çağımızın yetiştirdiği parlak türk fizikçilerinden birisidir. profesör olduktan sonra yenik düştüğü anksiyete (kuruntu) bozukluğu ve buna bağlı gelişen depresyon olmasaydı uzun yıllar bilime hizmet edebilirdi. halbuki bunun yerine primlerini doldurduğu gün üniversiteden emekliliğini istedi. deney yapmaktan korkan, çekingen bir memur emeklisi olarak yaşamına devam etti.
dün evinde ölü bulunmuş, yaşarken değerini bilemediğimiz büyük türk fizikçisi. bir bilim emektarını ebediyete yolcu etmek isteyenler olarak yarın öğle namazı sonrası edirne'de selimiye camii avlusunda buluşuyoruz.
hakkında bu kadar giri girilince öldü zannettiğim büyük türk fizikçisiydi. doğru zannetmişim. allah rahmet eylesin.
sevenlerine de buradan başsağlığı diliyorum.
not: galatasaraylıyım.
'en hakiki hurşit ilimdir' sözüyle olsun, bilim dünyasına kazandıramadığı eşsiz çalışmalarıyla olsun her daim hatırlanacak 101. türk büyüğü. ayrıca kendisi trabzonsporlu olduğunu mahalle kahvesinde sık sık deklare etmesiyle bilinirdi.
not: verin eksileri bekliyorum.
edit: imla
okan bayülgen hakkında altı yüz küsür giri yazılmış bir sözlükte, sadece üç-beş giriyle geçiştirilmiş büyük türk büyüğü.
not: eve giderken peynir al.
genç yaşta aldığı ödülleri hastalandktan sonra eskiciye satıp yerine plastik leğen almışlığını duyduğumda çok üzülmüştüm gerçekten. kendisine taktığımız
hüsnü kuruntu lakabını duyunca sınıfta halay çekmişti, az dayağını yemedim, mekanı cennet olsun.
az önce yine aklıma geldi bu türk biliminin yılmaz neferi. aklıma geldikçe üzülüyorum, ingilizlerin newtona, amerikanların einsteine yaptığını biz bu adama yapsak şimdi buralarda mı olurduk? bunları yapma,yapma ondan sonra efendim niye hakemlerimiz avrupada maç yönetmiyo... lan bi dakka bu yanlış oldu.
neyse, hatırlayınca gözümden bi damla yaş döküldü az önce. rahat uyu hüsnü baba, gençlik seni unutmayacak.
ölüm yıldönümü olan 21 kasım dışında bir tarihte hatırlanması ülkemiz gerçeklerini düşününce çok şaşırtıcı. seneler boyu türk üniversitelerinde hizmet vermiş bu değerli insanın bir kaç öğrencisi çıkıp da kendisi hakkında bir belgesel hazırlayamaz mı? böyle mi örnek olacağız gençlerimize? "eğer hüsnü hoca gibi çalışır, çabalar ve bilime katkıda bulunmak isterseniz sizi bekleyen yegane son evinizde yalnız başınıza ölmek ve senede bir gün hatırlanmaktır" mı diyeceğiz onlara?!
bir canlı yayın sırasında, sözünü kesen arabeskçiye; "seni elektronlarla döverim bak terbiyesiz herif, protonlarla girişirim ağzına gözüne" demişliği de vardır. kanımız donmuştu..
optik biliminin kurucusu
sabri optikle kankaydı yedikleri içtikleri bir de sıçtıkları ayrı gitmezdi.. dünyanın yetiştiremediği, yetiştirse bile değerlendiremediği adamlardandı.. çok büyük adamdı ama işte gitti kayboldu.
şimdi hüsnü hocanın bu durumunu gözardı eden itüsözlük yazarlarını düşünüyorum da, burada olsaydı ne derdi acaba? gençliğin bu halini görüp ağlar mıydı? bakın sözlükteki reytingi yazıyorum, bunlar hüsnü hocamızdan önemli mi ulan allahsızlar?
allah varsa niye bize hiç görünmüyor (33)
altıncı nesil beşinci nesilin eline verir diyenler (27)
·aşksız yaşamak(12)
herkesin aklı sikinde,aşkında arkadaş. bunları gördükçe gözlerim tekrar tekrar doluyor. ah ulan.
bahar 2008'de verdiği modern fizik dersinde curve'e f vermiş, kendisini allah'a havale ettiğim hocadır. ayrıca ilk iki saate ekleştirdiği dersleri blok işler, her iki dersin sonunda yoklama alır, uyuduğunu fark ettiği öğrencilerine çok pis sorular sorar, turuncu giyinenleri ve derste çay kahve içenleri hiç sevmez. bir de laf aramızda çok çapkın bir hocadır, söylentilere göre not için kendisiyle yatan, dönem sonunda dc alan ve bunun üzerine hesap soran kız öğrencisine "your performance was dc" demiş biridir.