graceland
elvis presleyin memphis'teki evinin adı.
paul simonın albümünün ve albümle aynı adı taşıyan
şarkısının adı da paul simon'ın bu eve yaptığı birm ziyaretten ilham almakta. gerisiyse tamamen bağımsız,
harika bir albüm. albüm 1986 yılının tarihini taşıyor. albümün kaydının çoğu
güney afrikada yapıldı (ki bu nedenle
simon o zamanlar güney afrika'ya uygulanan boykotu deldiği için suçlanmştı. yıllarca sömürge yap ülkeyi, ülke
insanını vatandaş sayma, köle yap sonra da beyazları ülkeden kovdular vs diye adamlara boykot uygula. hey dostum,
what goes around comes around.).
yanlış hatırlamıyorsam bu albümden sonra idi, iç savaş sonrası güney afrika'da konser veren ilk beyaz sanatçı paul
simon olmuştu (hatırlarım, birleşmiş milletler can güvenliğini sağlayamayız felan diye açıklamalarla vazgeçirmeye
çok çabalamaıştı).
albümde paul simon kadar belki daha çok afrikalı sanatçılar duyulur. geri vokalden çok düete varacak şekilde. albüm,
yılın en iyi albümü ve şarkı (bkz:
graceland) yılın en iyi şarkısı grammylerini aldı.
benim açımdan da büyük önem taşır bu albüm (o zaman kaset diyordum, peeh..). bi şekilde kasedi elime geçmişti. sadece
kaset, kap yok, kılıf yok. auto reverse teypte yok o sıra bende. bu kaseti günlerce dinledim, her seferinde kalkıp gidip kasedi
çevirdim. (adam afrika'da konser vermiş, ben kalkıp kasedi çevirmişim. büyük iş.) bıkıp usanmadan dinlediğim, hala arada
dinlediğim bir albümdür kendisi. afrika denince
serengetiden önce bu albüm gelir.
albümün şarkıları (tracklist diyenleri kuşum aydın öpsün):
the boy in the bubble
graceland
ı know what ı know
gumboots
diamonds on the soles of her shoes
you can call me al
under african skies
homeless
crazy love, vol. ıı
that was your mother
all around the world / the myth of fingerprints