kendisi ile de paylaştığım üzere sözlük yazarlığımı sonlandırmamı (en azından şimdilik) erteleyen yazar, çizer, düşünür, eder, yapar. sözlük terminolojisinde nesildaş mı deniyor ne, ondan da denebilir bir açıdan...
hakkında çok fazla şey söylemeye gerek yok kanımca; ancak anlamak için bir de gustave flourense bakmak lazım..
tarihin ötesinden gelmiş..
kırıldıkça unutulan düşleri anımsatmak için belki de.. hala gücümüz var demek için, ne duruyoruz demek için..
içine dahil olduğu sağlık sistemini lafını hiç esirgemeden, eğrisiyle doğrusuyla, objektif kalarak eleştiren yazar. ha birde postane mesajlaşmalarında smiley özürlü.* bu sürekli gardınızı alarak mesaj yazmanıza neden olsa da sohbeti iyidir diyebilirim.
dünyayı insanlara daha yaşanabilir bir yer kılmak için uğraşan ve bir yandan da insanların bu dünyadan daha fazla tad alabilmesi için çabalayan, ne yaptığını ve nasıl yapması gerektiğini iyi bilen biri.
kendisiyle sözlükte yazdıklarından daha fazlasını paylaşabilme şansını son 4 senedir yaşadığım..
kaşı, bodrumu, kalkanı, fethiyeyi, izmiri, amasrayı, cenevreyi ve beraber gördüğümüz/görmeyi dilediğimiz bin tane yeri daha güzel kılan.
yokluğu kafdağının ötesini daha çekilmez yapacak olan..
zekasına ve insaniyetine hayran olduğum yol arkadaşım..
yazdıklarını okudukça oh be! demek istiyorum.
demek her şey bitmemiş. ilk sıraya insanı koyabilen kişiler hala daha mevcutmuş.
çok yaşa gustaveflourens. seninle aynı mücadeleyi veren başka insanlar da var.
ilerlediğin yolda devam et.
defalarca okunası fikirler aktaran değerli insan. bırakmaya karar verdiğimde ne olduğunu ilk soran kendisiydi, dönüşümde ilk hoş geldin diyen de o oldu. bu denli zeki, kültürlü, kibar ve samimi bir dosta sahip olmak mutluluk veriyor.
oralarda bir yerlerde aynı gidişattan muzdarip, aynı kaygıları taşıyan ve gerçekleri olduğu gibi görüp dile getiren ve belki bir gün bütün bu kaosa, bütün bu ızdıraba, bütün bu şiddete ve fakirliğe, bütün bu umutsuzluğa ve çaresizliğe çare olabilecek; en azından bunun için kafa yoran ve cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kalelerinin zaptedildiğinin, bütün tersanelerine girildiğinin, bütün ordularının dağıtıldığının ve memleketin her köşesinin bilfiil işgal edildiğinin bilincinde olan birilerinin! daha olduğunu görüp, biten umutlarımın yeniden yeşermesine yol açan yazardır.
bu kadar akıcı, açık ve net anlatmayı başarabildiği ütopyanın, gerçeğe dönüşebilme ihtimalini severek, o günleri görmeden ölmemeyi diledim.
beğenerek okuduğum beşinci nesil yazar. beşinci nesil olması da ayrı bir güzel, sözlükte sayıca az kaldıklarından dolayı kendisinin kıymeti iyi bilinmelidir.