1950'de saraybosna'da doğdu. 16 yaşındayken konservatuardaki klasik keman eğitimini bırakarak yugoslovya'nın en başarılı gruplarından white button (bijelo dugme, beyaz düğme) isimli bir rock grubu kurdu.
film müziğine ilk olarak 1978'de mica milosevic'in nije nego filmiyle başladı. bregovic'in en renkli ortaklığı yönetmen emir kusturica ile gerçekleşti, 1989'da dom za vesanje, 1993'de arizona dream, 1995'de cannes film festival'ini kazanan underground ve 1998'de crna macka gibi kusturica filmlerinin müziklerini yaparak kustirica ve bregovic çok başarılı bir ikili haline geldi.
"kızların ilgisini daha fazla çekebilmek için gitar çalmaya başladım" diyen bosna'lı uçmuş müzisyen. bursa'da da konser vermiştir kendisi. sıkı şarkılarından biri de gypsy reggae'dir.
özellikle underground filmi için hazırladığı şarkılarla şimdiden insanın içine bahar enerjisi dolduran başarılı müzisyen. kışın o ağır havasından kurtulamayanlara tavsiye edilir.
düğün ve cenaze felsefesini temsilen konserlerinde orkestra siyah giyerken o bembeyaz giyinir.
bosnalı bir arkadaşımın söylediğine göre savaş çıkar çıkmaz ilk işi ülkeyi terketmek olmuş, savaş boyunca da gelmemiştir. bu nedendir ki süper müzik yapmasına karşı gözümde baya puan kaybetmiştir.
ayrıca sezen aksu için "onunla albüm değil, çocuk bile yaparım " diyerek değişik bir övgüye imza atmıştır kendisi.
26 temmuz 2006 tarihinde harbiye açık hava tiyatrosu'nda "kalbim hoşgörüye açık" teması altında, konuk sanatçılarıyla birlikte 3 dinin kardeşliğini ön plana çıkaracak ve istanbul'u sallayacak sanatçı.
"kalbim hoşgörüye açık" temasıyla, most kapsamında gerçekleşen konserinin tekrarını ntv'de ders çalışırken izleyip/dinleyip kendimden geçmeme sebep olmuş insan evladı, usta müzisyen, yüce insan.
bir daha geldiğinde -ki gelecek- iki elim kanda da olsa konserine gideceğimdir.
müziğinde sihirli bir hava var dediğim müzisyen.
bu adamın yaptığı müziği dinleyip de tüylerim diken diken olmuyor diyen yoktur sanırım. kişiler için değil ruhlar için yapıyor müziklerini galiba, ılgın bir havada dans eden notalarla çiçekleri tozlaştırmak için...
irish songs albümü hakikaten bir şaheserdir. gerek neşeli gerek de hüzünlü o kadar güzel parçalar barındırır ki goran amca'nın büyük büyük dedesinin irlandalı olduğunu düşünmeden edilmez. özellikle albümdeki sakin ve hüzünlü parçalarda braveheart soundtrack tadı almak bile mümkün.
bu kadar çok kişiye hitap edebilen sayılı müzisyenlerden. dünya müziğinde bir numara. türkiye'ye bir kaç sefer gelip konserler vermiş, son konserinde sadece 45 dk. sahnede kalıp izleyenleri şaşırtmış daha sonra sahneye tekrar çıkıp 1 2 şarkı daha söyleyip gitmişti. gerçekten ulu bir müzik yapıyor.
bir rus sitesinde "halk ezgilerini, türkülerini çalıp öyle albüm yapıyor bu adam hırsızın önde gideni" temalı bir yazıya rastladım, epey bi kişinin de adama katılmış olması ve bir insanın bu kadar güzel bestelere haiz olabilmesi (veya olamaması) beni de kıllandırdı (bkz: kıllanan adam).