beşinci sınıftaydım...bir yaz günü alt komşumuzda oturmuş o yaşta felsefeden kitaplardan konuşuyorduk,antakya da yaşıyordum o zamanlar.oradayken bir anda bakalım nasıl okuyorsun diye elime bir kitap tutuşturuldu;ilk sayfasını sesli olarak okudum sonra diğer sayfasını da benden bir yaş büyük olan arkadaşım okudu, işte o gün gregor samsa aklıma kazınmıştı ben değişim i okumalıydım...
eve gittiğimde anneme "anne, ben değişim i okumak istiyorum!" dedim.annem tamam oğlum dedi.fakat bu tamamı 3 sene boyunca sürdü...ankaraya taşındığımız zaman ki ben liseye yeni başlıyacaktım; okul alışverişi için geziniyorduk ve anneme dedim anne değişim i alalım ve aldık da bu sefer.eve gider gitmez okudum, bitirdim.ertesi gün bir daha okudum ve sonra bir kez daha...gregor samsa yı sindirene kadar okudum ve aslında bir benden farkı olmadığını kavradım;
o ailenin ekonomik olarak sorumluluğunu elinde tutan ama bu ekonomik özgürlüğü kaybolunca ona sırt çevrilen bir çocuktu evet çocuktu çünkü sevilmeye ihtiyacı vardı, kardeşininin sevgisinin bile sahte olduğunu gördü en sonunda ve o hala çocuktu, ölürken dahi ağlamayan bir çocuk...o çocuk da bendim ve sizlerdiniz...aslında gregor samsa içimizdeydi ve orada öylece kalacaktı git gide büyüyen bir çocuk olacaktı.(bkz:
küçüklüğümden beri büyüyorum)