72 doğumlu ve 2.03 boyunda nba'in son 10 senedeki belki de en büyük hayal kırıklığı. 33 numara giyer, babası eski profesyonel amerikan futbolu oyuncusudur.
kariyerine kısaca göz atalım. duke üniversitesi ile 91 ve 92'de ncaa şampiyonu oldu. 94'te detroit pistons tarafından
glenn robinson ve
jason kidd'in arkasından 3. sırada draft edildi. 1994-95 sezonunun
rookie of the year ödülünü jason kidd ile paylaştı. 95 all-star maçı için topladığı oyla ilk defa oylama lideri bir çaylak oldu. 1995-96 sezonunda yakaladığı istatistik ortalamalarıyla takımının hem skor, hem rebound hem de asist kategorilerinde bir numarasıydı. aynı sezon all-star için yine en yüksek oyu topladı ve yazın da 96 olimpiyatlarına giden dream team 2'nin bir parçası oldu. ilerleyen sezonlarda hill başarısını sürdürdü. 1999-2000 sezonunun sonuna gelindiğinde 6 sezonda 21,5 sayı, 7.7 rebound, 6,2 asist ortalama yapmıştı. 3 sezon takımının skor, rebound ve asist ortalamalarında lideri olmuştu. kolejden beri takip edilen kariyerinde superstar olarak lanse edilmiş,
michael jordan'ın tahtına veliaht gösterilmişti. sadece superstar olarak lanse edilmekle kalmamış aynı zamanda iyi niyetli, hayırsever ve sosyal biri olarak örnek gösterilen kişi, "role model" olmuştur. iyi eğitim görmüş, aklı başında bir çocuktur. nba devamlı hill'i pompalar, halka yeni idol olarak sunar, reklamlar, organizasyonlar derken hill fenomen olur. hakikaten grant çok yetenekli ve gördüğümüz duyduğumuz kadarıyla böylesine müstesna bir şahsiyettir. ama michael jordan'ın tahtına aday gösterilmek, onun yerini doldurmak şu ana kadar kimseye nasip olamamıştır. şimdilerde çaylak dönemlerini izlemekte olduğumuz
carmelo anthony'nin oyun tarzı, hill'i andırır. birebirde etkilidir. killer cross-over diye tabir edilen savunma oyuncusunu aya gönderen adam geçişleri trademark olmuştur. içeri yüklenmeyi sever. olabildiğince smaçla tamamlar pozisyonları. uzun mesafe özellikle de üçlük şutu çok yetersizdir. orta mesafe şutu ise güvenilir derecededir. çok rebound çeker, iyi bir pasördür. her şeyden önemlisi takım oyuncusudur. 30 sayı ortalama yapmaya kasmamıştır hiç bir zaman.
işte böyle kariyerinin zirvesinde ve de en üretken olduğu dönemdeyken 2000 yılında sol bileğinden üst üste sakatlıklar geçirir. sonuncusunda bileği kırılır ve play-offlarda takımını yalnız bıraktığı gibi bir daha da salonlara eski haliyle dönemez. 2000 yazında
ben wallace ve
chucky atkins karşılığında
orlando magic'e takas edilir. orlando'da bu esnada
tracy mcgrady kendini ispatlama dönemindedir. tracy ile beraber ligin en iyi 2-3 numara ikilisi olacağı düşünülür. ne var ki hill bir türlü iyileşemez. 2000-2001 sezonunda sadece 4, 2001-2002 sezonunda 14 ve son olarak geçen sene 29 maç oynayabilir. sahaya çıkabildiği maçlarda t-mac ile gerçekten durdurulması güç bir duo oluşturmaktadır. buna karşılık sakatlığının etkisi de gözlerden kaçmaz, aynı hareketleri artık yapamamaktadır. üstelik her sezon sakatlığı nükseder. doktorlar 3 ayda iyileşir, 5 ayda iyileşir, artık bir daha aynı sakatlık olmaz gibi laflar ededursun, eleştirmenler ve otoriteler hill'in kariyerinin çoktan noktalandığını iddia eder. kimileri sakatlık için ayakkabısına bok atarken kimileri de doktorlarda suç arar.
sonuçta hill topu topu 15 playoff maçı görmüş bir superstar olarak bugün 32 yaşında ve hala müzmin sakat bir adamdır. bundan sonra da sahaya çıkıp takımını sürükleyecek bir lider olması ancak mucizedir.