“grbvavica”, saraybosna’daki bir mahallenin adı. savaştan yaklaşık 15 yıl sonrasını görüyoruz. 35-40 yaşlarında bir kadın, son derece sıradan, sokakta görseniz hiç fark etmeden yanınızdan geçip giden o pek çok kadın benzeri bir kadın işte.yıllar önce bir sırp’ın tecavüzüne uğramış, ondan hamile kalmış, karnını yumruklamış aylarca, düşürmeye çalışmış tecavüz çocuğunu.olmamış.kendi gibi savaşta muhtelif zarar görmüş kadınlara ağlayarak anlattığı anısı, kızını doğurduğu zamanlar.”alın bunu” demiş.”görmek istemiyorum” bebeği yan odaya götürmüşler. ertesi gün, memelerinin sütle şiştiğini fark etmiş esma.ve bebeğinin bir duvar gerisinde çığlık çığlığa ağladığını.istemiş, getirmişler.”öyle güzeldi ki” diyor.”öyle güzeldi ki”.
film esma’nın ve bir şehit çocuğu olduğunu sanan işte bu güzel kızının hayatını sakin sakin anlatıyor. esma ile kızı gerilimli bir ilişki yaşıyorlar. çözülmemiş, halledilmemiş bir şeyler duruyor aralarında.ama büyük de bir sevgi var.o yokluk ortamında, iki göz odada hayatı paylaşmaya çalışıyorlar. el yordamıyla, doğallıkla. küçük ve çok güzel ayrıntılarla bezenmiş müthiş bir kadın filmi.mesela, esma, kızı sever diye alabalık alıyor. ama bir tane.kızı için...o patastes yiyor sadece...
beni etkileyen bir de küçük bir aşk başlangıcı vardı filmde. esma, çalıştığı yerde bir adamla yakınlaşıyor. henüz birbirlerinden hoşlandıkları ilk günler. hani henüz tam tanımazken, aranızda sadece kuvvetli bir çekim varken, bir şeyler tam başlamamışken, umarken, yakıştırırken, kısaca açılmamış bir gazozken karşınızdaki.henüz.işte tam o günlerde pikniğe gidiyorlar.vakit kış.kar var.şehri tepeden gören bir başka tepeye.manzara ikitelli sırtlarındaki
mahalleleri görünüşünden farklı değil. ama ne gam.ahşap bir masa, üzeinde küçük bir mangal, onun da üzerinde zavallı bir kaç sosis.bir şişe kırmızı şarap ve masaya hiç yakışmayan iki zarif kadeh.ordan buradan bir şeyler konuşuyorlar.önemli şeyler değil.aşk üzerine hiç değil.ama güzel geldi bana işte.
filmin finaline doğru başka bir sahne daha var.savaş vurgunu nice kadın zaman zaman bir yerde toplanıyorlar, içlerini döküyorlar.orada bir kadın içli bir şarkı söylüyor.kamera kadınların yüzünde ağır ağır dolaşırken, biz onları acısını görürken, biraz da olsun hissederken ağlıyorum.herkes ağlıyor.
neyse, son söz bir kadının elinden çıkmış sahici bir kadın filmi.ne fazla, ne az.tam ağzınıza layık.
gitmek isteyenler için 9 nisan da saat 16.00 da son gösterimi var. biletiniz yoksa, benim yöntemi uygulayın.biraz erken gidip, gelmeyenlerin biletlerini kapın.yoksa sanırım doludur matine.iyi seyirler.
2006 berlin film festivalinden 3 ödülle dönen başarılı film.
boşnak yönetmen
jasmila zbanic' in ilk uzun metrajlı filmidir. film, savaştan sonra saraybosna' nın grbavica mahallesinde, kızıyla hayatta tutunmaya çalışan dul bir kadının yaşamını anlatır.
(rom, 19.06.2007 20:04 ~ 20:14)
dün akşam
business channel'da izleme fırsatı bulduğum yürek sızlatan müthiş bir film.
türkçeye esma'nın sırrı olarak çevirilmiş film.
katıldığı yıl
berlin film festivali'nden en iyi film ödülü, barış ödülü ve ekümenik jüri ödülünü alan bir ilk film.
ingiltere'de tıpkı türkiye'de olduğu gibi
grbavica: esma's secret* olarak vizyona girmiştir.
amerika'da ise filmin adı
grbavica: land of my dreams* olmuştur.
ne yapılırsa yapılsan akıldan çıkmayan film.
--spoiler--
herhalde şu dünyadaki en acı şeydir, tecavüz çocuğunu doğurmak.üstüne bir de savaş kampında, düşman askerinden.bosna'da,hırvatistan'da,sırbistan'da yani o güzelim eski yugoslavya'da, 93-94-95 doğumlu binlerce masum çocuğun bu durumda olması insanı dünyadan soğutuyor.
--spoiler--
insanı gözyaşlarına boğan film.
savaşın,
savaştan sonra insanların üzerinde kalan izlerin,savaşın içinde bir
kadın olmanın ne demek olduğunu başarılı bir şekilde gözler önüne seren yapım.
gücü en olmadık şekilde elinden alınarak, en olmadık şekilde anne olmuş film boyunca ifadesinde hep bir acı ama mümkün olduğunca acıtmama çabasıyla esma, kızına sarsıcı şekil gerçeği de gene en olmadık şekilde söylüyor. tek benzeyen özelliğini kazırken ayna karşısında kız, o içli ağıt esnasında ve savaşın bir kadına yansımasını izlerken gözyaşlarını kontrol en kontrollüsünün bile imkansızı film.
(heidi, 15.07.2008 23:08)
savaş sonrası saraybosna'yı anlatan izlenilesi film. savaş sırasında kamplarda sırplar tarafından tecavüz edilip hamile kalmış bir anne ve babasının şehit olduğunu zanneden kızını anlatmaktadır, orada yaşananların belki de binde birini bile anlatamayacak ama yine de izlenmesi gereken bir film.
savaştan pek çok izi hala bünyesinde barındıran,boşnakça'da kambur kadın manasına gelen,saraybosnada nehir kıyısında bulunan bir semttir.