|
|
- (bkz. büyük umutlar)
- paranın, malın ve mülkün dostluk, yardımseverlik, dürüstlük ve iyi niyet satın alamayacağını anlatan, klasikler arasına girmiş bir charles dickens romanı.
- şebnem orlu birkan'ın öğrencilerinin karakterlerine dokunduğu, onlara görüş açısı kazandırdığı araçların en önde koşagelenlerindendir.
filmdeki her karakterin, filme katkısı olağanüstüdür, filmi dışarıdan seslendiren ses karakteride dahil olmak üzere.
- (bkz: besame mucho)
- (bkz: bende gördüğün ne varsa sensin)
- sinema versiyonunda robert de niro kısa da olsa önemli bir rol oynamıştır. ayrıca ingiliz edebiyatında victoria dönemini temsil eden romanın ingiltere'de geçmesine ve bariz ingiliz motifleri taşımasına rağmen sinemaya uyarlanırken konunun amerika'da geçecek biçimde düzenlenmesi ilginç bir roman film transformasyonu sıçışıdır.
- bir charles dickens kitabı. bir demircinin yanında büyüyen öksüz ve yetim bir çocuğun zengin oluşunu, aşkını ve çöküşünü anlatır.
- dickens'ın en başarılı romanlarındandır kanımca.filmini ilk izlediğimde ise vasat bulmuştum romanın yanında.şimdi teklrar izlenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.gerçi sırf gweneth paltrow'un muhteşemliği bile yeter izlemek için.
- charles dickens'ın romanından uyarlanmış orjinal adı great expectations olan süper bir film. ayrıca robert de niro da ayrı bi tad vermiş filme.şiddetle tavsiye ederim ayrıca sountrackleri süper.
- (bkz: great expectations soundtrack)
- oldukça başarılı bir eserdir; ingilizce kullanımında aslonda istisna olan "you had bette have done." şeklinde bir kullanım vardır.(bu kullanım ege üniversitesi ide'den bir hocanın bir aylık maaşına mal oluyordu sayemde). ekstrem şeyler olsa da, insanı etkileyen ve dönem hakkında sağlam bilgiler veren bir eserdir. türkçe çevirisini okumadım nasıldır bilemeyeceğim; ama kitabın orijinalinde "the earlier, the better." kalıbı sıkça kullanılır.
- (bkz: life in mono)
- "delicesine romantizm" yazıyodu vcd'nin kabında hakkatten yerinde bir sözmüş bu film için. salya sümük ağlayabilme potansiyelinize karşın yanınızda mendil bulundurmanız şiddetle tavsiye edilir.
- charles dickens'ın eşiyle çok mutsuz olduğu dönemde yazdığı romandır. aslında yaşadığı mutsuz ve yalnız geçen çocukluğunun öyküsüdür. dickens burada pip adlı bir çocuğun umutlarını ve hayatını anlatır. kitaptaki anlatıcı da piptir. romanın önsözünde sevgilisi olan ellen ternan'ın romandaki estella olduğu yazılıdır(isimlerdeki harflerin benzerliğine dikkat çekerek). geçirdiği zorlu bir çocukluk nedeniyle olsa gerek eserlerinin çoğunda hüzünlü bir hava yaratan dickens bu romanı mutlu sonla bitirmiştir. pip estellasına kavuşur. bu konuda da pekçok iddia vardır. kitabın orjinalinde yazarın mutsuz bir sonla romanı bitirdiği ama bazı kişilerin ısrarıyla eserlerindeki mutsuzluğu ve trajik atmosferi mutluluğa çevirmek adına mutlu sonla bitirilmiş bir romandır. hatta kitap okuyucuya ulaştığında the times charles dickens'ın karanlık ve hüzünlü dünyadan çıktığına dair yorumlar yapmıştır.
