iyidir, hoştur, güzeldir, hoş gelmiştir. şaka bir yana sağlam giri bekliyorum kendisinden. her ne kadar sözlükteki ilk gününden seri eksi oy veren ibne ye rastlamış olsa bile umudunu ve direncini yitirmeyecektir.
gün itibariyle tanıştığım ve tanışmaktan memnun kaldığım gata'lı arı.hoşgelmiştir.gelir gelmez baba gibi giri girmiştir.atraktifliği ile gözlerimi yaşartmıştır.
(bkz: allah zihin açıklığı versin)
(bkz: allah bütle sınamasın)
pek çok girisinde 'anne', 'abi' ya da ailenin diğer üyeleriyle arasında geçen diyaloglardan alıntılar yaparak bende acayip bir samimiyet hissi uyandırmış yazar. muhabbetine doyum olmayan doktor civanım.
psikolojik ve sosyolojik açıdan bünyemi değerlendirip üzerine yorumlar yapan ve akılcı tahminleriyle gerçeği yazan araştırmacı yazar.
bir başka örnek için: (bkz: saadettin teksoy)
bundan 2 yıl önce 4 kafadar "e madem kafadarız, neden müzik yapmayalım ki?" moduna girmiş ve derhal bir grup kurmuştuk. bassist olarak iştirak ettiğim bu grup, heyecanlı lead gitaristimizin dürtüleri sayesinde rolling stones, sex pistols*, megadeth falan çalmaya çalıştıysa da genel konsept olarak ankaralı müzik gruplarından ileri gidemediğimizi farketmemiz uzun sürmedi.
aslında müzik ikinci plandaydı bile diyebilirim. daha çok stüdyoda yaşadığımız salak ve eğlenceli diyaloglar bu işe devam etmemizi sağlıyordu. bizden bir önce peynirli kraker yiyip mikrofonu gırtlağına sokan salak yüzünden zor vakitler yaşayan vokalistimizin ağlayışlarına şahit olup gülüyorduk hep birlikte. veya sol elini kullanmaksızın ritm tutabilen davulcumuza gülüyorduk. veya idealist leadimizin davul ritmlerini kağıda aynen "dım-tıs-dum" şeklinde yazıp yazıp "abi bööle çalıcan işte" demesine... benim bass gitarda ne kadar beceriksiz olduğumu öğrenmem de aşağı yukarı aynı zamana denk gelir sanırım.
sonra ne oldu? lead gitarist ile vokalist saçma salak sebepler yüzünden birbirine girdi, yaşanan tatsız tartışmalardan sonra grup bir daha toparlanamamak üzere dağıldı. davulcu ve lead iyi arkadaş oldukları için yeni bir grup kurdular ve halen çalmaktalar sanırım. bize ne oldu? vokalist psikolojik bir dram yaşadı resmen, uzun süre toparlayamadı kendini. ben de bu sırada mp3 playerım haricinde müzikle pek ilgisi olmayan adamı oynadım. daha sonra vokalisti hayata döndürmek adına bir grup kurmaya karar verdim. kendisi çekingen davrandı ama uzun süren ısrarlarım sonucu kabul etti. yeni grubumuzu kurmuş olduk böylece. vokalist eskiden de olduğu gibi vokal + ritm gitar olacaktı, ben davula geçecektim, bassistimiz hazırdı ama lead eksikti. onu da sıfırdan eğitmek üzere nxnx olarak belirledik (hala yerinde sayıyor lavuk).
her neyse... durum bundan ibaret iken "gxix ne alaka?" diyeceksiniz.
gxix anatomik bir terimin maymun edilmiş halidir. (bkz: gonion). gonion sözcüğünün içindeki "on"ların romen rakamında yazılmış halidir: gonion -> g10i10 -> gxix. müzikle olan alakası da grubun adı olarak düşünülmüş olmasıdır. ilk grupta az buçuk sıcak bakılan bu fikrimi, ikinci grubun kurucusu sıfatında olmama rağmen kimselere kabul ettiremedim daha ya, ona yanıyorum ben.
edit: grubun lavuk bassçısı da itü sözlük saflarındaki yerini edinmiş, eklemeden edemedim. (bkz: tyasyn)
winston manyakları derneği soft kolu başkanıdır. box kolu başkanı olan şahsım kendisiyle anlaşmaya varmıştır. artık bu iki kol birlikte mücadele edecek ve tekel bayilerinin son rafı ele geçinceye kadar paket üstünde paket bırakılmayacak,çok tütün dökülecektir.
kendisi hakkındaki girileri okuyunca ne alaka bir tıp,müzik ve sözlük sacayağı canlandı gözümde,sigara tutkusu içinde şair demiş ya;"biraz kül ,biraz duman o benim işte",kendiside biraz kül,biraz giridir ayrıca bol yardım,bol dostur
1 yıl boyunca aynı stajları, aynı sırayı, aynı hastayı ve 24 saatimi kesintisiz paylaşacağım, biraz inatçı, biraz çekilmez, sabahları yanına yaklaşmak için cesaret gereken, hayatımın büyük bir parçasını teşkil eden insan. yamuk.
benim bitanecik öküz arkadaşım. itüsözlük hastası gxix ders çalışamadığı bahanesiyle hesabını kilitlemiş ve şu anda önümde açık olan bu sözlüğe hasretle bakmakta ve yine ders çalışamamakta...
liseden sonra bu adam üniversitede de karşına çıkacak ve sen onu çok seveceksin, en iyi dostlarından biri olacak deseler heralde götümle gülerdim. demek ki bazı cevherleri görebilmek için bakabilmek gerekiyormuş.
tıp okuyan ama haybeye okuyan arıdır. devlet bunu doktor yetiştirmek için haybeye masraf ediyor. adam da 4 sene sonunda tıp bilgisi sıfır. hastayla iletişim sıfır. beşeri özellikleri de bir orangutan seviyesinde. bu adamın doktor olması tıp dünyası için bir skandal olacaktır.