the stranglers şarkısı. cennetin arka plan müziği diyorlar bu şarkı için.
(bkz.
bu şarkıyı yazan insan olamaz)
snatch'in soundtrackinnde de bulunan şarkı. sözlerini de yazayım tam olsun:
golden brown texture like sun
lays me down with my mind she runs
throughout the night
no need to fight
never a frown with golden brown
every time just like the last
on her ship tied to the mast
to distant lands
takes both my hands
never a frown with golden brown
golden brown finer temptress
through the ages she's heading west
from far away
stays for a day
never a frown with golden brown
never a frown
with golden brown
"bana bir şeyleri hatırlatıyor ama neyi?" diye diye defalarca dinlediğim ama henüz bulamadığım, acayip güzel, şarkı demeye dilimin varmadığı..
baroktur barok,başkalığı bundandır.
sakinleştirici melodisiyle, kadife sesli vokaliyle sizi sinirleri alınmış löp et kıvamına getiren nefis şarkı..
the stranglers en eski punk gruplarından biridir lakin bu şarkı punkın alışılmış kalıplardan çok daha farklı, çok daha fazla bir şey olduğunun en iyi göstergelerinden biridir. dinleyin, dinletin..
harpsicord denen dünyanın en güzel müzik aletinin kullanıldığı stranglers parçası.vasat bir punk grubu olmalarına rağmen bu şarkıyla pop türünde anılıp devam etmişlerdir.nasıl böyle kusursuz bir şarkının ortaya çıktığı ise şarkının eroinle ilgili olmasıdır.with my mind she runs derken aslında söylerken yanlış anlaşılma dolayısıyla direk eroine atıfta bulunur ki bu grubun üyelerince rorschach testi yapılan dinleyicilerin bunu iddia ettikleri öne sürülmüştür.ayrıca every time just like the last on her ship tied to the mast to distant lands takes both my hands dizelerinde ise yunan mitolojisi odysseus ta gemidekilerin siren seslerini duymamak için kendilerini gemi direklerine bağlayıp büyülenmemeleri için kulaklarını kapadıkları yazar.buda parşada eroin le sirenin yer deiştirdiği fikrini veriyor.son olarakta never a frown with golden brown der iken eroinin verdiği o sonsuz mutluluk ve huzur duygusu vurgulamış.sanki havada durmadan vals yapmak gibi,mutluluk ve huzur hiç bitmezmiş gibi hep aynı tempoda.
rivayetlerdeki bjork'ün
scary'siyle hakkatten benzer fonları
şimdi dışarıda insanlar yürüyor olabilir,istemediğiniz bir adam cumhurbaşkanı olmuş olabilir,pek çok siyasi,eğitimsel,ideolojik problem olabilir,ülkeler arasında savaşlar olabilir,hatta kendi sınırlarımız tehlike içinde olabilir;
ama işte bu ve bunun gibi şarkılar çaldığı zaman evin içinde,biraz da yağmur yağıyorsa,bir sıcak cup kahve varsa,tabii bir de sevgili olsun yanında;en azından bir süre dışarıdaki kötü tabloyu unutur,camın kenarına geçip yağan yağmuru keyifle izlersin.
melodisi dinlendiğinde şarkı olarak algılanmaktan çıkıp ilk saniyelerden büyülemeye başlayan sihir.
yıllardır her dinlemede aynı etkiyi yaratır.
o melodi hiç bitmesin istenir.
(frock, 22.02.2008 10:42)
ritm müziği
klavsenle çalınmaktadır.
beirut'a benzediği için sevdim..
şuanlık küçücük odamda yankılanıyor bu melodi..
ama zamanı gelecek, bahçeli evimin salonunda yankılacak..gece, loş ışık hakimiyetini kurmuş o salonda..gün gelecek kollarımda bu parça eşliğinde dans edecek..döne döne, tebessüm ede ede, sözlerini mırıldana mırıldana, gözlerimizin içine baka baka..
bu günü hatırlaya hatırlaya..
(zeus, 24.11.2008 22:33 ~ 30.11.2008 18:52)
eğer ki bir benzeme söz konusuysa, başka şarkılar golden brown'a benzer, başka gruplar the stranglers'a benzer. lunaparktır bu şarkı. kendini lunaparktaymış gibi hissettirir demiyorum, bu şarkı lunaparktır.
şarkı demeye dili varmıyor insanın. neşeli gibi başlıyor, sonuna doğru bir bakmışsınız gözleriniz dolu. nedenini anlayamadan bir kez daha dinliyorsunuz. dinledikçe ağlıyorsunuz, ağladıkça nedenini merak ediyorsunuz.
o kadar huzurlu bir melodi ki arkadaki, hayatınızdan, koşuşturmalarınızdan, başarısızlıklarınızdan, mutsuzluklarınızdan, huzursuzluğunuzdan, en çokta bu şarkıyı dinlerken ağlamanızdan nefret ediyorsunuz.
fellik fellik kendime isim ararken çalan şarkı
şahane mi desem, mükemmel mi desem...anlatılmaz yaşanır bu parça. hele ki snatch'de öyle bir yerde çalar ki guy ritchie'ye hayran olursunuz bunu düşündüğü için.
sakinlik içinde bi hüzün yaşatır bana bu parça. aslında demeye çalıştığımı ben de tam anlatamadım ama işte öylesine tarifsiz, büyülü bi melodisi vardır benim için. belki de hatırlattığı bazı anılardır bunu sebebi. dinlemeye ilk başladığımda hafif bir tebessüm eşliğinde kısa süreli bir huzur kaplar içimi. sonra yavaş yavaş gözlerim dolar ve bilmem kaçıncı dinlemeden sonra illa ki nedenini bilmediğim bir şekilde ağlamaya başlarım..
aşık olunası şarkı. hele o harpsikord yok mu o...
şarkının başından sonuna kadar hiçbirşey düşünmeden duvarlara, ekrana, lambaya vs. baktım. sadece baktım. ve şarkı bittiğinde mutluydum. böyle özel hisler yaşattıran bir eserdir golden brown... grup üyelerinin bu şarkıyı altın kahverengi renkli bir uyuşturucu için yazdıkları rivayetlerdedir...
snatch.'ten sonra, ilgimi çeken hemen her olayın fon müziği olarak kullanmaktayım kendisini. nereye kadar gider bilemem. ama böylesi pek yok.
(bkz:
linkini de vereyim tam olsun)
http://www.youtube.com/... (harputi, 14.09.2009 17:20 ~ 16.09.2009 02:59)
ne zaman duysam, ne zaman hatırlasam gözlerimin önünde tommy'nin suratı beliriyor. gözler dolmuş, suratına salya sıçramış, önünde tartışan "çingene"leri gözlüyor ve dış ses.
jason statham dua etmesi gerektiğinden filan bahsediyor...
snatch
üç buçuk dakika süren fakat aşağı yukarı ancak bir dakikası boyunca sözler söylenen güzel şey.
the stranglers'in eline koluna sağlık.
"neeeeveeer a frooowwnn..."