doğum günü olması sebebiyle itüsözlük ve mensuplarına teşekkür etmek isteyen aşırı duygusal, bir o kadar da dengesiz şahıs.
şu an suratımda kocaman bir gülümsemeyle yazarken iki dakika sonra aynı duruma ağlamayacağıma söz veremem.
aslında herkes kadar hüzünden bozup, orasından burasından çekiştirerek mutluluk hâline getiririm tecrübelerimi.
gayet sıradan bir isim seçtiğimi düşünmüştüm buraya gelirken. bazen unutuyorum mesaj gönderenlerin 'beni' hüzünden bozma mutluluk olarak gördüklerini. bu tamlamayı görüp kendilerini düşünsünler istiyorum. emek vererek sevinç haline getirdikleri zorlukları düşünsünler, yüzleri gülsün iki saniye. hâyâl kurarken 10 kaplan gücünde olduğumu belirtmeme gerek kalmadı sanırım.
*
büyük cümlelerin değil, sevdiğim insanlarla paylaştığım güzel anlardaki kocaman kahkahaların peşindeyim.
maaşıyla değil, bir melodiyle kendini anlatan insanlara hayranım. bir film repliği ya da kitap bulmak için çabalayanlar dünyanın merkezine yolculuk ediyormuş gibi etkiler beni.
plazaların yirmi üstü katlarını görmez gözüm; deniz kenarında rakı sofrasında ya da kayalıklardaki bira sohbetlerindedir gönlüm.
yazarlık hakkında pek bilgim olmamasına rağmen girdiğim itüsözlük, yıllardır hâyâl ettiğim bir ortam oldu benim için. mesaj ışığını görüp benim kadar sevinen başka insanlar da vardır elbet. yine de cep telefonu operatörü, otomatik doğum günü mesajını yanlışlıkla iki kez gönderdiği için iki kere mutlu oluyorum. ilgiye değil de sevgiye her daim aç kalacağım sanırım. pişman değilim.
henüz çocuk olduğum yıllardan birinde okuldan, akrabalarımdan ve dahi ailemden -anne babam dahil- tek kişi bile hatırlamamıştı bu günü. ortalığı birbirine katmıştım, ben dünyanın merkeziydim ve onlar benim doğduğum günü şölenlerle kutlamalıydılar !
zihnimdekilerle ne yapacağımı bilemez halde, şaşkın gözlerle kalıverdim. başımın üstündeki yaldızlı taç gitmiş, küçücük dünyamda benim için yanan ışıklar sönmüştü.
işte o zaman sadece -herkes kadar- önemli olduğumu görüp rahatlamıştım. ufacık bir hayatım, minik telaşlarım vardı ve dünya bu kadar acımasızken hayatın bana gülmesini bekleyemezdim. ardımda sevgiler bırakmaya başladım, kötü ayrılmalar, çekip gitmeler bana göre değildi.
girilerimin çoğu, aklımdan geçenleri içimde tutmaya çabalarken yüreğimin çatlamasından korkup yazıya döktüklerimdir. bir şekilde yaşanmış, hayatımda izi kalmış olayları nacizane paylaşma çabasıdır .
bir dostumun söylediği gibi, herkes kadar anlatmaya ve anlaşılmaya muhtacım.
mesaj ışığıyla gelen "ben de..." ler, "haklısın ama.."lar, üzerine titreyeceğim yeni insanlarla tanıştırıyor beni. ardımda bıraktığım sevgi damlaları sel olup akıyor böyle günlerde.
buraya sanal diyenlere iki elimi belime koyup, en sert suratımla iki çift laf etmek isterim.
sözlük sayesinde şahane insanlarla tanıştım ve tanışmaya devam ediyorum. belki aynı şehirde bile bulunamayıp, birbirimizin hayatlarını teğet geçecekken; birlikte gülüp, derdine ağlayabileceğim dostlarım oldu hepsi. mesaj ışığından sonra içki masaları, birlikte yapılan şehir turları güldürdü yüzümü.
vapurda ağlayan bir kıza "neyin var?" diye sorarken garipsenmiştim. oysa beğendiğim bir girinin yazarına " şimdi nasılsın, geçti mi kalp ağrın? " diye sorunca "geçer mi hiç? öyle güzel bakardı ki..." diye başlayan dertleşme seansları yaşıyorum.
hep böyle
dora the explorer halimde olmuyorum elbet. "yeneceğim seni ey hayat, bıktım ulan.." derken ayağım taşa takılır, otururum kaldırım kenarına. yine de iflâh olmaz ben, "vay be şurda ne güzel çay içilir; peynir de bulabilsek bi yerlerden, simitle ne güzel giderdi" diye ağız şapırdatır, paçalarımın tozunu silmeden kalkarım olduğum yerden.
kim duymuş dizlerin acısını ? tabanlara kuvvet meydanlara gideriz. orada birbirimizin yüzünü tanımadan aynı özlemleri bağırdıklarımla da burada tanıştım. sadece
ellerin hakkını ararken kanın damarlarda dolaştığını hisseden bir vücudum var. bir de hepsi kalbe hücum etmiyor mu haykırırken, işte yaşamanın eş anlamlısı...
sevgiyi hayatlarının merkezi yapmış insanlara doğum günüm vasıtasıyla ayrı ayrı teşekkür eder, tanıştığım ya da tanıyacağım güzel insanların hepsini kalplerinden öperim.