neredeyse içindeki bütün şarkıları güzel olan nefis jeff buckley albümü.
1994 çıkışlı bir stüdyo albümüdür.1997 yılında vefat eden jeff abimizin hayattayken çıkarılmış olan tek stüdyo albümü olma özelliği taşır bu bakımdan.1997 yılındaki ölümü sonrası annesi canlı veya stüdyo kayıtlı şarkıları gerek görsel olarak,gerekse de ses kayıtları olarak biz hayranlarına sunmaya çalışmıştır elinden geldiğince.
albümde 2 tane cover şarkısı bir kilise ilahisi* vardır.
bir görünüp bir kaybolan yazardır..yakalıyamıyoruz efendim sürekli kaçıyor..bi de güzel haberler aldım kendinden hayırlısı diyoruz istanbula tiz bekliyoruz..niye eksik kalsın değil mi ama..
çok karamsar bazen, bazen deli dolu.. ama her daim hakim sözüne, sözcüklerine..
kimi zaman kafası bozuk dört duvara, kimi zaman özlemler içinde denizi tuzlu bir kente..
hep iyi, hep güzel ama..
mavi süreceksin ardına..
güzel yüzünün, gözlerinin, sesinin ardına, istanbul'un en fena mavisini..
öyle dinleyeceksin onu, öyle seyredeceksin..
bir ömürlük deniz kokusu katacaksın yüreğine, özlemini çekmeyecek..
belki de hiç gitmeyecek denizlerden, denizlerin şehrinden.. kim bilir..
yeni diceyimiz.radyo programına başlayacaktır asssonraa..heyecan yapmıştır kendine . aman diyeyim . halledersin sen prenses. iyi şanslar diliyorum bir de. kulağımız sende
"unutma yetisi tanrı tarafından elinden alınmış bi balık hafızasına sahip olmayı hayal eden,yazamadığı şeyler arasında zaman geçiren,aşık olduğu o beyazperde adamıyla kendince umutsuz bi aşk yaşayan,on yüz milyon baloncuk hayali olan biri işte.. "
"güzel ruhlar dayanırlar" şeklindeki olağanüstü slogan yardımıyla ve hatta kimi zaman hiç yardımsız sade varlığıyla bana sevinç olmuş bir insanın sanal alemde kendine denk gördüğü isimdir. arizona dream'in adamasmacadeğilkendiniasmacaoynayanmelankolimanyaakızı grace'e kıyasla çok daha sevinçli bir insandır halbuki. ama biz, kapalı kapılar ardında olanı bilmemekle de insan oluyoruz. dolayısıyla ben, odasındaki bütün ipimsi, telimsi, kemerimsi varoluşları toplayıp kendime sarmalamak arzusundayım. "öldüm zaten kaç gün önce" diycem, diyemem korkarım. yakalar beni, boğuverir kızılay ortasında...
istanbul. bira. roman. mara. bişe. bişe. bişe. ama yine de, o biliyor: "titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime"...