feneryolunda özgürlük parkının karşısındaki köprünün altında bunun büyük bir örneği vardır.efsaneye göre bunu yapan kişiler tamamlanana kadar belediye memurları onlara bulaşmasın diye boyadıkları duvarın önüne koca bir tır çekmişlerdir.yaptıkları graffiti hala orda durur.
çarpık çurpuk yazılmış "buraya çöp döken eşektir" le başlayan görsel kirliliği estetik hale getirme çabası... kaba duvar iletilerinin incelmesi halidir. olay 80 öncesinde sadece "boya" olarak adlandırılır, fiile de "boyaya çıkmak" denirdi. gerçek amaç mevzi edinmek olduğundan biçime fazla önem verilmez, "kurtarılmış" duvar mantığı işlerdi.
bir graffiti üstadı olan a-one zamanında new yorker gazetesine verdiği bir demeçte şunları da demiş: " a vandal is somebody who throws a brick through a window ; an artist is somebody who paints a picture on that window; a great artist is somebody who paints a picture on the window and then throws a brick through it."
belki bu yorum graffitinin ne menem bir şey olduğunu bizlere ifade etmede yardımcı olabilir.
duvarlarda bir resim güç versin bize
yalan bizden yanaysa sır versin bize
içimi kemiren kımıltı yön versin bize
yıktığım tüm insanlar söz versin bize
bunları düşünmek acımı azaltsın
bu bir rüyaysa beni sen uyandırma
eğer uyanıksam beni asla uyutma
rengarenk bir fısıltı az gelsin bize
özgür bir soy için sen sabahı bekle
ruhumu kemiren bu boşluk dar gelsin bize
geceyi boyayan güneş haykırsın bize
graffiti yani duvar yazarlığının ve ressamlığının önderi olarak jean michel basquiat kabul edilir. 1996'da, basquiat'nın o kısacık hayatını anlatan ve oyuncu kadrosu baya bi zengin olan bir film de çekildi. daha fazla bilgi için http://www.imdb.com/... adresi ziyaret edilebilir.
illegalite den legale geçip dükkan kepenklerine para karşılığı veya sponsor olarak çalışmalarını yaptıklarıda vardır.klasik metal görünümleri başarıyla görsel çalışmalara imza attıkları (işi bilenler tarafından) gözlemlenmiştir.
herkes beğenmez graffitiyi, sebebi okuyamaması filan olabiliyor... sokak sanatı deniyor ya buna, gerçekten de öyle. aşağıdaki bağlantıyı takip ederek ulaşabilceğiniz videoyu izlerseniz, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. yapmaktan, izlemekten, icrâ edene yardımcı olmaktan uzun süre bıkmayacağıma eminim.
hip hop ı bir ağaca benzetirsek dallarından birisi olan graffiti sokaklarda oluşmuştur. geçmişten günümüze kadar çok büyük bir gelişim göstermekle birlikte artık graffiti yarışmaları düzenlenmektedir. öfkesini konuşarak veya dövüşerek dile getirmek istemeyenlerin , duvara veya herhangi bir zemin üzerine sprey ya da farklı boya malzemeleriyle yansıtmasıdır.
herşeyin en iyisini bilen dünyanın merkezinde olan saygıdeğer avrupa ülkeleri sanatı da kendileri tanımlayıp sınıflandırdıkları için neyin sanat olduğuna neyin olmadığına bizzat karar vermişlerdir. graffiti sokak sanatıdır evet. türkiye de avrupanın kabul ettiği grafiti türüne uyanlar elitisttir genelde ingilizcedir ve bizim sokaklarımızla pek alakası yoktur. bunun türkiyedeki karşılığı anadolu alt kültürüdür. sevseniz de sevmesenizde öyledir ve kendine özgüdür.
kayıtlara geçen dünyanın en uzun graffitisi, 1915'te çin'de chansha'daki üniversitesinin tuvaletinde hocalarını ve çin toplumunun durmunu eleştiren 4000 karakterlik bir destan yazan bir öğrenciye aittir. bu öğrenci bunun üzerine okuldan atılmakla tehdit edilmiştir. bu kişi, o zaman 22 yaşında olan mao'dur...
birgün gecenin karanlığında 3 arkadaş graffiti yapmaktadır.
içlerinden gözcü olan her ne kadar gözcülük vazifesini tam anlamıyla ifa ettiğini söylesede, an itibariyle kafasında bulunduğu ortamın çok dışında düşünceler tüllenirken, yaklaşmakta olan tehlikenin farkına varamaz tabi.sonra karanlıkta beliren silüetin ardından, bu üç arkadaş tam enselendiklerini düşünürken, polisin yerine, 40-45 yaşlarında bir amcayı görünce rahatlarlar ilk aşamada tabi, ama amcada yaşına nazaran genç görünümlü gürbüz delikanlıdır, kodumu oturtur icabında, bizim bu kafadarlar duvarı boyanan amcadan ağız dolusu küfürün yanında sağlam bi de kötek beklerken, amca düşündüklerinin aksine içlerinden en büyük olanın sırtını sıvazladıktan sonra; ''aferin oğlum aferin bak şurası boyasız kalmış sıh oraya sıh, sıh haaaaaaaaaahhh'' diye bu arkadaşlara rehberlik bile etmiştir bir rivayete göre teşvik bile etmiştir gençleri böyle şeylere.bu hikaye bizzat yaşanmıştır ama çok da şaşırmamayı gerektiren, yurdum insanında çok farklı şekillerde tecelli eden vandalizm türüdür.
(allahın coolu, 11.04.2008 15:18 ~ 18.04.2008 20:22)
rap in sokakları anımsatan tek yüzüdür graffiti.gerçi graffiti de zamanla piyasa olmaya başladı.fakat bundan memnunum.sonuçta writer*lar da kendilerini ifade etmek istiyorlar.duvarları konuşturma sanatıdır.çoğu kişi denemiştir graffiti yapmayı.bombingler,tagler.elbet herkesin bir çiziği vardır duvarlarda.
bazı yerlerde cidden çok güzel duran,bazı yerlerin ise güzelliğinin içine eden yazı biçimi.genellikle ülkemizde varoş diye tabir edilen yerlerde bulunur.new york ve roma'da şehrin her yanını kaplamış durumdadırlar.ayrıca italya başbakanı roma'da bunu yapanların cezalandıracağını dahi açıklamıştır.o kadar ülke gündemine oturmuştur yani.
'' graffiti is not a crime '' writerların hemen hemen hepsi bu düşünceyle boyarlar.sanatı icra etmek isterler. dünyada en iyi graffiti grubu cantwo dur diyebilirim . duvarlar boş kalmasın...
"...graffiti ultimately wins out over proper art, because it becomes part of your city, it's a tool; 'i'll meet you in that pub, you know, the one opposite that wall with a picture of a monkey holding a chainsaw'. i mean, how much more useful can a painting be than that?"