- başrollerinde ethan hawke, gwyneth paltrow ve robert de niro'nun oynadığı, ki robert de niro başta ve sonda kısa sürelerle oynamışsada tozu dumana katmış, olayları büyük ölçüde şekillendirmiştir, büyüklüğünü yine göstermiştir. gwyneth paltrow ise estella rolünde çok başarılıydı (öyle ki yakalasam tokatlardım hani filmden sonra). müzikleri başlı başına mütiş olan film.
(bkz: great expectations soundtrack)
- karakter anlatımı mükkemmel olan roman. karakterleri o kadar güzel anlatıyor ki her gün gördügümüz bakkal kadar tanıdık geliyor insana.
(ernie, 09.07.2007 11:30)
- charles dickens'ın, çoğu eleştirmenin modern romana geçişte büyük bir aşama olarak kabul ettiği, içinde kendi hayatından kesitlere de yer verdiği romanı.
orj:great expectations(ahududu, 13.07.2007 16:24 ~ 18:42)
- bir charles dickens romanı. 1998 yılında çekilmiş filmini alfonso cuaron yönetmiş, filmde ethan hawke ve gywneth paltrow oynamışlardır. filmin kendisi ve müzikleri de süperdir.
- charles dickens ın içten,akıcı,güzel kitabı...bu kitabın bana en çok çekici gelen yönü kendini evine kapamış olan gizemli,yaşlı kadındı.yanılmıyorsam bayan havisham dı bu son derece iyi çizilmiş olan karakter.pip ve estella yı tip olarak adlandırabiliriz belki ama bu yaşlı kadın kesinlikle tam bir karakterdir.sırf onun hikayesini öğrenebilmek için bile bir solukta okunabilir bu kitap...iki şehrin hikayesi kadar olmasa da yine de çok güzel bir eserdir...
- (bkz: high hopes)
- charles dickens'ın romanıdır.roman baş karakter pip'in ağzından anlatılır.
pip,ailesinden geriye kalan tek kişinin, ablasının, yanında yaşamaktadır.ablasından göremediği şefkati eniştesi joe'dan görür.bir gün pip, mezarlıklar arasında dolaşırken bir mahkumu görür.mahkum pip'i bacaklarından sallayarak kendisine yiyecek bir şeyler getirmesini ve onu gördüğünü kimseye söylememesini emreder.pip, çok korkar ve mahkumun emirlerini yerine getirir.yolda bir başka mahkumla daha karşılaşır.bu mahkumun ise yüzünün sol kısmında büyük bir yara vardır.bu iki mahkum birbirlerinin can düşmanıdırlar.
o gece, yani noel gecesi, pip'in yaşadığı eve polisler gelir.gemiden iki mahkumun kaçtığını, ormana onları takip etmek için gireceklerini yanlarında demirci ustası olan joe'yu da götürmek istediklerini söylerler.pip de bu takibe katılır.ama o iki mahkumun kendisini tanıyacaklarından çok korkar.takibin sonunda mahkumlar yakalanır.
ertesi gün joe'nun uzaktan amcası olan bay pumblechook evlerini ziyarete gelir.bu adam tam anlamıyla bir sonradan görmedir.her zaman her konuda söyleyecek bir şeyi vardır.fakat söyledikleri konusunda bir şey bilmez.sadece insanlara caka satmak için çok konuşur.bu adamın pip'e bir müjdesi vardır.kasabada yaşayan bayan havisham adındaki yaşlı bir kadın evine oynamaya gelmesi için küçük bir erkek çocuğu aramaktadır.amca bey de pip'i düşünmüştür.
bayan havisham'ın büyük konağında hayat durmuştur.pip, korkmuştur bu konaktan.çünkü konağın her yerinde perdeler ardına kadar kapalıdır ve tüm saatler dokuza yirmi kala durmuştur.ayrıca bayan havisham odasında sararmış gelinliğiyle yatıyordur.bir de bu konakta estella adında güzel bir kız çocuğu vardır.pip, kendisinin ufak tefek ve kaba görünüşünden çok utanır.kendisi böyle çelimsizken kızın böyle güzel olmasını, kız çocuklarının çabuk gelişmesine bağlar.bu düşüncesiyle aslında o güzel kızla aralarında bir farkın olmadığına inanacaktır.
