futbolun amacı bu, tamam, biliyoruz, ancak maçları sunan amcalar ve yorumcular unutuyorlar bunu arada. diyorlar ki "gole ihtiyacımız var", "bir gol çok şeyi değiştirir", "bu dakikalarda gelecek bir gol...", "bize gol lazım". dangoz musun tabi ki gol atmak lazım, olay bu, başka da bir şey lazım değil aslen. o golün nasıl atılacağı mühim olan.
ben bunların bu kadar aptal olduğuna inanmıyorum, koskoca adamlar çok ilginç bir fikir, bir taktik bulmuş gibi "ulan gol atsak? nasıl düşünemedik! gol atalım gol!" hissiyatıyla bunları söylüyor olamazlar. ben inanıyorum ki maç heyecanıyla hebel hebel ekrana bakan izleyicilerde bir duygu dalgalanması yaratmaktır bu boş sözlerin amacı, "aa hakkaten lan gol olsa negzel olur, hoplarız bağırırız felan..." duygusunu yeşertebilmektir. bu şekilde düşününce sunucu söyleyince sırıtmıyor da, yorumcu diye para verdikleri adamlar "gol lazım" deyince içim cız ediyor, paralar nerelere akıyor onu düşünüp isyan ediyorum sisteme. bonservisler desen ateş pahası.
ömer üründül'e göre maçlarda olmaması gereken çirkin olay.bunu şurdan anlıyoruz.bir barcelona chelsea maçı.iki takım da kıran kırana rekabet ederken sayın üründül şöyle diyor :
- işte futbolun kalitesi.ortada gol yok mücadele var...
beni kızdırdın...gol yoksa sabaha kadar mücadele olsun ne yazar.sen nasıl bir ülkede yaşadın da geldin golsüz maça güzel dedin be adam ? besim tibuk'un akrabası mısın acaba ?
kendi adını taşıyan ilk albüm isimli albümün muhtemelen en manalı ve en iğneleyici sözlerine sahip şarkısı. komik diyeceğim ama aslında trajikomik biraz.
"bana ıslak bir sopa verin
elle oynamayayım maç durmasın
topuğumu ağzına gömünce
lütfen faul olmasın"
bir duygu bu kadar mı güzel anlatılabilir? anlatmışlar işte.