golü çıkardığının akabinde eldivenlere kallavi bir tükürük atar sonra ellerini ovuşturur, bu teknik bir harekettir. artık o bir kahramandır ama futbol denen kahpe oyunun seyircileri tarafından her an ana ve avrat bazında zikredilme hakkı saklı tutulmaktadır.
poz kesilir efendim..defansın hatasını önlemekten dolayı gelen bir popo kalması vaziyetleri durumu gözlenir..biraz sinir dolu ve "bak gördün mü takımı ayakta tutan benim lan benim" bakışı atılır..
karizmadan çok şizofrenik bir vakayı andıran durum aslında.sakin sakin kalesinde duran adam bir gol kurtardıktan sonra kurşun yemiş gibi inim inim inliyor nedir bunun sırrı hep merak edilmiştir.
eğer bir de penaltıyı kurtarmışsa çok fazla takım arkadaşlarına falan koşmaz. çok sevinmez çünkü bu benim için çok normal bi hareket abartmayalım mesajı vermek ister. haa bi de saçları seaman gibiyse eldivenleriyle saçlarını geriye doğru atar; o da bi gün sonra gazetelerde güzel çıkmak içindir.
kalecinin golü engelledikten sonra göğüsler dışarda gururlu bir ifadeyle yürümesini sağlayan karizmadır. gol kurtarmıştır oğlum, boru mu. o esnada içinden sanki şunları söyler;
yeni yetme kaleciler bu karizmanın tadına vararak yaşarlar. pozisyonu engellemiştir. bakışlarını uzaklara diker. o anda kameraların ona döneceğini az çok tahmin edebilmektedirler. fakat unutmaması gereken bir şey vardır bir sonraki pozisyonda gol yerse kurtardığı pozisyonun taraftarlar açısından hiç bir anlama gelmeyeceğini bilmelidir.
deneyimli kaleciler ise bu karizmayı soğukkanlılığını koruyarak, topu oyuna iyi sokmaya çalışarak karizmlarını zirveye ulaştırabilirler.
not: rüştü'ye ayrı olarak değinmeden geçemeyeceğim. rüştü kurtardığı her golden sonra deli gibi defans oyuncularına bağırıp hatalarını suratlarına vurarak bu karizmanın tadına varır. eğer pozisyon gol olursa da bakışlarını uzaklara dikerek yere tükürür. o apayrı bir kalecidir. onunla ilgili her türlü genelleme yanlıştır.
hababam sınıfında ilyas salmanın oynadığı bilo ağa karakterinin tarih sözlüsünden (hatırlamayanlar için; doğu anadolu aşiretlere bölünmüştür en büyük aşiret babam abdo ağanındır) 10 aldığı zamanki sınıfa karşı yaptığı karizmaya benzer bir karizmadır. zira birçok kaleci golü engelledikten sonra çaktırmadan ilyas salmanın oradaki yüz ifadesine nasıl koydum karizmayı şekline bürünüyor.
takım arkadaşlarına söven küfür eden versiyonları da mevcuttur.örneğin ceza sahası dışından çekilen güzel bir şutu aynı güzellikte çıkaran kaleci, (aynı güzellik) arkadaşlarına bağırır çağırır ve el kol hareketleri yaparak "şerefsizler" , "lan vurdurmayın" gibi ilginç laflar söyler.sanki kendisini zorlayacak pozisyonların doğuşuna verilmiş bir tepkidir bu.hani beni zorlamayın bugün uçmak istemiyorum sağa sola der gibi.tamam anlıyorum gol yemek istemiyorsun ama yazık değil mi orda mücadele eden adamların az önce senin kurtarışınla derin bir soluk alıp oh be dedikten sonra kendilerini rahat hissetmesine ve tehlikenin geçmesiyle oluşan geçici mutluluklarına.hayat da böyle değil mi zaten... trinity de neo ya böyle kızıyor ve onu üzüyordu ama sonunda ne oldu ? birbirinizin kıymetini bilin a dostlar.
büyük bir korku anının akabinde gelişir bu karizma, çünkü çok zor bir pozisyonda golü önlemiştir, aslında içinden ya gol olsaydı ağzıma mıçmışlardı diye geçirir, ama bu korkusunu belli etmemek için hemen göğüs kabartılır, benim için zaten çocuk oyuncağıydı edasıyla kafa dik gözler ileri bakar, top yerde bir kere sektirilir arkadaşlarına yaptığı ileri gidin işaretinin ardından degaj yapılır.
bazen bu karizma kısa sürer, yanlış yere gönderilen bir top rakip hücumu olarak geri döner ve maçın bitimine 15 saniye kala gol olur, bu gol hem o kalecinin gönderilmesine neden olur hemde fenerbahçe'yi şampiyonluktan eder.
aşağılanma ya da omuzlarda taşınma işte bu ince çizgideki topu kurtararak çizginin omuzlarda taşınmaya yönüne geçmesidir. kaleci o an pof poflanır ancak bir anlık hatada herşey unutulur.
hele bi de bu kurtarılan gol penaltıysa kalecinin havasından geçilmez.defans oyuncuları direk kaleciye koşarlar.zaten 2 metre havaya kalkmış olan kalecinin götü artık türkiye semalarında seyretmektedir.
bu karizmaya sahip kaleciler şanssız sayılabilecek bir gol yediklerinde karizmalarının yok olduğunu düşünerek yerde bir kaç saniye hareketsiz beklerler.
golün netlik derecesine göre değişir bu efendim. çok sert bir şutu köşeye giderken çıkarmak ve ikiye tek gibi net pozisyonlarda koltuklarınız feci derecede kabarır; maçın geri kaln bölümünde kasım kasım kasılırsınız. ama çok a önemli değilse kalkar devam edersiniz.
feci göt kaldıran bir karizmadır. hele birde uzaktan çekilen iyi bir şutu tutmayı başardığında o zıplamanın verdiği gazla yere serilir. en az iki dakika yere yatık bir vaziyette kafası topa gömülmüş bir şekilde bekler. defans oyuncuları gelir kafasına şaplak atar ya da okşar. seyirciler alkışlamaya başlar. ve sonradan kalecimiz hala yatık bir vaziyette kafasını toptan kaldırır ve etrafa keskin bir bakış atar. süzer herkesi şöyle bi. sonra ayağa kalkar ve oyunu yeniden başlatır.
ardından götünü 38 derece dışarı çıkarır, arkadaşlarının tebriklerini ıkınarak, yüzüne bile bakmadan sağ eliyle dirseğine dokunarak kabul eder. bu kaleciler buradan sonra ikiye ayrılır:
1-) yüzünü şut bekler gibi karşı kaleye doğru çevirip "alırım bağcıklarını" bakışı attıktan sonra topu kornere çeldiğini hatırlayan kaleciler.
2-) bir boka yaradığına üzülen ve savunmaya fırça atan kaleciler.
3-) bir de barajı kurdurmak için direğin yanına giden kaleciler vardır ki bunları zaten anlatmıyorum.
karizmatikmidir, evet karizmatiktir. stattaki 55000 mal kalecinin hangi zihniyetle hareket ettiğini anlayamaz. karizmatiktir.
sakızı ağzının 15 derece açarak çiğnemeye başlar. takım arkadaşlarının sırtına vurur...nereye geçmeleri konusunda onlara biraz bağırır...bu artistik kısmı...
kendine o güvenme duygusunun verdiği erkek görünümü ise karizma kısmıdır.