1. kendisini devrimci sanan insanlardan biridir. he tabii ki dinleyebilir; ama sosyalizmle kemalizmi nasıl birbirine geçirir, harmanlar; onu anlamam ben.

    grup yorumun videoları altında da kendilerini gösterebilirler;

    http://www.youtube.com/...
  2. böyle filtrelemeleri nasıl yapıyorsunuz aklım almıyor.
    kemalist kadar taş düşsün başınıza e mi?
    tanım: kendini solcu sananları geren hadise.
  3. arkadaş ahmet kaya da değil ki bu şimdi "bölücü ama sesi güzel şerefsizin" desin, yorum lan yorum. basbaya bildiğin cephenin ajitasyon ve propogandasını yapan müzik grubu.ahmet kaya her ne kadar şarkılarında devrimcileri işlesede duygu ajitasyondan ağır basar. duygu üzerinden verir siyaseti. yani bir ülkücü de "beni vur onlara verme" diyebilir, "bağıra bağıra yazdım seni içime" diyebilir, içli içli "yıkılsın evin" diyebilir. ama devrimci olmadan yorum dinlemek bariz çelişkinin dik alası arkadaş. yada dinlerken devrimcileşirsin o ayrı konu. mevzuya kızılay'da kalburüstü sayılabilecek bir mekanda içerken bir görüş kabininde'yi söyleyen 16-17 yaşındaki tgb'lileri görünce aydım. bebelerin böyle gözleri dolmuş, kızlar bildiğin ağlıyor... o dönem geldi sonra aklıma, perinçek'in 19 aralık operasyonuna alkış tutması, içerideki devrimcilere süpernato solu, provakatörler diye küfürler saçması geldi aklıma. kafa karışıklığı böyle bir şeydi velhasıl. gülünün solduğu akşam'ı okuyup, kemalizmle bulanmış bir kafayla kendine solcuyum diyeceksin ondan sonra karşına tgb maskesi takmış aydınlıkçılar çıkacak, yaş itibariyle hayata dair fazla bir şey bilmediğin için kafakola geleceksin. ondan sonra inti illimani, victor jara derken bizim topraklardan grup yorum'u bulacaksın, yorum'un yazdığı şarkılarda geçen bütün adamlara mensubu olduğun siyaset terörist diyecek, krokilerle evinin yerini polise gösterecek... ne yaman çelişki bu anne!

    tanım: rüyasında sibel yalçın'ı görmüş masum beyaz türktür.
  4. türk ırkına mensup olup solcuyum diyen herkes ya da büyük çoğunluk kemalizmin kıyısından köşesinden geçmiştir. hatta benim gibi dibine kadar batmış bile olabilir .. üniversite de siyasetle tanıştığım zamanlar her gün cumhuriyet okuyan , köse yazarlarının yazılarını kesip boş bi deftere yapıştırmak ( hala o defterler durur ) hatta önemli yerlerini fosforlu kalemle boyamak gibi saplantılarım vardı . ama ahmet kaya parçalarını da yutardım, grup yorum parçalarını da. ordan geçmiş biri olarak söyleyeyim , bu bi kavram karmaşası evet ama o zaman bu görülmüyor işte , ben kendime bi savunma stratejisi bile belirlemiştim. ahmet kaya ülkesini seviyor , ne var kürtçe söylemek istediyse der ama arkasından , o resimler fotomontaj diye garip açıklamalar yapardım kendime ve başkalarına .. aslında bilirdim bi yerlerde bi gariplik olduğunu ama tam çözemezdim. babam çok radikal olmamdan korktuğu için bana daha fazla açıklama da yapmaz, kemalist olmam işine gelirdi. benim ne zaman soru işaretlerim artmaya başladı , ne zaman doğru bildiklerimin yanlış olabileceğini kabullenmeye başladım , o zaman tüm çelişkili hallerim sona erdi. çevremden yardım eden kimse de olmadı , sadece ben keşfettim bunu. cumhuriyeti bırakıp diğer gazeteleri okumaya karar vermeye başlamamla çelişkilerimden ve kendimi kandırmaktan kurtuldum. uzun lafın kısası bu davranışlar çok zıt durumların yan yana gelmesi gibi saçma olmayabilir. bu bi süreç , her insan böyle zamanlardan geçer, önemli olan çevresindekilerin onu uyarması ya da kendindeki çelişkiyi fark etmesi. o da zamanla..
  5. grup yorum'un ne kadar engin bir etkileşim yarattığını gösteren örneklerden biridir. kemaliste gelene kadar neler var bir bilseniz. çok da şaşılacak bir şey değil yani. ayrıca insan dediğimiz de statik bir varlık değil ki, her türlü gelişime açık bir varlık. dolayısıyla yargılamak yanlış. biliyoruz ki estetik, insanı dönüştürebilen şeylerin başında gelir. kendimden biliyorum.