oysa aralarında çok fark vardır....bayan havisham, gençken aşık olduğu adamın oyununa gelmiştir.adam, bayan havisham'ın servetinin bir kısmına sahip olmuş ve onu düğün günü terk etmiştir.onu terk ettiğini anlattığı mektubu saat dokuza yirmi kala gelinin eline geçmiştir.bu yüzden tüm saatler dokuza yirmi kala durmuştur.ayrıca konakta düğün yemeğinin yeneceği odada da her şey o günkü haliyle kalmıştır.masanın üstündeki örtü yırtılıp eskise de, düğün pastası küflenip böceklere yuva olsa da o oda bayan havisham için düğün yemeğinin yeneceği oda ve kalbinin paramparça olduğu odadır.zaten kadının vasiyeti de öldüğünde bu odaya yatırılması yönündedir.bayan havisham estella'yı erkeklerden intikam almak için yetiştirmiştir.bu güzel evlatlık kız büyüyüp güzelleştikçe, bayan havisham mutlu olmaktadır.estella bir kalp ve vicdan sahibi olmayacak şekilde yetiştirilmiştir.bayan havisham sık sık estella'ya sarılıp şöyle der:
-yarala yüreklerini, benim gözümün nuru, gözlerinin yaşına bakma!
bayan havisham sık sık estella'yı güzel mücevherlerle süsler ve pip'e de estella'nın güzel olup olmadığını sormaktadır.bizler de pip'in çocuk yaşında bayan havisham'ın erkeklerden intikam almak için estella'ya aşık edip acılar çektireceği bir kurban olduğunu anlarız.fakat pip'in bunu anlaması yıllar sürecektir.
konağa gelip gittikçe pip'in karakteri değişir.sık sık yaşadığı küçük evle bayan havisham'ın konağını kıyaslar ve kadınla estella'nın bu konağı görmemesi için dualar eder.joe'yu beğenmemektedir artık, onunla vakit geçirmekten, kasabaya inmekten hoşlanmaz.arkadaşı biddy'den kendisine okuma yazma öğretmesini ister.böylelikle estella'ya cahil gözükmeyecektir.
bu sıralarda pip'in ablasının başına birileri örsle vurur.kadın ağır yaralanır, konuşamaz,etrafındakileri hatırlayamaz.ve ömrünün geriye kalan az kısmını da susarak geçirir.biddy de pip'e ve joe'ya yardım etmek için küçük eve taşınır.fakat biddy,joe'un çırağı orlick'ten hiç hoşlanmamaktadır.çünkü bu kaba saba adam biddy'i resmen gözleriyle yemektedir.ve ne yapıp edip orlick'i evden uzaklaştırır.pip, yıllar sonra ablasını yaralayanın orlick olduğunu öğrenecektir.
bir gün pip ve joe kasabaya indiklerinde jaggers adında bir adam onlarla görüşmek ister.bu adam çok güçlü bir avukattır ve pip'e bir müjdesi vardır.isminin açıklanmasını istemeyen bir zengin hayırsever, pip'e yüklü miktarda bir miras bırakmıştır.bu para pip'in eğitilmesi için harcanacaktır.pip'in öğretmeni de bayan havisham'ın akrabası olan matthew pocket'tir.
