xıı. yy'da pariste doğup tüm avrupaya yayılan ve xvı. yy'a kadar süren bir mimari akımdır.akımın en genel ve çarpıcı özellikleri arasında sivri kemerler, kaburgalı ve birbiriyle bağlantılı sivri kemerlerden oluşmuş sivri tonozlar, geniş açıklıklı pencereler, uçan payandalar, sivri kuleler, ve tonozlardaki süslemeler olarak ifade edilebilir. gotik mimari bu yüzden olsa gerek payanda, tonoz ve kemer mimarisi olarak adlandırılır çünkü en radikal değişiklikler yapının bu elemanlarında olmuştur. gotik üslupla yapılan katedrallerin yükseklikleri 40 metreyi bulabildiği gibi neflerinin genişlikleri buna nazaran dardır ve bu şekilde düşeylik vurgulanır.ancak bu vurgulamanın akımın son dönemlerinde zayıfladığını görürüz. akım xıı.yy-xııı.yy erken gotik; xııı.yy-xv.yy klasik dönem ve xv.yy- xvı. yy alevli gotik dönem olmak üzere üç dönemde incelenir yapılardaki değişikliklerde bu üç döneme göre şekillenir. tonozlarda abartılı yaldızlı desenlere ve bezemelere alev şeklindeki kabartmalara isminden de anlaşıldığı üzere alevli gotik denilen dönemde rastlanırken, sütunların ayaklarında sütunceler oluşması, pencere genişliklerinin artması, yapıların yükselmeye başlaması orta dönem yani klasik dönemde meydana gelir. sivri kemer, sivri tonoz ve kaburgalı tonoz uygulamalarına ilk dönemden itibaren rastlanabilir.her ne kadar gotik ismi "got" yani barbar kelimesinden geldiğinden ötürü rönesanstan sonra değiştirilmeye çalışılsa da başarılı olunamamış ve rönesanstaki romanesk dönemden önce gelişen bu mimariyi kötülemeye çalışma hareketleri o zamanlar başarılı olsa daha sonra etkisini kaybetmiştir.
strüktür mimarlığı.
tüm yapının birbirine bağlı olduğu karmaşık bir strüktürel yapı, ilahi güce doğru yükselme eğilimi.
kara gül şövalyesi ve benzeri bazı
fantastik kitaplarda betimlemelerine sıklıkla ve merak uyandırıcı bir şekilde rastlanan olgu..
kendinizi oralarda hayal ederken bir de hayali cenaze marşı falan duyarsanız, olay tamamlanır..
ha bi de, olmazsa olmaz; (bkz:
gargoyle)
frp ile kafayı bozmuş insanların aşırı hoşuna giden, çıkış öyküsü efsanelere dayanan mimari üslup.
(''gothic architecture and scholasticisim
an inquiry into the analogy of the arts,philosophy and religion in the middle ages''
erwin panofsky)
isim babası rönesans hümanistleridir. bu mimariyi çirkin buluyorlardı ve gothların barbar olduğu düşüncesini benimsemişlerdi. bu nedenle bu mimariye yakışacak adın "gotik mimari" olduğuna karar verdiler.
yanılmıyorsam roma'daki
gesu kilisesi buna örnektir.
tarihteki en güzel ve ihtişamlı örneklerinden biri, floransa'da bulunan santa maria del fiore diğer adıyla duomo katedralidir.
http://www.arch.mcgill.ca/...
binaların iskeletlerinin dış yapı süslemeleri haline geldiği mimari akım. karanlığı, kasveti ve biraz da korkuyu çağrıştırıyor bana.
bildiğim kadarıyla kavimler göçüyle avrupa'ya gelen türklerin ve diğer ,nispeten,"barbar" kavimlerin, avrupa halkını etkilemek için oluşturdukları mimari akımdır. gittikleri yerde kendilerini bir şekilde sevdirmek ve saydırmak isteyen bu kavimler, bazı özellikle bölgeleri (kuleler, kemerler vs.) ve genel olarak tüm binayı abartılı şekilde süslemişlerdir. bu kavimlere barbar yani "got" dedikleri için adı gotik mimari olarak kalmıştır.
ayrıca bu kavimler gittikleri yerde hemen 20 metre çan kulesine sahip katedraller dikmeyip önce küçük yapılarla başlamışlardır. gitgide asimile olurken yapıları yani sanatları da gelişmiştir.
tabi bu benim nacizane bilgim. mimarlık okuyan, mimarlık tarihini yalayıp yutmuş arkadaşlara ters gelen yönleri vardır mutlaka ama bununda bir tez olduğunu unutmamak gerek.