spot aşkların spot hayatların yaşandığı bir dünyada eddie vedder aracılığı ile çıkagelmiş, bir bahar akşamı evimize konuk olmuş, iyi de etmiş bir parçası. kalitesi de guaraanteed 'dir.
on bended knee is no way to be free
lifting up an empty cup ı ask silently
that all my destinations will accept the one that's me
so ı can breath
circles they grow and they swallow people whole
half their lives they say goodnight to wive's they'll never know
got a mind full of questions and a teacher in my soul
so it goes...
don't come closer or ı'll have to go
holding me like gravity are places that pull
ıf ever there was someone to keep me at home
ıt would be you...
everyone ı come across in cages they bought
they think of me and my wandering
but ı'm never what they thought
got my indignation but ı'm pure in all my thoughts
ı'm alive...
wind in my hair, ı feel part of everywhere
underneath my being is a road that disappeared
late at night ı hear the trees
they're singing with the dead
overhead...
leave it to me as ı find a way to be
consider me a satelite for ever orbiting
ı knew all the rules but the rules did not know me
guaranteed...
into the wild filminin girişinde çalar. yazılar akıp giderken manidar bi şekilde, sahneler hemen göze çarpmaya başlar. film sizi içine alır. anıları topluyor gibi hissediyor insan.
türkçe çevirisi aşağıdaki gibi olan mükemmel şarkı ötesi.
diz çökmüşken özgür olmak imkansız
boş bir kupayı kaldırırken sessizce soruyorum
bütün varış noktalarım bunun ben olduğumu kabul edecekler
ve nefes alabileceğim..
çemberler büyüyor ve bütün insanları yutuyorlar
hayatlarının yarısı boyunca hiç tanımadıkları eşlerine iyi geceler diyorlar
sorularla dolu zihinler ve ruhumda bir öğretmen
böyle sürüp gidiyor
yaklaşma yoksa ben gitmek zorunda kalacağım
yerçekimi gibi tutuyorsun beni
eğer beni evde tutacak biri olsaydı
bu sen olurdun...
karşılaştığım herkes,satın aldıkları kafeslerde
beni ve gezginliğimi düşünüyorlar
ama ben asla onların düşündüğü şey olmadım
öfkeliyim ama bütün düşüncelerimde temizim
hayattayım...
saçlarımda rüzgar ve heryerin bir parçasını hissediyorum
benliğimin hemen altında kaybolmuş bir yol var
gece geç vakit ağaçları duyuyorum
ölülerle şarkı söylüyorlar
yukarıdan...
benimseyebileceğim bir yol bulurken,bana bırak her şeyi
bir uydu olduğumu düşün,sonsuza dek dönen
bütün kuralları biliyordum ama kurallar beni bilmiyordu
kesin...
tek düze bir şarkının nasıl da harika olabileceğini göstermiş şarkıdır. fonda çalmaya başladı mı susturmaya kıyamazsınız. ayrıca into the wild'ın bütün hüzünlü havasını bir anda üstünüze çöktürüverir.