o gece pip'in hayallerine ulaştığı gece olmuştur.estella'ya hep görünmek istediği gibi olacaktır.zengin, eğitimli, iyi giyimli...hatta pip, kendisine bu parayı verenin bayan havisham olduğuna öyle emindir ki...ona göre bayan havisham estella ile kendisini evlendirmek için bunu yapmıştır.bayan havisham'ın gözünden sakındığı estella'nın kocası pip olacaktır.pip'in bu düşüncelerini kitabın ilerleyen sayfalarında şöyle okuruz:
'...o ıssız, karanlık odalara gün ışığı sokma, saatleri yeniden kurmak,boş ocaklarda ateş yakmak, konağın durmuş hayatını yeniden canlandırmak benim görevim olacaktı.beni bekliyordu bu işler, eski zaman masallarında prensin gelişini beklerken uyuyan saraylar gibi.genç prens gelip sarayı uyandıracak, prenses'le evlenecekti.estella bu masalın prensesi, bu hikayenin ilham perisiydi(her şeyin başlangıcı estella'ydı) her şeyin sonu da ancak estella olabilirdi.'
pip tuhaf duygular içindedir.biddy'den, joe'dan ayrılmak ona zor gelecektir.hele de kendisinin birden bire zengin olup onlarınsa yerinde sayması onun içini burkmaktadır.pip durumunu söyle ifade eder:
'...başıma devlet kuşu konduğunu öğrendiğim şu akşam, ne tuhaftır, ömrümün en yalnız akşamıydı!'
joe, pip'e karşı garip davranmaktadır.ona sürekli efendim demektedir ve bu durum pip'in canını çok sıkmaktadır.
pip, bu düşünceler içinde londra'ya varmıştır.jaggers'ın bürosu onun ilk durağı olmuştur.burada sekreter bay wemmickle karşılarşır.ileride ikisi iyi dost olacaktırlar.sonra pip, öğretmeni matthew pocket'in oğlu herbert ile tanışır.bay pocket'tan drummle ve startop adında iki genç daha ders alıyorlardır.fakat pip'in en iyi arkadaşı herbert'dır.çok geçmeden iki genç bir ev tutup beraber yaşarlar.pip, yeni hayatına çabuk alışmış ve geride bıraktıklarını çabuk unutmuştur.bir gün joe, onu ziyarete gelir.pip, joe'nun eski püskü kılık kıyafetinden çok utanır.kendisine baba şefkati gösteren bu adamı bir an önce köyüne göndermek ister.
ama ertesi gün pip, düşüncelerinden utanır.ve kasabaya joe'yu ve estella'yı görmeye gider.konakta orlick kapıcı olarak çalışmaktadır.estella'da ordadır.eğitim için gittiği avrupa'dan dönmüştür.pip'in estella'yı görünce aklının başından gittiği o dakikayı pip'in ağzından şöyle dinleriz:
'...evet, estella'ydı bu.ama, o kadar değişmiş, o kadar daha güzelleşmiş, öyle kadınlaşmıştı ki, onun karşısında yine çocuklaşır gibi oldum.ona baktıkça eskiye dönüyor, o kaba, bayağı işçi çocuğu olup çıkıyordum sanki.ah, ona baktıkça kendimi içimde beliren yetersizlik duygusu, ona baktıkça güya onun benden uzaklaşması, erişilmez, yetişilmez olup çıkması....'
estella ve pip, o gün bu evde geçirdikleri yılları anarlar.aralarında şöyle bir konuşma geçer:
-şunu bilmelisiniz ki pip, ben tamamen kalpsiz bir insanım.
+hayır!
-madde olarak bir yüreğim var, elbette.yani kurşunla, bıçakla vurulabilecek bir kalbim var.çarpışıyla beni yaşatan bir kalbim var.bir gün gelip o durunca ben de öleceğim.ama anlıyormusunuz ne demek istediğimi.hiç bir sıcaklık yok benim içimde.ne bir yumuşaklık, ne bir anlayış...acıma...sevgi...bu saçmalıkların hiç biri yok bende!
