırplar çekince masumca kendi köşelerine çekilmişlerdir...hirvatlar sanilanin aksine ortodoks degil,katoliktirler..bu yüzden kendilerine en yakın ülke olarak italya'yi görürler.italya'da bir abi edasiyla hirvatistan'i korur ve gözetir.
bi sürü doğal parkı, ve muhteşem adriyatik kıyıları ile görülesi ülke. hem ufak hem güzel. bütün sahillerinin kaya olması, orman ve kıyı arasın bölgenin dar, ufak adalarının yeşil dolu olduğu pek güzel akdeniz ülkesi. dalmak için elverişli ,ama zehirli deniz analarının sıklığı ve kaya balıklarıyla dikkat gerektiriyor.
sırplardan ayrılmak için yugoslavyaya almanları sokmakta tereddüt etmeyen..sırplarla bir türlü iyi anlaşamayan bir ülkedir..birçok parkları caddeleri hala ünlü nazi alman komutanların isimleriyle anılmaktadır..karadağ gibi adam gibi ayrılmak varken kaos ve savaşa sürüklemişlerdir yugoslavyayı..olsun sonuçta her ülke de barışa kavuşmuştur önemli olan da budur...
sınırından geçerken çantamın nerdeyse didiklendiği ülke. gecenin bir vakti tren sınır istasyonunda durur, erkek tipli, asık suratlı memure azarlar gibi çantayı açmamı söyler. birçok ülke sınırından geçtim; ama hırvatistan sınırındaki gibi çanta karıştıran sınır polisi görmedim.
sanıldığının aksine ingiltere'yi 2008 avrupa şampiyonasında kupanın dışına iten takım değildir. ingiltere makedonya ve israil ile beabere kalmış rusya'ya da yenilerek kendi kendini kupanın dışında bırakmıştır.
56,542 km²'lik güneydoğu avrupa ülkesi. slavonya, hırvatya, dalmaçya, istriya bölümlerinden oluşur. nüfus 4.551.000'dir. başkent zagrep'tir (zagreb?) falan falan.
bir de, hırvatistan'ın yugoslavya parçalarından biri olduğunu bilmeyen varsa gitsin kendini adriyatik denizi'ne atsın.
adaları baya fazladır bu ülkenin. yunanistan misali. turistik adalardır bunlar, hoştur.
tek kelimeyle yaşanılası ülke. diğer eski yugoslav ülkeleri içerisinde en medeni olanlarından biri. 2010 yılında ab ye girmelerine; yıl sonunda da schengen ülkeleri kapsamına girmelerine kesin gözüyle bakılan ülke. ancak müzakerelerde aşmaları gereken en önemli başlıklar şunlardır: sırbistan ile ilişkilerini normalleştirmeleri, ülke içerisindeki mafya oluşumlarını temizlemeleri, slovenya ile yıllardır uzlaşamadıkları sınır ve toprak sorununu aşmaları ve 1992-1995 yılları arasında yugoslavya'nın dağılma sürecinde yaşanan savaşta görev yapmış ve deyim yerindeyse bosnalı müslümanların anasını ağlatmış general ve komutanların bir an evvel lahey'deki savaş suçluları mahkemesine teslim edilmesi.
edit: başbakanları ivo sanader görevinden kişisel sebeplerden ötürü bugün istifa etmiştir.
birbirleriyle karşılaştıklarında merhaba demek için veya vedalaşırken güle güle demek için "bok" kelimesini kullanan, sıcak ve misafirperver insanları barındıran balkan ülkesi. zagreb'teki havaalaninda uçaktan iner inmez, pasaport kuyruğunda araya kaynayan tipler, avrupa'dan çok kendinizi turkiye'de gibi hissetmenizi sağlıyor...polise rüşvet veriliyor. kırmızı ışıkta geçilebiliyor. halkın bir kısmı ayda 500 euro ile geçinmeye çalışırken, diğer tarafta gucci, escada gibi markalar yeni dükkanlarını açıyor. siz yanınızdan geçen, uzun saçlı kumral, gayet bakımlı, manikürü pedikürü tam, seksi bir hirvat hatuna seyre dalmışken, kendinizi bir anda eski yugoslavya döneminden kalma mavi tramvay yolundan bulabiliyorsunuz. kırmızı eti ve deniz ürünlerini çok seviyorlar. kullandıkları hirvat dilinde pekcok turkce kelimeye rastlamak mümkün: badem, budala, patlıcan, vişne, bureg (börek) vb. şehir merkezinde pekcok eski binanın dış cephesine çivi bile çakmak yasak. restorasyon sadece binaların içinde yapılıyor ve dış cepheye kesinlikle dokunulmuyor.boylece tarihi doku korunmuş oluyor.