doğduğu yerde tutunamayıp başka bir yere yaşamaya giden, gittiği yerde de doku uyuşmazlığı sonucu büyük bir aşağılanmayla karşılaşınca hobi olarak izinlerinde döndüğü ülkesinde komplekslerini atmaya çalışan araf sakinlerine verilen isim.
kimisi yaz tatillerinde esnafla pazarlık ederken oraya zorla sürgün edilmiş gibi "biz orada parayı kolay kazanmıyoruz" edebiyatı yapar, indirim ister.
gurbetçilerin gittikleri yerin kurallarına, hayat şartlarına uyum gösterdiği de görülmüştür.
yaz tatilinde geldiği türkiye'de, rezil türkçesiyle "almanya'da bunu yapmanın cezası 10 öro" deyip elindeki çöpü kumsala atan orospu çocuğu bunlara bir örnektir.
türkiyeden gelip almanyada master yapan bir türk gencinin, ecnebi arkadaşlarına her seferinde 'aslında biz türkler öyle değilizdir' diye açıklama yapmak zorunda bırakan, ekseriyetle ( hepsi değildir umarım) cahil, genelde iki kültür arasında sıkışmış olan, hala türkiyeyi 40 yıl öncesindeki türkiye zanneden insan topluluğu.
çocukluğumda gurbetçi diye nitelendirilen bu karışık kafalı insanlarla muhatap olmuşluğum ( çoğu zaman çikolata vasıtasıyla (bkz: gurbetçi çikolatası) ) ve uzaktanda olsa tanımaya anlamaya çalışmışlığım vardı. geçen yaz bir vesileyle 1 haftamı yazlıklarında geçirdiğim kalabalık bir gurbetçi aile ile vakit geçirdikten sonra, hayatlarını eşiğin bir o tarafına bir bu tarafına zıplayarak geçirmiş ve bu hareketli kargaşık hali çocuklarına, torunlarına devrede devrede, artık bir yaşam tarzı olarak bellemiş insanlar oldukları sonucuna vardım. ne tam olarak yaşadıkları ülkeye ve kültüre tutunabilmiş nede memleket bildikleri toprağa ve kültürüne. ama ikisinede tutunmaya çalışmış bir o yana bir bu yana zıplamaktan sersemlemiş ve bakar kör olmuşlar sonunda ki çoğu zaman insanların görgüsüz, kaba deyip öteledikleri o gürültülü, harala gürele halleri de sırf bundan sebeptir.
yakın zamanda aralarına katılacağım, ama yaş kemale erdiğinden* bünyemde herhangi bir değişiklik yaratmayacağını düşündüğüm kesimdir aynı zamanda.