estella, pip'e ve diğer tüm insanlara karşı böylesine acımasız olduğu halde, bayan havisham tüm gücüyle pip'in estella'ya aşık olmasını ister.'sev onu!' diye haykırır pip'e.bir de öğüt verir ona:
-gerçek aşkın ne olduğunu söyleyeyim sana.körü körüne bağlanmak, kayıtsız şartsız kendini vermek, yerlerde sürünmek, her şeye herkese rağmen inanmak, güvenmek, karşısındaki zalime bütün kalbini bütün varlığını vermektir.ben böyle sevdim işte!
pip, londra'ya estella'ya daha da bağlanmış olarak döner.bu duygularını arkadaşı herbet ile paylaşır:
+herbert! ben estella'yı seviyorum...tapıyorum ona!
-evet, ne olmuş?
+ne demek istiyorsun, ne olmuş? başka diyeceğin bir şey yok mu?
-canım, estella'yı sevdiğini zaten biliyorum.demek istediğim yeni şeyler var mı?
+nereden biliyorsun onu sevdiğimi? ben sana hiç söylemedim ki...
-söylememiş! saçını kesitirip geldikten sonra da bir şey söylemezsin ama ben onu görürüm değil mi? ben seni bildim bileli sen estella'ya vurgunsun.
pip'in durumunu en iyi arkadaşı herbert ifade etmiştir.çünkü pip'in aşkı onu büyütmüştür.çocukken estella'yı kendisinden yüksek gördüğü için yarı korku yarı imrenmeyle başlayan aşkı yıllar geçtikçe büyümüş, güçlenmiştir.pip, bu aşk yüzünden gururlu ve kibirli olmuştur.
bu arada pip'in maddi durumu kötüye gitmektedir.sağa sola borçlanmıştır.ablası ölmüştür bu esnada, cenaze için köye gittiğinde orlick'in hala biddy'nin peşinde olduğunu öğrenir ve onu bayan havisham'ın konağından kovdurur.pip, hala velinimetinin bayan havisham olduğunu düşünmektedir.ta ki o, gelene kadar...
bir gece pip, evinde otururken beklenmedik bir misafir gelir.misafir, pip'in küçük bir çocukken yardım ettiği mahkumdur.abel magwitch'tir.pip'in velinimeti odur.bunu öğrenmesiyle pip'in hayalleri suya düşmüştür.bayan havisham'ın onu estella'yla evlendirmek gibi bir düşüncesi yoktur.estella onu hiç sevmemiştir ve sevmeyecektir de...bu acı gerçekler pip'in kafasına o gece birer birer kakılır.pip, adamdan nefret etmektedir.adeta yıkılan umutlarının sorumlusu olarak görür adamı.jaggers'dan öğrendiği kadarıyla da adamın ingiltere'ye girmeme cezası vardır.pip'i görmeye geldiği bu zaman dilimi içinde tutuklanma tehlikesi vardır.pip, velinimetinin bir tutuklu olduğununu öğrenilmesinin itibarı açısından sarsıcı olduğunu düşünerek adamı ingiltere'den uzaklaştırmaya karar verir.bu arada tesadüfen bu adamın estella'nın babası olduğunu öğrenir, estella'nın annesi ise jaggers'ın evinde görüğü hizmetçi kadın mollydir.bayan havisham'ı aldatan adam da yıllar önce mezarlıklarda gördüğü sağ yanağı yaralı adamdır,compeysondur.
umutları yıkılan pip'i bekleyen bir kötü sürpriz daha vardır; estella drummla ile evlenecektir.sevdiği kadını o adamın yanına yakıştıramayan pip, estella'dan hesap sormaya gider.
-drummla ile evleniyorum.düğün hazırlıklarım yapılıyor, yakında evleneceğiz.benim kendi isteğim bu!
