baba, aynı zamanda sinemacıdır.
la société du spectacle en bilinen kitabı olmakla birlikte. aynı isimle bir de film çekmiştir. en kestirmeden, marksist yabancılaşma kavramının bir level ötesinde bir tür yabancılaşmayı tarif etmeye çalıştığı gösteri (bu nasıl bir çeviri? spectacle) kavramı üzerinden çok güçlü bir kapitalizm eleştirisi geliştirdiği söylenebilir.
şahane bi insan olduğu rivayet edilen guy debord, 60 küsur yaşında kendini öldürmekten de çekinmemiştir.
edit yapmak gerekirse, situasyonist enternasyonel'in kurucularındandır. hatta situasyonist hareket büyük ölçüde hatalı bir biçimde de olsa kendisiyle özdeşleştirilmiştir. tabii kendine situasyonist diyebilen filan tek tük kaldı piyasada bugün. bununla birlikte bugünün fikriyatında şu adamın ve şu akımın akıl almaz ama biraz da görünmez bir etkisi mevcuttur.
ha bi de bir bakıma anarşisttir. hangimiz değiliz ki?