+kendini bir hayvana vermek senin isteğin olabilir mi estella?
ardından konağa gider pip.bayan havisham, pip'e yaptıkları için pişmandır:
-geçen gün estella'ya sevgini söylediğin zaman sanki senin aynanda kendi eski durumumu gördüm .yaptığım işin korkunçluğunu işte o zaman anladım.hey tanrım ne yaptım ben! ne yaptım! ne yaptım!
bayan havisham'ın odasından çıktıktan sonra konakta biraz daha gezinir pip,estella ile gezdikleri yerler, estella'yı ilk gördüğü yer...tüm yaşananlar gözünün önünden geçmektedir.artık çökmüştür pip, dayanacak gücü kalmamıştır.konaktan ayrılmadan önce son kez bayan havisham'a bakmak ister.bayan havisham, düğün odasındadır ve alevlerin ortasında yatıyordur.pip, bayan havisham'ı kurtarır, fakat kendisi de ağır yaralanır, yanıkları aylarca iyileşmez...bayan havisham da acı çekerek ölür.
pip, iyileştikten sonra abel'i kaçırmak için hazırlıklara başlar.startop da ona yarıdm edecektir.hamburg'a giden bir gemiyi sandalla takip edeceklerdir.fakat abel'in ezeli düşmanı compeyson, bu hazırlıkları öğrenmiştir.onları takip eder ve yakalattırır.abel ve compeyson suyun altında boğuşurlarken abel, düşmanını öldürür.ve adalete teslim olur.abel tutuklanınca tüm servetine el konulmuştur.ve böylelikle pip, beş parasız kalır.
yaşadığı olaylar, abel'in tutukluyken hastalanıp ölmesi pip'i çok etkiler...pip, ağır bir bunalıma girer, hastalanır.onun hastalığında ise yanında yine joe vardır.pip'i köye götürür ve biddy'le ona bakarlar.pip, yaptığı her şey için çok pişmandr.başladığı noktaya dönmüştr işte.çocuk gibi joe'ya muhtaçtır, beş parasızdır, estella yoktur...
bunlara dayanamaz pip, iyileşir iyileşmez kahire'ye arkadaşı herbert'in yanına gider.orada herbert'in çalıştığı şirkette çalışır, aradan bir süre geçtikten sonra şirketin üçüncü ortağı olur.eskisi gibi olmasa da belli bir kazancı vardır artık pip'in...hayatla barışır ve geçmişiyle yüzleşmek için ingiltere'ye gider.
biddy ve joe evlenmiştir.iki çocukları olmuştur.oğullarının adını pip koymuşlardır.pip'i affetmişlerdir.
ülkeden ayrılmadan önce son kez bayan havisham'ın konağını görmek ister.yıllar sonra o gece estella ile karşılaşırlar.estella kocasının zulmünden iki yıl önce kaçmıştır.drummle ölmüştür.estella'nın çektiği acılar, güzelliğinden çok şey götürse de onun asil duruşu hala aynıdır.aslında pip'i çok düşünmüştür.pip'e yaptıkları için çok pişmandır.pip'in büyük aşkıysa eskisi gibi olmasa da hala devam etmektedir.o gece ölene kadar dost kalmaya karar verirler.bir daha ayrılmayacaklarına emindirler...(hürrem, 25.09.2007 12:23 ~ 12:32)
- south park'ın 4. sezon 5. bölümünde dizi karakterlerinden pip'e neden o ismin verildiğinin açıklandığı bölümün adı.
- en iyi uyarlaması david lean elinden 1946 yılında yapılmıştır. alec guinness, john mills, jean simmons gibi oyuncular karakterlere hayat vermişlerdir.
http://www.imdb.com/...(electro, 26.04.2008 23:50 ~ 23:50)
- filmdeki estella için bkz: dengesiz sevgili.
öyle ki; filmi izlerken gwyneth paltrow'u kızılcık sopasıyla dövme isteği şiddetle artıyor. bunun yanında filmin geçtiği her türlü mekanı şiddetle beğenmekle beraber, içinde börtü böcek olan masalsı eve taptığımı belirtmek isterim.
|